Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

Tarih Üstüne Otel Olayı ya da Milliyetçilik...

Tarihe, tarihi mirasa saygısızlığın, duyarsızlığın temelinde yatan o milliyetçilik anlayışı da gün gelir devletten, eğitim ve öğretimden silinmeye başlar inşallah...

Milliyet Gazetesi/Hasan CEMAL



arihte başkalarını yok sayarsan... Tarihi yalnız kendinle başlatırsan...
Tarih deyince yalnız kendinle övünür, böbürlenirsen...
Tarihin yalnız kendinle ilgili parlak sayfalardan oluştuğuna inanırsan...
Tarihte herkes gibi senin de rezil sayfalarının olabileceğini unutursan...
Tarihte kendinden başka herkesi küçümseyerek yetiştirilirsen...
Tarihi "En büyük benim, başka büyük yok!" diye yazarsan...
Kısacası:
Tarihi sadece kendinden ibaret bilen, başkalarını horlayan, farklılıkları yok sayan, dünyayı siyah-beyaz gözlüklerle gören, dost-düşman diye ayıran bir milliyetçilik anlayışını devletin, eğitim ve öğretimin temeli yaparsan...
O zaman hiç şaşma!
Bu çağdışı, bu köhne zihniyet bir gün gelir, tarihi mirasa da herhangi bir saygı göstermez.
Tarihe de duyarsız, kayıtsız kalır.
Tarihin üstüne beton da döker. Kalıntının üstüne otel de yapar. Bu kafadan her şey beklenir çünkü...
Milliyet'in, gazetecilik mesleğinin en temel ilkelerinden birine, 'fikri takip'e sahip çıkarak yürüttüğü kampanya, Sultanahmet'teki Bizans kalıntıları üstünde inşaatı devam eden Four Seasons Oteli ek binasının altında yatan bu acı gerçeğin de altını çizdi.
Ayrıca, bunun bir ilk olmadığını da sergiledi Milliyet'in kampanyası. Gazetenin geçen Pazar ekinde Filiz Aygündüz'ün "Murat Belge Anlatıyor" röportajında, İstanbul'daki tarihi mirasa saygısızlık örnekleri yer almıştı.
Berduşların kaldığı eski İstanbul kilisesi...
SİT alanına paldır küldür yapılan turistik otel...
Tarihi Hipodrom'un güney ucuna ticaret lisesi...
Freksin altında ızgara köfte...
Bir çirkinleştirme örneği olan Binbirdirek Sarnıcı...
Kilisenin yerinde garaj...
Kilisede imalathane...
Sarayın alt katında su deposu...
Şöyle anlatıyor Murat Belge:
"Sultanahmet'te Adliye binasının yapılmasıyla birlikte tarihi Hipodrom'dan geriye kalan ne varsa yok oldu. Bizans'ı sistematik biçimde ortadan kaldırıyoruz. Osmanlı'da yok edelim diye öyle kasıtlı ve bilinçli bir kaygı yok. Bu Cumhuriyet'le, milliyetçilikle başlıyor(...) Mesela, bir Türkoloji Profesörü vardı, öldü. Bir dönem Aydınlar Ocağı'nın da başkanıydı. Bir makalesinde, 'Şehrin orasını burasını köstebek yuvası gibi kazıyorlar; bir takım kalıntılar çıkarıyorlar; sanki bu toprakların eskiden başka sahipleri olduğunu dosta düşmana göstermek istiyormuş gibi...' diye yazdı. Yani dozerle üstünden geçilip gidilmesini istiyordu."
Kafa bu kafa!
Zihniyet bu olunca, bir tek kendi kendisiyle dolu, eski deyişle meşbu olunca, tarihi yalnız kendisiyle başlatınca da, tarihin üstüne beton dökmek ya da otel yapmak elbette kolaylaşıyor.
Ama artık bir şeylerin değişmeye başladığı söylenebilir.
Milliyet'in güzel kampanyasıyla birlikte, Murat Belge'nin deyişiyle, bir fitilin tutuşmaya başladığı görülüyor.
Kamuoyunun kılı artık kıpırdıyor. Kamuoyunda tepkiler geç de olsa uyanıyor.
Dileriz, gerisi gelir.
Bir başka deyişle:
Tarihe, tarihi mirasa saygısızlığın, duyarsızlığın temelinde yatan o milliyetçilik anlayışı da gün gelir devletten, eğitim ve öğretimden silinmeye başlar inşallah...

http://www.yapi.com.tr/haberler/tarih-ustune-otel-olayi-ya-da-milliyetcilik-_58653.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!