Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

Norman Foster “Hearst Tower” ile New York’ta Gerçekleştirdiği İlk Eserinin Keyfini Çıkarıyor

New York’luların tercihinin aksine yeni Dünya Ticaret Merkezi kulelerini inşa etme şansını Libeskind’e kaptıran, New York Filarmoni Orkestrası için yeniden düzenlenmesi düşünülen Avery Fisher Hall binası için hazırladığı projesi ertelenen Norman Foster, Hearst Corporation için gerçekleştirdiği projenin hayata geçirilmesinden mutlu.

The New York Times
Norman Foster “Hearst Tower” ile New York’ta Gerçekleştirdiği İlk Eserinin Keyfini Çıkarıyor

New York’luların tercihinin aksine yeni Dünya Ticaret Merkezi kulelerini inşa etme şansını Libeskind’e kaptıran, New York Filarmoni Orkestrası için yeniden düzenlenmesi düşünülen Avery Fisher Hall binasının yenilenmesi için hazırladığı proje ise ertelenen Norman Foster, Hearst Corporation için gerçekleştirdiği tasarımın yaşama geçirilmesinden memnun.

Manhattan’da 8. Bulvar ve 57. Caddenin kesişiminde yer alan, 1928’de tamamlanmış 6 katlı Hearst Corporation Binası’nın üzerine inşa edilen 46 katlı kulenin tamamlanmasıyla çalışanlar da binaya taşınmaya başladılar.

Binanın gerçekleştirilmesi Foster için oldukça zorlu bir süreç olmuş. “Dışarıdan geldiğimiz için burada neleri yapıp neleri yapamayacağımız konusunda önceden bir önyargımız vardı” diyor Foster.

Yayıncılık alanında faaliyet gösteren Hearst Corporation’a ait orijinal yapı, kentin anıt binaları listesinde bulunduğundan, Foster’ın planladığı ‘çift ızgara’ sistemli çelik ve cam yapı önerisi için Anıtları Koruma Kurulu’nun onayı gerekmiş.

Foster, daha önce gerçekleştirdiği Almanya Parlamento Binası (Reichstag) ve British Museum ekleri sayesinde bu tür mücadelelere yabancı değil. Foster, Londra’daki Tate Modern’i Millenium Köprüsü’yle St. Paul Katedrali’ne bağlamış, Washington’da da Smithsonian Enstitüsü Eski Patent Ofis Binası’nın avlusunu camla kapatmıştı. Tarihi anıt olarak tescillenen bu yapıyla ilgili görüşler, Foster’ın avlu için getirdiği önerinin yapıyı zedeleyeceği yönünde.



Ancak Britanya’nın en ünlü mimarı olan Foster, 1999’da kazandığı mimarlık dünyasının en prestijli ödüllerinden olan Pritzker Mimarlık Ödülü’nden de aldığı güçle, Hearst Projesi’ne kendinden emin bir biçimde yaklaşmış. Foster, bu arada son dönemde ABD’de gerçekleştirdiği diğer projelerle de gücünü perçinliyor. Bu projeler arasında Las Vegas’ın merkezinde 5 milyar dolarlık bütçeyle gerçekleştireceği 66 hektarlık imar planı, Dünya Ticaret Merkezi arazisinde yer alan200 Greenwich Caddesi’ndeki ofis bloğu ve Governors Adası’ndaki Castle Williams bölgesinde tasarladığı “Globe Theater” bulunuyor.

Foster, Hearst binası cephelerinin kent meydanının bir parçası olduğunu kabul ederek yola çıkmış. Büyük iç avlunun, yapının kimliğinin bir parçası ve binaya ulaşma hissinin ifadesi olabileceğini düşünmüş. Eski binanın yalnızca cephesini koruduğundan, “cephecilik” (facadism) ile suçlanmayı da göze almış.

Bina içinde oluşturulan buluşma mekanı
New York’ta eski bir binanın içini boşaltarak tahrip edemeyeceğini söyleyenlere cevabı ise şöyle olmuş: “Bana bu binaya bir kule entegre etme sorumluluğunu yüklüyorsanız, kararlarımı savunma ve açıklama fırsatını da tanımalısınız.”

Norman Foster, “1928’de inşa edilmiş bu ofis binasının alçak tavanlarıyla bugünün gereksinimlerini karşılamaktan uzak olduğunu” vurgulayarak, ofis mekânlarını yeni inşa ettiği kuleye taşımış. Ayrıca Hearst ailesinin gerçek bir prestij mekânına gereksinim duyduğunu öngören Foster, cephelerini koruduğu binaya, içinde yapay bir şelale barındıran lobiyi, şirketin 2000 çalışanının faydalanabileceği restoranı ve kamuya açık buluşma alanlarını yerleştirmiş. Foster, her kamusal yapının bir ‘temel düzeyi’ olması gerektiğini belirtirken, bu mekânı İtalyan Rönesans mimarisine atıfla binanın “asalet katı” (piano nobile) olarak nitelendiriyor.

Ofis mekânları ise esnek olarak tasarlanmış. Bunu “hazır giysi ile sipariş üzerine dikilmiş giysi arasındaki farka” benzetiyor Foster. Hearst Corporation'ın eski Genel Müdürü Frank A. Bennack, Foster’ın projeye yaklaşımını şöyle ifade ediyor: “Norman işinizin nasıl yürüdüğüyle ilgileniyor. Aramızdaki diyalog çoğu zaman mimarlık hakkında değil, insanların bu mekânlarda nasıl yaşadığıyla ilgiliydi.”

1928 tarihli Hearst Corporation binası

Hearst kulesinin inşaat sırasındaki görünümü























Yapıyla ilgili bir başka not da New York’taki “çevreye duyarlı yüksek yapı” sertifikasıyla ödüllendirilecek ikinci bina olması beklentisi (ilki, Dünya Ticaret Merkezi 7 Numara). Örneğin yapının taşıyıcı sistemini oluşturan çeliğin % 85’i geri dönüşümlü malzemeden oluşurken, binanın ana düzeyindeki kat döşemeleri yazları ısıyı depolayan, kışları da ısıyı da yayan özellikte tasarlanmış.

Lord Foster yeni yayınlanan kitabı “Reflections” (Yansımalar)’da, yıllar boyu kendisini etkileyen yapıları da açıklıyor. Bu yapılar arasında Fas’ın Marakeş şehrindeki “Kasbah”, Atina’daki “Parthenon” ve Frank Lloyd Wright’ın Manhattan’daki Solomon R. Guggenheim Müzesi” de yer alıyor.

Foster, Hearst Corporation binasındaki hedefinin “duyuları tatmin eden ve mekânın ruhunu yansıtan, ışık- gölge ya da renk-doku oyunlarıyla keyifli bir mekân oluşturmak” olduğunu söylüyor. Foster son olarak, “binanın bir kent meydanına eşdeğer nitelikteki ana girişinde ışıkölçerle yapılacak bir ölçümün, ışık değerini gösterse de, ışığın ruhlarda yaratacağı etkiyi hesaplayamayacağını” özellikle vurguluyor.



Derleyen: Sena Özfiliz

http://www.yapi.com.tr/haberler/norman-foster-hearst-tower-ile-new-yorkta-gerceklestirdigi-ilk-eserinin-keyfini-cikariyor_46214.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!