Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

Sömürgeciliğin 'Çevrecilik' Hali!

Küreselleşmenin getirdiği yeni sömürü düzeni içinde çevresel sorunlar ve hassasiyetler çok önemli bir yer tutuyor. Bu hassasiyetin oluşması bir bakıma gelecek için iyi gibi görünmesine karşın, bu hassasiyeti bir sömürü aracı olarak kullanan kapitalizmin bu yönüne de dikkat çekmek gerekir.

Radikal İKİ
1 Sömürgeciliğin 'Çevrecilik' Hali!

Küreselleşmenin getirdiği yeni sömürü düzeni içinde çevresel sorunlar ve hassasiyetler çok önemli bir yer tutuyor. Bu hassasiyetin oluşması bir bakıma gelecek için iyi gibi görünmesine karşın, bu hassasiyeti bir sömürü aracı olarak kullanan kapitalizmin bu yönüne de dikkat çekmek gerekir. Özellikle gelişmekte olan veya azgelişmiş ülkelerin bu hassasiyetlerini, kurulan sistematik düzenekle sömürü aracı olarak kullanıyorlar. Üstelik bu sömürü biçimi gönüllü olarak yaptırılıyor ve uzun yıllara yayılan bir düzen içinde sürdürülmeye çalışılıyor.

Küreselleşmenin etkisiyle ortaya konan yeni yaklaşımların temelinde ise çevresel sorunların çözümü için geliştirildiği öne sürülen teknik ve yaklaşımların pazarlanması fikri yatıyor. Ortaya konan çözümlerin sorunları çözmek yerine, geciktirerek ve biriktirerek ileride daha büyük boyutlarda sorunlar yumağı olarak karşımıza çıkması kaçınılmaz oluyor.

Örneğin, küresel ısınma sorunu: Aslında sorunun kaynağı gelişmiş ülkelerin şimdiye kadar yaptıkları uygulamaların bir sonucudur. Ancak bunu kabullenmek yerine, tüketicisi yaptıkları az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerin kullanım yanlışlıklarına bağlıyorlar. Sera gazı salınımlarını ciddi oranda düşürecek kesin bir uygulama yerine Kyoto Protokolü gibi sanal çözümlerle gündemi meşgul ediyorlar. Kaldı ki Kyoto Protokolü de sorunu çözecek bir düzenek olmaktan uzak.

Yeni sömürü düzeni içinde çevre kavramının özellikle seçilmesi rastlantı değil. Çevre tüm insanların üzerinde anlaşabildiği nadir kavramlardan biri ve özellikle seçildi. Bu yaklaşımın ülkemize yansımaları ise sadece arıtma sektörü için en az 10 trilyon avro civarında. Bunlara çeşitli sertifika ve hayat standardı için ödenecek bedeller de dahil edildiğinde sistematik bir sömürü düzeninin içinde olduğumuz açık.

Üstelik bu maliyetlere, sadece arıtma sektörünün düzgün ve verimli çalışmamasından dolayı ortaya çıkan dışsallıkların maliyeti de eklendiğinde (hesaplanması da oldukça zor), sömürünün boyutu giderek büyüyor.

Bu düzenin temelinde, çevreye duyarlılık dürtüsü kullanılarak, “yeşil ürünler” konsepti içinde sunulan mal ve hizmetlerin tüketiminin ve kullanımının artırılması var. Kontrol et ve yönet yaklaşımına, pazar temelli yöneltici yaklaşımı ve serbest pazar yaklaşımını da katarak ve önce pazar talebinin yaratılması için yasal zorunluluklar oluşturuluyor. Bunları, kamuoyu oluşturmak için yapılan çeşitli toplantılar, sempozyumlar, yayınlar gibi kamuoyu araçları ile yapılan altyapı oluşturma çalışmaları izliyor. Daha sonra ortaya çeşitli teknolojik çözümler, finansman ve işçilikle birlikte komple bir çözüm olarak sunuluyor. Sonuçta, uzun yıllar boyunca borcunu ödemeye çalışacağımız, sıklıkla arıza yapan ve gerçekten sorunumuzu çözmeyen, ancak yasal sorumluluğumuzu ortadan kaldıran eski teknolojilerin çöplüğüne dönüşmüş bir ülkede yaşama zorunluluğu ve tekrar baştan farklı yaklaşımlarla devam eden “sonsuz sömürü düzeni”nin bir parçası ve birer “çevreci”si olacağız.

Emisyon ticareti ve karbon kredisi

VakıfBank Çevre Bankacılığı, emisyon ticareti ve karbon kredisi konusunda müşterilerine danışmanlık hizmetini başlattı. Emisyon ticareti dünyada Kyoto Protokolü ile birlikte ortaya çıkan bir uygulama. Karbon salınımı fazla olan şirketler, çevresel piyasalar vasıtasıyla karbon salımı düşük olan şirketlerden bedelini ödeyerek, karbon satın alıyorlar. Emisyon ticareti sayesinde çevreci yatırımlar kendilerine ilave fon yaratabiliyor. Karbon salınımı (sera gazı) fazla olan şirketlerin, karbon emisyonunu azaltma ve çevresel piyasaları nasıl kullanabileceği konusunda bilgilendirme hizmeti VakıfBank tarafından veriliyor...

“Kyoto küresel yalanını” yutan, yurdumun “çevreci”leri ne yazık ki, bu protokolün Türkiye tarafından imzalanmasını, “çevreci ulemanın” bir başarısı olarak göredursunlar, ekoljistler hiç aynı fikirde değil... Bunu da unutmasınlar!..

Müfit Kocasu / Kilimatolog, ekolojist

ETİKETLER: yeşil
http://www.yapi.com.tr/haberler/somurgeciligin-cevrecilik-hali_69251.html

Read Comment Section
1 Yorum Yorum Yaz
  • çok güzel....çevreci ulema okusun! YANITLA
1 yorumdan 1 tanesi gösteriliyor. 
Yorumunuzu ekleyin
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!