Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

Taşeron Hintli Mimarlar

Domus Dergisi, 900. sayısında ilginç bir taşronlaşma dosyası hazırlayarak bu hep atıfta bulunulan "vaka" ile bizleri çarpıcı bir biçimde tekrar yüzleştiriyor.

Birgün Gazetesi/Ahmet TONAK
Taşeron Hintli Mimarlar Satellier

br/> Şöyle zor bir cümle: "Artık, bir mimarın, yanında çalıştırdıkları ile hiçbir zaman tanışmayabileceği düşünülemez olmaktan çıkmıştır". İngilizce aslına sadık kalarak çevirdiğim ve okuyucuların çoğunun bağlamını bilmediğini sandığım bu cümle üzerinde birlikte düşnelim. İlk ağızda göze çarpan "artık" kelimesi ile ifade edilmek istenen, eskiden imkânsız, pek rastlanmayan bir durumun, içinde yaşanılan dönemde değşmiş olması. Değişen ise, "mimarın," yani işverenin, "çalıştırdıkları" ile yüzyüze teması; artık bu durum hiç gerçekleşmeyebilirmiş.

Herhalde mimarlık hizmetinin özelliklerinden olsa gerek, bu durumun pek sevimli bulunmadığı da seziliyor. Ortaklaşa bir yaratma süreci olarak düşünülebilecek mimarlık iş de küreselleşmeden nasibini alarak insansızlaştırılmış. Daha doğusu, insanların birbirleriyle teması olmaksızın icra edilir bir hale dönüşmüş. Bir ilk tepki olarak, "dönüşe, dönüşe ne olacak" diyebiliriz. Öyle ya, hangi işletmenin, şirketin sahibi üretilen mal ve hizmetlerin sahici üreticilerini bilir, tanır. Yine de, birçok mimar arkadaşından bilirim, işyerinin doğası gereği birlikte yaratma süreçlerine daha duyarlı, özenli oldukları bir vakadır. Dolayısıyla, günümüz dünya ekonomisinin asli özelliği uluslararası boyutta taşeronlara duyarlılığı olan kimi mimarları üzerken, kimilerine de muazzam bir imkân olarak gözükecektir. Yukardaki alıntı cümlenin kaynağı Domus dergisi, 900. sayısında ilginç bir taşronlaşma dosyası hazırlayarak bu hep atıfta bulunan "vaka" ile bizleri çarpıcı bir biçimde tekrar yüzleştiriyor.

Bilindiği gibi, üretim süreçlerinin taşeronlaştırılması, yani üretim faaliyetinin parçalara bölünerek şirket dışındaki işletmelere verilmesi rekabetin sonucu. En etkin rekabet biçimi birim maliyetin düşürülmesi olduğu için, taşeronlaşma bu imkânı sağladığı ölçüde sürecektir ve yayılacaktır. İkin, şehir içinde, sonra ulusal düzeyde, daha sonra da uluslararası düzeyde yaşanan bu vaka artık mal üretimine özgü olmaktan da çıkmış. Hızlı iletişim araçlarının ucuz ve yaygın kullanımı hizmet biçimindeki metaların üretiminin de taşeron firmalara verilebilmesi imkânını yarattı. Zaten, yukarıda "mimarlik iş de küreselleşmeden nasibini almış derken kast ettiğimiz, taşeronlaşmanın hizmet üretimini de kapsayacak biçimde uluslararasılaşması idi.

Amerikalı Michael Jansen "mimarlık atölyesi" kavramından esinlenip, uluslararası iletişmin vazgeçilmez aracı "satellite"! da işin içine katarak, Hindistan'da kurduğ taşeron mimarlık şirketine "Satellier" adını vermiş. Satellier, şu anda, Delhi açıklarındaki Nodia (New Okhla Industrial Development Authority) adlı yerleşimde 300 dolaylarında mimarı istihdam ediyor. Ne olmuşsa olmuş Jansen'in 1990'ların sonunda kendi misafir yatak odasında 3 mimarla başladığ taşeronluk faaliyeti bugünkü devasa haline dönüşmüş. Dünyanın en büyük mimarlık şirketlerinden 15'inin Çin'den, İpanya'ya kadar dünyanın her köşesine yayılımıişerini yaptığ gibi, yanında sadece bir kişi çalıştıran bir mimarlık şrketinin Las Vegas'ta inşa ettiği 140 bin metrekarelik kumarhane projesini de üstlenmiş. Moda kavramlardan "esnek üretim" böyle bir şey olsa gerek: İki kişilik Amerikan mimarlık şirketi için Hindistan'da 300 mimar, Amerikalı benzerlerinin maaşlarının yirmide birine seferber olup, Las Vegas'ta kumarhane projesine soyunuveriyor.



Satellier'ın varlığı, ABD ve benzeri hiper kapitalist ülkelerdeki rekabetin sonucu. Bu 300 mimarlı taşeron şirketin Nodia denilen bölgeye yerleşmesinin sonucu ise o bölgenin mekânsal ve toplumsal dönüşümü demek. Önce bu kadar çalışan için dış dünyanın hır güründen azade bir mekân yaratmak gerekiyor. Tabii hemen yaratılmış hayli modern ve korunaklı koskoca bir bina dışarıda kamyonların, bisikletlilerin üst üste olduğu bir caddenin kenarına konuvermiş. Ve tabii Satellier'dan geçimini sağlayanların barındıkları, karınlarını doyurdukları, eğlendikleri mekânlar da yavaş yavaş belirmeye başlamış. Özellikle bu tür taşeron şirketlerin Hindistan'ın, Çin'in birçok şehrinde mantar misali bittiklerini düşünecek olursak dönüşümün boyutlarını da sezmeye başlarız.

Bu yeni yetme şirketlerin üstlendiğ işleri eskiden yapan Amerikalı, Avrupalı şirketlerin de yok olduklarını, dolayısıyla Kuzey ülkelerinde de muazzam bir sanayisizleşme yaşandığını hatırlayalım.

Ortaya çıkan tablo vahim; neresinden bakarsak bakalım sürdürülemez olduğu apaçık. Bireylerin, şirketlerin, şehirlerin, ülkelerin sermayeye daha cazip gözükmek için yırtındıkları bu dünyadan giderek barbarlık çıkma ihtimali de artıyor. Ta ki, bu yarış reddedilene kadar.

http://www.yapi.com.tr/haberler/taseron-hintli-mimarlar_53096.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!