Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

Sadece Doğa ve Dereler değil, Hukuk da Katlediliyor!..

Senoz Vadisi’nde bulunan 12 köy muhtarından 11’inin, Senoz Vadisi’nin ‘Doğal SİT Alanı’ ilan edilmesi yönündeki başvurusu, Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıkları Bölge Kurulu’nca, bölgedeki ‘HES çalışmaları ve taşocaklarının çalışmaları nedeniyle vadinin SİT olma özelliğini yitirdiği’ gerekçesiyle reddedilmesi tepkiyle karşılandı. 12 köy muhtarı,

Bir Gün Gazetesi
Sadece Doğa ve Dereler değil, Hukuk da Katlediliyor!..

Doğu Karadeniz’deki vadi ve akarsular üzerinde geliştirilen hidroelektrik santralı projelerine (HES) karşı tepki sürüyor. Bölgede yapımı devam eden HES projelerinin doğal yaşam alanlarına zararlar verdiği kaydedilirken; HES’lere karşı sürdürülen hukuk mücadeleleri sonucunda mahkemelerin verdiği ‘yürütmeyi durdurma’ ve ‘iptal’ kararlarının uygulanmadığı bildirildi. Yapımı süren HES projelerinde en çok zararı gören ve büyük ölçüde doğal tahribata uğrayan Rize’nin Çayeli ilçesi Senoz Vadisi, bölgedeki köy sakinleri ve çevrecilerin tepki ve protestolarıyla yargı kararlarına karşın HES çalışmaları ve taşocaklarından kurtulamıyor. 

Bir süre önce Senoz Vadisi’nde bulunan 12 köy muhtarından 11’inin, Senoz Vadisi’nin ‘Doğal SİT Alanı’ ilan edilmesi yönündeki başvurusu, Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıkları Bölge Kurulu’nca, bölgedeki ‘HES çalışmaları ve taşocaklarının çalışmaları nedeniyle vadinin SİT olma özelliğini yitirdiği’ gerekçesiyle reddedilmesi tepkiyle karşılandı. 12 köy muhtarı, köylüler, çevreci örgütler ve Tema Vakfı temsilcileriyle bir araya gelerek, Senoz Vadisi’nde yapılan HES projeleriyle taşocaklarına karşı ortak bir açıklama yaparak, doğal tahribat yaşanan bölgeye fidan dikti.

‘Gelecek nesillere bırakamıyoruz’

Bölgedeki Seslidere köyünün Muhtarı Mehmet Ali Şark, “Çevre koruma bilincinin bu kadar önemsendiği bir çağda, görevi çevreyi korumak olan bir bakanlığın var olduğu ülkemizde; bütün çalışmaların ilgili kurumların izni ve denetimi altında gerçekleştiği bilindiği halde, vadimizin böyle bir sonuçla karşılaşmasının şaşkınlığı içerisindeyiz” dedi. Çekilen onca yoksulluğa, verilen göçlere rağmen, yüzlerce yıldır büyük bir özenle korunarak, doğal SİT özelliğiyle 2000’li yıllara kadar gelen Senoz’un karşılaştığı sonucun maalesef bugün yaşanan olduğunu söyleyen Şark, şunları söyledi:

“Bizlere emanet olarak teslim edilmiş, doğa cenneti Senoz Vadisi’ni maalesef bizlere teslim edildiği şekliyle gelecek nesillere bırakamıyoruz. Bu sonuç bizlere acı veriyor. Bu durumu kabullenmemiz mümkün değil. Senoz Vadisi’nin korunabilmesi adına birçok mağduriyeti göze alarak 2008’de 12 köyden 11 köy muhtarının imzasıyla bölgenin SİT alanı ilan edilmesi talep edilmişti. Şu anda bölgedeki 12 köyün muhtarı ve köylerimiz halkının da görüşü olarak bu isteğimizi yeniliyoruz. Senoz Vadisi’ni eski haliyle istiyoruz.”

Vadide işletilen taşocaklarının ruhsatlarının iptal edilerek kapatılmasını, hiçbir bilimsel çalışma yapılmadan Senoz Vadisi’ndeki tüm suları kanal veya tünellerle alarak, birbiri ardına sıralanan 14 HES projesinin tamamının iptal edilerek, ortaya çıkan tahribatın sorumluları tarafından tekniğine uygun olarak düzeltilmesi gerektiğine vurgu yapan Şark, ayrıca bölgede Rize İdare Mahkemesi’nce iptal edilen HES projelerinin durdurularak, hukuk kararlarının uygulanmasını istediklerini vurguladı. Senoz Vadisi’nin Doğal SİT özelliğinin hangi kurum ya da kuruluşça yok edildiğinin belirlenmesi ve sorumlular hakkında gereğinin yapılması gerektiğine işaret ederek; bölgede yaşayanlar olarak, doğayı koruma kararlıklarından vazgeçmeyeceklerini söyleyenŞark, ortaya çıkan tahribatı gidermek üzere TEMA Rize Temsilciliği ile birlikte bölgede ağaçlandırma çalışması başlattıklarını bildirdi.

Tam anlamıyla bir ‘dere kıyımı’

Çalışmalar hakkında bir açıklama yapan TEMA Vakfı Rize Temsilcisi Nevzat Özer ise Senoz Vadisi'nin Karadeniz’in diğer vadileri gibi ciddi ekolojik tehlikeler altında olduğunu savunarak, “Kelimenin tam anlamıyla dere soykırımının yaşandığı bir vadi. HES projelerinin ilk başladığı vadiler. Burada büyük tahribatları görüyor ve yaşıyoruz” dedi. Yöre halkının mahkemeler, kamuoyu oluşturma çalışmalarıyla tahribatı durdurmaya çalıştığını söyleyen Özer, şöyle konuştu: “Ne mahkeme kararları, ne yöre halkının bu konudaki tepkisi katliamı durdurmuyor. Her iki proje için de verilmiş mahkeme kararları Senoz’da uygulanmıyor. Senoz gibi dünyanın sayılı ekolojik zenginliğine sahip bir vadide ÇED raporu bile gereksiz denilebiliyor. Bakanlık katliama seyirci kalıyor. Doğal SİT alanı kararının reddini yöre halkı kabul etmiyor. Bozulan yamaçları yöre halkı ağaçlandırarak eski haline getirmenin sembolik de olsa çabasını gösteriyor. Bu duruma neden olan kuruluşları görevlerini yapmaya, yargı kararlarını uygulamaya davet ediyoruz.”

TÜMÜNÜ GÖSTERSONRAKİ SAYFA HABERİN DEVAMI:   1  |   2
http://www.yapi.com.tr/haberler/sadece-doga-ve-dereler-degil-hukuk-da-katlediliyor-_75769.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!