Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
SONRAKİ HABER: Reel Kesim Güveni Azaldı
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

Sulukule Kültürü Yenik Düşmeyecek!

“Sulukule Workshop” alternatif modeller için fikirler geliştirmek üzere, iyi bir çözüm için somut önerilerden yola çıkarak acil bir program/merkez ihtiyacına odaklanmıştır.

BirGün Gazetesi/ÖZLEM ÇALIŞKAN
1


eçtiğimiz günlerde Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi ve London School of Economics and Political Science’tan öğrenci ve akademisyenlerin bir araya geldiği ve farklı alanlardan katılımcıların sunuş ve görüşlerinin yer aldığı “Sulukule Workshop” adlı bir atölye çalışması gerçekleşti. 17-20 Mart arasında gerçekleşen bu çalışmada, 2006’nın son aylarından itibaren hızla gelişen süreç ile uzmanlar, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve farklı çevrelerden aldığı eleştiriler ile birçok tartışmaya konu olan “Neslişah ve Hatice Sultan Mahalleleri Yenileme Avan Projesi”nin, tarihi Sulukule semti ve Sulukuleliler için getirdikleri tartışıldı. Tophane-i Amire binasında yapılan sunuşlarda, ilk gün, bizzat gerçekleştiricileri tarafından -Fatih Belediye Başkanı’nın da katılımıyla- proje ayrıntılarıyla anlatıldı. Aynı gün yapılan alan gezisinde Sulukuleliler’in proje uygulanmaya başladıktan sonraki deneyimleri ve projeden memnuniyetsizlikleri kendi ağızlarından mahalle kahvesinin önünde dinlendi ve yıkımlarla birlikte “yeni” bir görünüme bürünen alan gezildi. ‘Hayati’ sorunlar ve çözüm yolları Farklı deneyimlerin aktarıldığı çalışmanın ikinci gününde, Sulukule Platformu’ndan Funda Oral, yaptığı sunuşta özellikle Sulukuleliler’in “acil”, “hayati” ve bir an önce çözüme kavuşturulması gereken sorunlarını dile getirdi, böylece çözüm önerileri tartışmaya açıldı. Bu önerilere de örnek oluşturabilecek bir sunumda Tarlabaşı Toplum Merkezi’nden Neşe Erdilek, Tarlabaşı’nda yürütülen gönüllü çalışmaları, özellikle çocukların kişisel gelişimi için gösterilen çabaları, bunun için merkezde açılan kursları ve toplum merkezinin kuruluşu ve işleyişinin arkasındaki deneyimler aktarıldı. (Ertesi gün Tarlabaşı Toplum Merkezi ziyaret edildi ve orada gönüllülükle yürütülen çalışmalara bizzat tanık olundu.) University College London-Development Planning Unit’ten katılan Cassidy Johnson, sunuşunda geçtiğimiz sene alanda gerçekleştirdikleri atölye çalışmasına ait bulguların ayrıntılarını aktardı; bu sunuş alana ait tüm verilerin belli bir sistematiğe bağlı olarak işlendiği ve buna dayanarak çözüm önerileri getiren bir örneği aktarması açısından faydalı oldu. Melek Taylan’a ait bir diğer sunuşta, Sulukule’dekine benzer şekilde tarihsel geçmişiyle ön plan çıkan Granada (İspanya) çingeneleri üzerinden başarıyla uygulamaya geçirilmiş bir deneyim aktarıldı. Son olarak Tansel Atasagun, Sulukule’de gerçekleştirmiş olduğu Fotoğraf Atölyesi çalışmasını ve yine özellikle çalışma süresince çocuklarla kurulan özel diyaloğu aktardı. Workshop’ta 7 konu başlığı Atölye çalışmasının son günü, adı geçen her iki üniversiteden öğrencilerin iki günlük tartışmalar ve sunumlar sonrasında ortaklaşa belirlediği 7 farklı konu başlığı altında gruplara ayrılarak fikirler üretmesi ve bunların da birer sonuç ürün olarak -tartışmaya açılmak üzere- sunulmasına ayrıldı. Çalışma başlıkları; (1) İş ve Eğitim, (2) Yiyecek ve Giyim, (3) Barınak ve Konut, (4) Çevre ve Yaşam Kalitesi, (5) Takip Merkezi, (6) İnsan Hakları, (7) Yardım ve Güvenlik şeklinde sıralanırken, atölye kapsamında varılmak istenen temel ürünlerden biri olan “Sosyo-Ekonomik Takip Merkezi ve Yerel Kalkınma Programı” fikrine altlık oluşturulması amaçlandı. Bu kapsamda, grup çalışmalarından çıkan çözüm önerileri genelde kısa vadeli ve uzun vadeli olmak üzere iki ayrı ufukta üretilmiş oldu. Sunuşlarda ifade edildiği ve alan gezisinde tanık olunduğu üzere, acil yaşamsal ihtiyaçlara yönelik bir çözüm programının oluşturulması öncelikli gözüktüğünden ilk elden kısa erimli, hemen sonuç alınabilecek çözümler düşünüldü. İş ve Eğitim Grubu; farklı yaş grupları/yetenekler için farklı ve yeni iş alanları açmaya çalışırken, çocukların küçük yaşta olumsuz koşullarda çalışmasının önüne geçilmesinin yollarını aradı. Eğitimin yaygınlaştırılması ve ileri yaşlara kadar taşınması için fikirler üretildi. Yiyecek ve Giyim Grubu; genelde yoksulluğa bağlı olarak ortaya çıkan temel ihtiyaçlara ulaşamayan aileler için yerel halk, gönüllüler ve farklı örgütlü yapılanmalar üzerinden yürütülebilecek bir erişim programı düşündü, uygulanabilirliğinin yollarını aradı. Barınak ve Konut Grubu; evleri yıkılan Sulukule sakinleri için acil bir eylem planı içerisinde ve geçici olarak kurulabileceği düşünülen ve -sunuş esnasında özellikle belediyeden katılımcıların eleştirileri üzerine uzunca tartışılan- “Çadır Kent” fikrini sundu; bunun için mahalleye yakın boş bir alanın ve her bir çadırın yaşamsal ihtiyaçları karşılamak üzere (sosyal aktivite çadırı ile birlikte) nasıl organize edilmesi gerektiğini ayrıntılarıyla aktardı. Çevre ve Yaşam Kalitesi Grubu; Sulukuleliler’in yaşam alanlarını nasıl koruyabileceklerini ve bunu olumlu koşullar altında nasıl sürdürebileceklerini tartıştı; bunun için, örneğin, alanda belediye tarafından kısmen yıkılmış halde yer alan binaların olumsuz psikolojik etkilerinin önüne geçilmesi için yıkıntıların tamamen kaldırılması fikrini geliştirdi. Sulukuleliler’in kendilerini yaşadıkları yere “ait” hissetmeleri ve orayı sahiplenmelerinin yolları arandı. Takip Sistemi Grubu; önerilerini, alandan proje sonucunda ayrılmak zorunda kalan/kalabilecek (veya kendi rızasıyla gelecekte alandan ayrılmak isteyebilecek) kişi/aileler ve alanda oturmaya devam eden/edecek kişi/aileler için olmak üzere iki ayrı başlık altında oluşturdu. Takip sistemi fikrinin amacı -evlerini kaybedenler öncelikli olmak üzere- tüm Sulukuleliler için “Sulukule’yi Sulukule yapan” toplumsal/kültürel bağların kaybolmamasını sağlamaktı. İnsan Hakları Grubu; çalışmasında, toplumda yaygın olumsuz kanıya bağlı olarak çingene toplumunun dışlanmasının ve ayrımcı görüşlerin önüne geçilmesi için yapılabilecekleri düşünerek, toplumun geri kalanının konuyla ilgili bilgilendirilmesinin, bunun için de medyanın daha fazla kullanılmasının gerekliliğine yer verdi. Tüm yaşananların, “2010 Avrupa Kültür Başkenti” seçilen ve UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alan İstanbul ile çeliştiğine dikkat çekildi. Yardım ve Güvenlik Grubu; eylem-aktör-finansman üçlüsü üzerinde geliştirdiği fikirlerini daha çok acil ve kısa erimli çözümler üzerinde yoğunlaştırarak genel sağlık kontrolleri, ilaç temini, gönüllü doktor çalışmaları, gezici/sabit sağlık merkezi gibi konularla ilgili önerilerini sundu. Belediyeye temel eleştiriler Fatih Belediyesi, planın uygulanmasına -yapılan tüm eleştirilere rağmen- istekli ve gayretli. Buna karşılık, yenileme projesinin yönetişim, katılım, iletişim gibi öncüllere yer vermiyor olması ve Sulukuleliler’i ilgilendiren sosyo-ekonomik boyutun çözümsüz bırakılması temel eleştiri konuları arasında. Mülk sahiplerinin bir kısmının mülklerini satmaya başladıkları düşünülürse, en olumsuz fakat gerçekleşmesi oldukça olası gelecek senaryosuna dayanarak, alanda bir süre sonra hiç “Sulukuleli” kalmayabilir. “Sulukule Workshop” alternatif modeller için fikirler geliştirmek üzere, iyi bir çözüm için somut önerilerden yola çıkarak acil bir program/merkez ihtiyacına odaklanmıştır. Bunlardan biri acil ihtiyaçların karşılanması ve orta ve kısa vadeli sosyo-ekonomik gelişme programının oluşturulmasını amaçlayan Sosyo-Ekonomik Takip Programı. Bir diğeri de; acil, kısa ve orta vadeli ihtiyaçları saptayan ve bunun için çeşitli araç ve mekanizmaları geliştiren; acil ihtiyaçlara -onlar ortadan kalkana kadar- cevap vermesi beklendiğinden çoklu-kullanıma uygun esnek bir yapıda tasarlanması gereken bir Kültür Merkezi. Bu merkez, acil ihtiyaçları karşılamanın yanı sıra, Sulukule’de yaşayan Romanlar’ın, hem kültürlerini yaşatmalarına yardımcı olacak, hem de yeteneklerini ekonomik gelirlerini arttırmak üzere sergileyebilecekleri bir “müzik ve dans okulu”nun açılmasını hedeflemekte. Çalışmalar kısa sürede raporlanacak ve Fatih Belediyesi’nin önüne konulacak. Kısa ve uzun erimli projeleri, uygulama araçları ve etaplamayı içerecek bu programı hayata geçirme konusunda belediyenin niyeti belirleyici olacak tabii ama son sözü tüm programın merkezine yerleştirilen sivil inisiyatif söyleyecek. Sulukule kültürü zamana ve mekâna yenik düşmeyecek!

http://www.yapi.com.tr/haberler/sulukule-kulturu-yenik-dusmeyecek_60779.html

Read Comment Section
1 Yorum Yorum Yaz
  • ben 7 nüfuslu sulukule mağduruyum. 5 çocugum var taşoluktaki evleri ben başta olmak üzere bütün dostlarım terketti. çocuklarımızın geleceğinden endişeliyiz. yazınızı okudum katkısı olan herkesden bir ricam var düşünülenlerin hepsi harika hayata geçmesinde bizim de katkımız olmasını isteriz sığ sulardan alınıp okyanusa bırakılmış balıklar gibiyiz yetenekliyiz fakat hazır deiliz sivil toplum örgütlerine teşekkür ederim ben ve dostlarım adına saygılar . YANITLA
1 yorumdan 1 tanesi gösteriliyor. 
Yorumunuzu ekleyin
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!