Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu: İstanbul Rahat Şarköy Tehlikeli

TGRT Haber Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Soysal’ın hazırlayıp sunduğu Baş Başa programına katılan Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Depr

Türkiye
Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu: İstanbul Rahat Şarköy Tehlikeli

b>TGRT Haber Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Soysal’ın hazırlayıp sunduğu Baş Başa programına katılan Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu, öncelikle beklenen depremin İstanbul’da değil, Batı Marmarada olacağını ve bunun 30 yıl içerisinde 7.2 şiddetinde gerçekleşeceğini söyledi.

Barbarosoğlu, deprem risklerini azaltmak için depreme dayanıklı bina üretmek gerektiğini vurgulayarak, radikal kararlar almak gerektiğini belirtti.
Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü, bu hassas konuyla ilgili çarpıcı görüşlerini şöyle özetledi;

Binadan önce zemin
“...Kandilli Rasathanesindeki arkadaşlarımızın yaptığı bir araştırma var. Ki bu çalışma, 2002 yılında uluslararası bir çok dergide yayınlandı. Buradaki senaryolardan bir tanesi, 99 depremleri sonunda fayın Adalar’ın arkasına kadar kırıldığı ve bundan sonraki muhtemel büyük depremin, Marmara’nın batısında olacağı şeklinde. Deprem büyüklüğüyle ilgili olarak yapılan matematiksel modeller eski depremler incelenerek yapılmış çalışmalar sonucunda da, deprem büyüklüğünün 7.2 artı - eksi 0.2 olabileceği.. Yani 7 ila 7.4 arasında fakat daha çok 7 ile 7.2 arasında olabileceği ifade edilmiş. Ve de 30 yıl içinde bu depremin olmasıyla ilgili ciddi bir ihtimal var şeklinde ifade ediliyor.. Yani merkez, Tekirdağ’ın önündeki Şarköy Mürefte’de..”

Beklenen muhtemel Marmara depremin olma ihtimalini bu şekilde açıklayan Barbarosoğlu sözlerini şöyle sürdürdü; “ Eğer bu senaryo gerçekleşirse. Dolayısıyla, İstanbul dediğimiz, zaten dönen senaryoların hiçbirinde İstanbul’un bir fay üzerinde yer aldığı veya arada bir kırılma olacağı değil. Devam eden Marmara fayının hangi noktada Marmara Denizi’nden geçen fayın hangi noktada kırılacağı yönünde.. Dolayısıyla, İstanbul depreminde aslında kastedilen bu Batı kısmı mı? Doğu kısmı mı? şeklinde ifade edilmektedir.” Deprem şurasında hazırlanmış olan raporlardan alıntı yaparak deprem konusunda alınacak tedbirler hakkında da bilgiler veren Barbarosoğlu, “Altını çizmek istiyorum ki, bizim görüşümüz, binanın depremdeki davranışını belirleyen temel faktör, yapısal özelliklerdir. Hasar verici bir depremde binanın davranışını etkileyen zemin özellikleri en fazla yüzde 10 mertebesinde olabilir. Bu demektir ki, binanın davranışını %10, zemin %90 yapısal özellikler belirlemektedir. Dolayısıyla o zaman Şarköy’de dahi çok çürük bir zeminde dahi, depreme çok dayanıklı bir konut, ev ve işyeri mesken yaptığınızda bunun zemin etkisi %10 olacaktır.

Öncelikle şunu ifade etmek gerekir ki, zemin koşullarını belirlemek değişik ölçeklerde mikro bölgeleme çalışmaları yapmak yani, 25 binde bir, 5 binde bir ölçekli mikro bölgeleme yapmak, aynı zamanda da parsel bazında her türlü zemin etüdünü yapmayı şart kılar. Zaten bizim imar yönetmeliğimizde zemin etüdünü zemin çalışmalarını geoteknik rapordan hazırlanmış olması gerekir. Bir defa bu çok önemli.

Bilinçli tüketici olmalıyız
Konuşmasında deprem yönetmeliğine uygun yapılan binaların sağlamlığına da dikkat çeken Barbarosoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü, “Zemin şartlarına, Türkiye’deki faal olan bina yönetmeliğine uygun bina yapıldığı zaman binanın depreme karşı dayanıklı olacağı yüzde 100 kesindir. Bundan hiç korkunuz olmasın. Dolayısıyla zeminim zayıf mıdır, değil midir, ben şurada oturuyorum, bir başkası da burada oturuyor.. Bence bu tartışma yerine binanın depreme dayanıklı olup olmadığının belirlenmesi gerekir. deprem şûrasının önemli vurgularından biridir bu. Bir de çelik kafesli binalardan söz ediliyor. İnsanlar buralarda ne kadar süre yaşayabilir. Ne kadar dayanabileceğini tıpçılara sormak lazım. Ben bütün bunlarla uğraşmayalım da gelin hep beraber evlerimizi rehabilite edelim diyorum. Bence esas konu budur diye ifade ediyorum açıkçası...

Deprem risklerinin azaltılması demek, depreme dayanıklı bina üretmek ve bu binalarda yaşamımızı sürdürebilmek demek olduğunu belirten Barbarosoğlu, “Bu konularda da binaların üretimi, ticareti yapılması denetlenmesi konusunda hepimize iş düşmektedir. Fakat en önemlisi bilinçli bir tüketici olmalıyız. ” şeklinde konuştu.

http://www.yapi.com.tr/haberler/prof-dr-gulay-barbarosoglu-istanbul-rahat-sarkoy-tehlikeli_18801.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!