Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen
İLİŞKİLİ HABERLER

Restorasyonu Bitmeyen Müze

'Sponsorun Adını Kapıya Altın Yaldızla Yazarım'

İstanbul Resim ve Heykel Müzesi'nin çökmek üzere olan çatısı tamirde, ama geleceği belirsiz. Bütçesini alamayan, bazı yerlerine rutubetten girilemeyen müzenin müdürü Ferit Özşen, 'Özel sektörden destek isteyeceğiz' diyor

Radikal Gazetesi/Cem ERCİYES
'Sponsorun Adını Kapıya Altın Yaldızla Yazarım'

n son 2006 yılında Radikal'de müzenin durumunu ortaya Mahmut Hamsici'nin haberi üzerine konu Türkiye gündemine gelmiş, Devlet Bakanı Abdüllatif Şener gidip müzenin önemini ve halini görünce gerekli ödeneklerin çıkartılacağını söylemişti. O gelişmeyi duyuran haberimizde "Ancak daha önce eski Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu'nun da benzer vaatlerde bulunduğu, yıllar geçmesine rağmen bir türlü harekete geçilmediğini de unutmamak gerek" demişiz ki, çok da haksız çıkmadık. Şener'in insiyatifiyle çıkartılan ödenek, kendisi siyasetten ayrılınca hemen kırpılmış. Ama neyse ki onarım başlamıştı. Şu sıralar çatıda süren tamirat önümüzdeki günlerde döşemelere de sirayet edecek ve müze hiç değilse 'tabloların üzerine çökme' tehlikesini atlatacak. Bu 'tehlike' bir abartı değil, konuyla ilgili görüştüğümüz müze müdürü Ferit Özşen, "çatıyı açınca gördük ki, mertekler tamamen çürümüş. Yani az daha çatı tabloların üzerine çöküyormuş, Allah korudu bizi" diye anlatıyor.

'Gerilla sergi açtık'
Bu onarım için kapatılan müze, geçici bir sergi için açıldı. Aslında bu sergiyi, Mimar Sinan Üniversitesi'nin 125. yılı için Tophane-i Amire'de açmayı tasarlamışlar, ama yapıtların taşınması için gereken sigorta bedeli karşılanamayınca sergi, inşaat halindeki müze binasında açılmak zorunda kalmış: "Kataloğu bastırdık, fakat sergiyi açamıyorduk. Neyse ki Milli Saraylar Mart ayında yeni bütçe oluşturmak için iki aylığına inşaatı durdurdu, biz o arada sergiyi burada açtık; bir tür 'gerilla sergi' oldu" diyor Ferit Özşen. İstanbul Resim ve Heykel Müzesi'nin bulunduğu bina, Veliaht Dairesi. Bina TBMM'ye bağlı olan Milli Saraylar Dairesi'ne ait. İçindeki koleksiyon ve yönetim ise Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'ne. Denetim bakımından ise Türkiye'deki tüm müzeler gibi Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı.

Müze için elinden geleni yapmaya çalışan Ferit Özşen'e, onarım tamamlanınca ne olacak? diye sorduk. Hazırladıkları 'Yeniden Kullanım Projesi'ni anlattı: "Yıkık dökük, çok rutubet olduğu için girilemeyen bodrum katındaki rutubeti keseceğiz. Müdür dahil, tüm çalışanları ve kütüphaneyi bodrum katına alacağız. Kullanmadığımız ara katlar var. Onlarla birlikte iki katı, tümüyle sergilere ayıracağız. Böylece sergileme alanını neredeyse iki katına çıkartacağız. Üst katta tanınmış, herkesin görmek istediği büyük sanatçıların işlerini, alt kata da altı ayda bir değişen müzemizin envanterindeki gün yüzü görmemiş eserleri sergilemeyi umuyoruz. Üst katta denize bakan, alt katta arkadaki yeşil alana bakan iki balkonumuzda dinlenme alanları yaratacağız. Arkadaki başka kurumların güvenliği için kapatılan, çok geniş bahçemizi kullanmak için Meclis Başkanlığı'ndan izin alabilirsek, dinlenme ve sürekli bir heykel sergileme alanına dönüştüreceğiz. Bizim müthiş bir birikimimiz var, 11 bin 800 eser var burada. Bu müzenin gereklerini yerine getirelim bir başka müze daha kurabiliriz aslında..."

Ortada bir proje var, ama kaynak meselesi yine meçhul. Bu projenin uygulamaya geçmesi durumunda Resim Heykel Müzesi'nin personel sayısının 85 olması gerektiğini söylüyor Özşen, şu anda sadece 22 kişi çalışıyor.

"Aslında üç sene önce yapılan ve Bakanlar Kurulu'nun onayladığı, resmi gazetede ilan edilmiş bir yönetmeliğimiz var. Fakat o sırada, üniversitemizin Bomonti'de yapılan binasına sekte vurmasın diye, üniversite bize ayrılan bütçeyi istememiş. Nasıl istemediler bilmiyorum? Bu sene ben gideceğim Ankara'ya bütçe ve kadro için... Devletin bütçeyi kabul etmesi gerek."

Tabii bu bütçe ancak müzenin işletilmesine yetecek, ya yenilemeler? "Özel sektörden de destek arayacağım." diyor Özşen: "Elimizdeki Kullanım Projesiyle sokağa çıktığımız, sanayicilerle filan görüştüğümüz zaman inanıyorum ki destek bulabiliriz. Ben o destekleri aldığımızda söz veriyorum, altın varaklı kocaman harflerle destekçilerimizin isimlerini müzemizin önüne yazmaya hazırım!" Şöyle devam ediyor: "Herkes kendi müzesini yapmak istiyor. Zenginler bunu becerebiliyor, destek buluyorlar. Fakat devlet müzesine destek bulmak zor. Basının ittirmesi, araya birilerinin koyup devlet büyüklerine işin 'ciddiyetini' anlatmak gerekiyor. Herkes müzenin üniversiteye bağlı olduğunu söyleyip duruyor, üniversite ne yapabilir ki, eti budu ne? Resim ve Heykel Müzesi için Amerika'daki Metropolitan Müzesi gibi, pek çok kişinin katkıda bulunacağı, herkesin katkısı kadar söz sahibi olacağı bir yapı kurulabilir. Mesela bir takım yani üniversiteler, Kıraç, Sabancı, Eczacıbaşı aileleri müze açacağına, gelsinler bu müzeyi adam etsinler, üzerine de konsun isimleri."

Tablolar rahata erdi
Müze şimdilik kapsamlı sergilere ödünç eser veren, bir tür sanat tarihi deposu olarak işlev görüyor. Bunun karşılığında sergi açanlardan alınan ücret, bürokrasinin içinde kaybolduğu için artık ayni yardımlarla koşullarını düzeltmeye çalışıyorlar. En son Santralistanbul'daki Modern ve Ötesi sergisi için ödünç eser alan Bilgi Üniversitesi, buranın depolarını elden geçirmiş. "Resimlerimiz bunca yıl, ta en başından beri ilk kez bu sene kış ve yaz aylarını iklim değişikliği olmadan geçirdiler." diyor Ferit Özşen, buna da şükür kabilinden.

Resim Heykel Müzesi nasıl kurtulur?
İstanbul'da yeni özel müzeler açılır, tablolara yüzbinlerce dolarlar ödenirken Türkiye sanat tarihinin neredeyse tamamını barındıran İstanbul Resim ve Heykel Müzesi'nin çatısı akan, döşemeleri gıcırdayan bir binada, kimsenin gitmediği bir yer olarak kalması akıl alır gibi değil. Bu nedenle daha önce Radikal'de iki kez gündeme getirdiğimiz bu kurumu, tekrar tartışmaya açıyoruz. 'Resim ve Heykel Müzesi, neden bir türlü istenen hale gelmiyor ve ne yapmak gerek?' diye yetkililere, ilgililere sorduk...

Üniversiteyi aşan bir mesele
Rahmi Aksungur (MSGSÜ Rektörü): Müze birinci derece tarihi eser ve Dolmabahçe Sarayı'nın da bir parçası. dolayısıyla bunun restorasyonu kolay iş değil. Restorasyonu Dolmabahçe Sarayı yaptırıyor. Bu restorasyon önemli, zira binanın çökme ihtimali vardı. Restorasyon devam ederken bu eserleri sergileyebileceğimiz ek bir bina arıyoruz. Amacımız İstanbullu ile daha fazla sanat eserini paylaştırmak.

Yıkıp yeniden yapmalı
Kemal İskender (Müzenin eski müdürü): Ben Resim Heykel Müzesinin 10 sene müdürlüğünü yaptım. Bu binaya adam etmek imkansız gibi bir şey. Döneminde bile çok geri teknoloji ile yapılmış. Ama belki de bu restorasyonu yapmak lazımdı. Çünkü tabanında birçok yerde çökme var, damı akar, buralara restorasyon yapılıyor. Orada söylenenin aksine gerçek boyutta 2 bin 500 eser var. Eldeki pul kadar eserleri sayarak bu rakam 11 bine çıkarılmış. Benim tezim, müzenin dış duvarları bırakılarak içinin baştan aşağıya yıkılması. İçine modern bir bina yapmaktan başka bir kurtuluş olamaz. Ama bunu Türkiye'de yapacak bir irade yok.

Üniversite altından kalkamaz
Semra Germaner (Müzenin eski müdürü): Buradaki sorun para sorunudur. Üniversitenin bu sorunun altından tek başına kalkması mümkün değildir. Bunun çözümü burada müzecilik eğitimi almış elamanların istihdam edilmesinden ve yüklü parasal destekten geçer. Ben suçlu görmek istemiyorum. Mimar Sinan Üniversitesi yıllar yılı kendi hocalarını bu müzede görevlendirerek burayı bugüne getirmiştir. Ama bundan sonra başka desteklere ihtiyaç vardır. Burası ulusal bir müzedir ve dünyada hiçbir ulusal müzeyi bir üniversite yürütemez. Bunu devlet yürütür ve buna da büyük sermaye katkıda bulunur. Ama bu Türkiye'de böyle işlemedi.
Müzede restorasyon devam ediyor ve bittikten sonra eldeki imkanlarla üniversite kendi elemanları ile devam edecektir. Türk resim ve heykel sanatının 150 yılı aşkın birikimi baş yapıtlarıyla buradadır. Türk sanatının değer ölçüleri buradadır. Atatürk, Resim Heykel Müzesi'ni büyük bir irade göstererek açmıştır. Bugün, bu ulusal müzeyi aktif hale getirecek bir iradeye ve en önemlisi bilince ihtiyaç var.

http://www.yapi.com.tr/haberler/sponsorun-adini-kapiya-altin-yaldizla-yazarim_60246.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!