Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen
İLİŞKİLİ HABERLER

Yumurta mı Tavuktan, Tavuk...

'Şehir'ciliğin Ruhu 'Mimar'lık

'Şehir'ciliğin Ruhu 'Mimar'lık

Cumhuriyet Gazetesi/Oktay EKİNCİ
'Şehir'ciliğin Ruhu 'Mimar'lık

'Mimar''lıkla ''şehir''cilik arasına örülen duvarın, Türkiye gibi ''mimarlık ve kent tarihi ülkesi''ne yakışmadığını, ''düşünce derinliği'' içinde tartışamıyoruz. ABD'deki ''mimarlıktan bağımsız kent planlaması''nın bizde de uygulanmasına ''serzeniş''lerimiz karşısında ''görüş'' bildirmek yerine sadece ''akademik saygınlık''lar savunuluyor...

Dahası, aynı eğitimin ''ülkeye yabancı''lığını dile getirmek ise ''düşünce'' değil, ''hakaret'' sayılıyor... O kadar ki ideolojide, ''anti-şovenist'' olanlar, sıra ''konum''larını tartışmaya gelince ''kurum şovenizmi''nin militanları oluyorlar.

İTÜ'den 'açıklamasız' yanıt
''İTÜ Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü'' Dünya Şehircilik Kolokyumu'ndaki ev sahipliği imzalarında ''mimarlık fakültesi'' adını kullanmayınca, sormuştuk: ''Yoksa, şehirciliği mimarlıktan tümüyle ayırmanın 'özlem'i mi?'' (09 Kasım 2005-Cumhuriyet)

Bölüm Başkanlığı'ndan ve Dekanlık'tan gelen yanıtlarda, bu merakımızı gidermek yerine sadece kolokyum savunuluyor. Böylesine görülmemiş bir ''unutkanlık'' için yorum yapmamız bile hocalarımıza göre ''akademik çabalar''ına haksızlık!..

Şehircinin 'burjuva' anlayışı
Hele, Şehir Plancıları Odası Genel Saymanı'nın, oda bültenlerindeki ''yanıt''larına ne demeli? Kent planlamasının, ''kültürel ve kimlik değerler''i gözetebilmesi için ''mimari birikimler''i de içermesi gerektiğini belirtmemiz, meğerse ''burjuva yazarlığı'' (!) imiş. ( Kasım-2005).

Böylece, mimarlığın insani ve kültürel özünden ''arındırılmış'' bir kentsel planlama, ''solculuk'' imajıyla savunulurken; örneğin ünlü ''sosyalist'' mimar ve plancı M.V. Posokhin 'in ABD'deki aynı tutumlara karşı daha 1970'lerde söylediği şu ''uyarı''ları bile bilinmiyor: ''Sık sık mimarlıkla kent planlaması arasına bir çizgi çekilmek istenmektedir. Sadece bina tasarlayan mimarlar kentin ihtiyaçlarını ne bilirler, ne de bilme çabaları olur. (...) Bir kentin inşa süreci, ortak bir mimari ve kent inşası düşüncesinde birleşmiş kişilerin, mimarların ve şehircilerin bütünleşen çabasını gerektirir...'' (Yaşanılır Şehirler kitabından)

...Ve ODTÜ'nün 'itiraf'ı
İşte, böylesi gerçeklerin artık ''önemsenmediği'' bir tartışma ortamında, ''Mimarlıkla Planlama Davalı'' başlıklı yazıma (17 Kasım 2005) ODTÜ Mimarlık Fakültesi 'nin 29 Aralık 2005'te aynen yayımladığım açıklaması ise bilmem ki nasıl tanımlanmalı!

Çünkü, imzacı akademisyenler arasında, ''mimarisiz kent planlaması'' ve ''planlamasız mimarlık'' olamayacağı konusunda ''görüş birliği'' içinde olduklarımız da var...

Ne var ki ''kurumsal yanıt''ları ise o ''umut verici'' ortak düşüncelerimizi yansıtmıyor. Hatta, ''küreselleşmenin tek tip kentleri''ni birlikte sorgulamamıza rağmen, aynı kentleri yaratan mimarisiz planlamaya ''küresel akıl'' (!) payesi bile verilebiliyor.

Dahası, süregelen ayrıştırmanın ''kendi aralarında'' hemen hiç irdelenmediği ise bakın nasıl ''itiraf'' ediliyor: ''Şehir planlama eğitiminin, mimarlıktan farklı bir disiplin olarak düzenlenmesi konusunda akademik çevrelerde herhangi bir tartışma bulunmamaktadır''.

Oysa, daha geçen aralıkta yapılan ''Mimarlık ve Eğitim Kurultayı''nın, çok sayıda ''akademisyen''in de katkılarıyla oluşan sonuç bildirgesinde deniyor ki: ''Planlama ve tasarıma yönelik tüm meslek alanlarının, belirli oranda ortak dersler ve eğitim planları uygulanarak, lisans eğitiminde mimarlık fakülteleri içinde; uzmanlığa yönelik konularda da ayrı bir enstitü içinde, ama mutlaka bütünsellik içinde yapılanmaları gerektiği, Kurultay'ın ortak dileğidir...''

Yani, mimarlık ve kent planlaması eğitimi, başlangıçtan itibaren ''ayrı'' değil ''birlikte'' görülsün... Böylece ''uzmanlaşma'' aşamasında mimarlar planlamadan, plancılar da mimarlıktan 'habersiz' kalmasınlar.

Bir 'Küçük Amerika' projesi
İşte bu ''dilek''lerin nedeni olan şimdiki ayrılıkçı eğitime ''önderlik''leriyle ilgili olarak, ODTÜ açıklamasındaki ''anımsatma'' ise şöyle: ''...Türkiye'nin bulunduğu bölgede şehir ve bölge planlama eğitimi verecek bir yükseköğretim kurumu kurulması projesi, zamanın hükümeti tarafından, eğitim dili İngilizce olan bir üniversite kurma projesine dönüştürülmüş ve ODTÜ 1956 yılında öğretime başlamıştır...''

Belirtilen ''bölge'' , öteden beri ABD'nin göz koyduğu ''Ortadoğu'' ... Bu uygarlık bölgesinin ''adı''nı da taşıyarak, ''mimarisiz planlama'' eğitimini verecek ''Orta Doğu Teknik Üniversitesi''ni ABD kuruyor.

Aynı üniversiteyi ''eğitim dili İngilizce'' olarak gerçekleştiren ''zamanın hükümeti'' ise İstanbul'un ''mimari dokusu''nu geniş Amerikan otolarına ''yol açmak'' için yıkan, Türkiye'yi ''Küçük Amerika'' yapmaya hevesli Menderes iktidarı değil mi?

Ve sonuç, mimarlıktan bağımsız, ''Amerikanca şehircilik'' eğitiminin ODTÜ'de başlatılıp ülkeye dayatılması.

İşte, kendi ifadelerinde de gizlenemeyen bu gerçeğin bile tartışılması eğer ''kurumlara hakaret'' se, düşüncelerimizi nasıl belirteceğimizi de buyursunlar öğretsinler.

Mimarlığı planlamadan, planlamayı da mimarlıktan ayrıştıran düzeni tartışanlara ''Uygarlıkların İzinde'' açık kalacak.

http://www.yapi.com.tr/haberler/sehirciligin-ruhu-mimarlik_40440.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!