Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

Pret-a-porter Müze

Moda elitinin eliti Karl Lagerfeld ve Kartal kentsel dönüşüm projesiyle Türkiye’nin de radarına giren yıldız mimar Zaha Hadid aynı projede el ele. Proje, Chanel el çantalarının 50. yılını kutlayan mobil bir müze. Çalışmanın ayrıntılarını, Lagerfeld’in Zaha Hadid hayranlığının boyutuyla ilgili bilgileri Vanity Fair’e borçluyuz.

Radikal Gazetesi
Pret-a-porter Müze

SPAN lang=EN> İki yıl önce Pritzker ödülü sahibi mimar Zaha Hadid, Manhattan’daki bir otel lobisinde Karl Lagerfeld’le buluştu. Chanel için çalışan tasarım tanrısı Lagerfeld, şirketin başkanı Bruno Pavlovsky’nin bir ricasını yerine getiriyordu. İkonik Chanel el çantasının 50. yılı için bir sergi... “Neden olmasın? Ama benim daha iyi bir fikrim var. Neden gezici bir müze inşa etmiyoruz? Neden bunun için Zaha Hadid gibi bir mimara başvurmuyoruz?”

Lagerfeld, randevuları sırasında fikrini hemen orada Hadid’e açıkladığını söylüyor. “Etkilenmişti. Çünkü öğrenciliğinde de buna benzer bir proje gerçekleştirmiş. Pret-a-porter bir ev, alıp oradan oraya taşıyabileceğiniz bir yer. Bu projeyi de çok kısa bir zamanda gerçekleştirdik. Çünkü onun arşivlerinde ve kafasında halihazırda mevcuttu.”

Hadid, kıvrım konusunda sınır tanımayan, gayet fütüristik, bazıları gerçekleştirilemeyecek kadar karmaşık bir konsepte sahip tasarımlarıyla biliniyor. Hadid’in icraatları soyutun kıyısında dolaşıyor, başka dünyalara ait, yabancı biçimleri akla getiriyor. Uzay istasyonlarının ve uçan dairelerin Ferrari tarafından tasarlanmışlarını aklınıza getirin.
Düzleştirilmiş, denizaltı benzeri ve biyomorfik bir biçime sahip Chanel Mobile Art konteynırı, turneye martta, Hong Kong’da başladı, sonra Tokyo’ya taşındı. Şimdi New York’un ardından Londra, Moskova ve Paris’i dolaşacak.

‘Kültürel totem’in 20 yorumu
Lagerfeld, Chanel’in Claudia Schiffer’lı reklam çekimleri için geldiği New York’ta “Bilim kurgu filmlerini severim” diyor. “Bir film için dekora ihtiyacınız var ama kendi gösterilerimin podyumlarını, hatta bazen mağaza vitrinlerini kendim tasarlamama rağmen her zaman için Zaha’nın bir dâhi olduğunu düşünmüşümdür. Çizimlerini, o henüz çizdiklerini inşa edebilecek insanlar bulmadan önce keşfetmiştim. Çok masraflı olacağını biliyordum ama Chanel için bu pavyonu onun yapmasını istedim.”

Sergide 20 sanatçının, Chanel çantasını kültürel bir totem olarak yorumladığı işler yer alıyor. Bunların içinde Yoko Ono, Stephen Shore, Pierre and Gilles ve Chanel çantanın altın sarısı saplarıyla bağlanmış bir kadının sadomazohistik görüntüsüyle Lagerfeld’in favorisi olan Nobuyoshi Araki var. “Ben bir sanat eleştirmeni değilim, o yüzden bana konteynırın içindekilerle ilgili bir şey sormayın” diyor Karl Lagerfeld, valesi onun için plastik bir bardağa diyet kola doldururken. “Moda dünyasındaki sanat kompleksine anlam veremiyorum. Eğer söz konusu olan bir kavramsa bunun için galeriler var. Bunlar defilelerde yer almamalı. Balenciaga, Chanel... Onların hiçbir zaman böyle bir kompleksleri olmadı. Yaşadıkları sürece hiçbir zaman retrospektif sergilerini açmadılar. Ticaretin içinde olmaktan gurur duyuyorum. Ama ‘Ben tasarımcı değilim, koleksiyon hazırlamak için seçilmiş bir sanatçıyım’ diyen tasarımcılar tanıyorum. Öğk.”

Bunu söyledikten sonra ekliyor: “Bu sergi Chanel için çok iyi çünkü burjuvaziye güzel bir görüntü sunuyor. Ama yine de Hong Kong’daki konteynırda çok fazla sanat olduğunu düşünüyorum. New York’ta öyle olmayacak.” Konteynır üzerine ise “Bu, insanın üzerinde hâkimiyet kuran bir yapı” diyor. “İnsanların işlerini sergiledikleri dikdörtgen bir galeri değil. Düz köşe yok.”

Hem sergilenen eserlerin bazılarına hem de onların kendi işi içindeki yerine ilişkin görüşleri değişken olsa da, gösterinin memnuniyetle üstlendiği mimari özellikleri söz konusu olduğunda Lagerfeld’in gözleri parlıyor. “Zaha’yı seçtim çünkü mimari günümüzün gerçek sanatı” diyor. “Hiç gitmediğimiz ülkelerde bile muhteşem, çarpıcı, inanılmaz şeyler inşa ediliyor. 21. yüzyıl mimarisinde çok ilgi çekici ve heyecanlandırıcı gelişmeler var. Zaha Hadid’de mükemmel olan şey, Bauhaus sonrasının zincirlerini kırması. Bauhaus akımı mükemmeldi. Ama sonrasında gelip tüm dünyaya yayılan zırvalıklar, tüm o ucuz kopyalar da rezildi. Değil mi? Yani şimdi, daha önce gördüğünüz hiçbir şeyle karşılaştırılmayacak çalışmalar yapan dâhi bir kadın var. Bundan daha iyi ne olabilir?”

‘Yüzde 200 21. yüzyıl olayı’
İngiltere, Yorkshire’da konteynırın inşası sürerken Lagerfeld, çalışmaları denetlemek için çatkapı gelmiş. “O kadar uzak bir yerdi ki, daha önce gördükleri tek özel jet, kraliçeninkiydi.” Teknisyenleri, 300 eğik plastik parçadan birkaçını kaynaştırırken seyretmiş. “Dev bir insan gibiydi” diyor. “Bu çalışma öncesinde böyle bir malzeme yoktu. O yüzden havaya, yağmura dayanıklı olup olmadığı bilinmiyordu. Kabul etmeliyim ki benim için bile, bu projenin gerçekleşmesi sürpriz oldu.”

Daha sonra Hadid, “Orijinal biçimi rafine edip geliştirmek için dijital teknolojiyi kullandım. Basit ‘loop’ şekli, içeride daha labirentimsi bir yapıya dönüşüyor. Mobile Art konteynırının parça parça ayrılıp dünyanın farklı bölgelerine gönderilecek olması, tasarımını en çok zorlayan unsurdu. Karl bir mimari uzmanı. Çalışmalarımı seviyor. ‘Bu proje ancak Zaha tasarlarsa hayata geçer’ demiş” diyor.

Lagerfeld şöyle toparlıyor: “Benim için sihirli bir şey. Hong Kong’da ilk gördüğümde - özellikle binalarla çevrilmiş halde geceleri - bunun şimdiye kadar gerçekleşmemiş bir şey olduğunu düşündüm. Bu gerçekten yüzde 200 bir 21. yüzyıl olayı.”

Vanity Fair’den derleyen: ERMAN ATA UNCU


http://www.yapi.com.tr/haberler/pret-a-porter-muze_61953.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!