Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

Tiyatro Yapıları Kentlerin Simgeleri

Mekân yaratma konusunda ısrarla yerimizde sayıyor, var olan mekânları yok ediyoruz. Yeni yapılanlar ise tiyatro alanında hemen hiçbir amaca hizmet etmeyebiliyor. AKM, bu anlamda önemli bir örnek. Kapısına 30 Mayıs 2008’de kilit vuruldu ve onarım için hâlâ beklemede. Avuç içi kadar Barselona’da tiyatro salonlarından geçilmezken bizde durum neden

Cumhuriyet Gazetesi
1 Tiyatro Yapıları Kentlerin Simgeleri

Pazar günü döndüm yurtdışından ve TV’de haberleri dinlerken bir gazetenin kışkırtmasıyla Alperen Ocakları tarafından Topkapı Sarayı’nda İdil Biret konserine yapılan saldırıyı dehşetle izledim. Bir avuç kendini bilmez, saray kapısına dayanıyor, içeriye giremeyince kapının önünde rahat rahat namazlarını kılıyor ve yine aynı rahatlıkla İdil Biret’in afişlerini yakıyorlar! Sonra da tehditler savurup defolup gidiyorlar! Bütün bunların yaşanmasına kimler, nasıl izin veriyor, lütfen bir kişi açıklar mı? Bu, nasıl bir şiddet olayıdır? Bu, nasıl bir vahşettir? Çağdışılıktır? Kültür ve Turizm Bakanı sayın Ertuğrul Günay’ın dışında hangi bakan bu olaya tepki gösterdi? Bu olay, giderek çökmekte olan eğitim sistemimizin de bir uzantısı sayılmalı. Asla geçiştirilmemeli, geçiştirilmesine izin verilmemeli ve de tüm sanat kurumları tarafından kınamanın ötesinde çok ciddi bir biçimde ele alınarak üzerine gidilmeli ki bir daha tekrarlanmasın. Yeni Sıvas’lar yaşanmasın. Türkiye’nin yıldızı ne yazık ki uzun zamandır çağdaşlığa değil çağdışılığa doğru kayıyor.

Sanat üretimi - sanat mekanı

21. yüzyılda ve de ayrıca İstanbul’un Avrupa Kültür Başkenti olmaya hazırlandığı bir dönemde bu tür olayların yaşanıyor olması ürkütücü. Resim böyle karamsar olunca insanın aktarmak istedikleri de anlamlarını yitiriyor sanki...

Bu yıl yolum birkaç kez Barselona’ya düştü ve her gidişimde bu kentin tiyatro mekânları anlamında ne kadar zengin olduğunu fark ettim. Kıskandım, üzüldüm, öfkelendim. Sözünü ettiğim binalar devletin, kentin yaptığı, onardığı ve kullanıma açtığı yapılar. Biz, ne yazık ki mekân yaratma konusunda ısrarla yerimizde sayıyoruz. Var olan mekânları yok ediyoruz. Yeni yapılanlar ise ‘çok amaçlı’ olarak hemen hiçbir amaca hizmet etmeyebiliyor tiyatro alanında. Onarılması gerekenleri de, istisnalar kaideyi bozmaz, ya kaderine bırakıyor ya da ağırdan alıyoruz. Mesela, AKM önemli bir örnek. Kapısına 30 Mayıs 2008’de kilit vuruldu ve hâlâ beklemede onarım için. Avuç içi kadar Barselona’da tiyatro salonlarından geçilmezken bizde durum neden böylesine vahim? Evet, İstanbul sahip olduğu zenginliklerle sadece Avrupa’nın değil, dünyanın kültür başkenti. Ama, şu da bir gerçek ki, ancak kültür - sanat - yaşam üçgeninin birbirini tamamladığı süreçlerde toplumsal gelişmelerin de önü açılıyor. Bu sürecin yaşanmadığı toplumlarda tıkanmalar, kopmalar kaçınılmaz. Yeterli sayıda sanat üretim mekânlarına sahip olmayan kentler nasıl kültür ve sanat başkentleri olabilirler? AKM’de yaşanan sorunlar, iç çekişmeler nereden, kimlerden kaynaklanıyor? Neden bunca sarkma? Gecikme - geciktirme? Bunu kimler, nasıl çözecek? Bir yılı aşkın bir süredir nasıl bekler-bekletilir opera, tiyatro, bale, konser etkinlikleri anlamında hayati bir önem taşıyan bu bina? 2010 yılı ortalarına bile yetişeceği kuşkulu. Umarım yanılıyorum, yanılıyoruz.

Her yer tiyatro

Yine Barselona’ya dönecek olursam; saymakla bitmeyecek kadar çok tiyatro mekânı var bu kentte. Beni büyüleyenlerin başında da Gran Teatre del Liceu geliyor. 1849 yılında yapılmış olan tiyatroya gözleri gibi bakıyor Katalanlar ve biraz da böbürleniyorlar doğrusu. Haksız sayılmazlar.

Bu arada, ‘Kadmos’ projesi kapsamında Avignon Festivali - Atina & Epidaurus Festivali-Barcelona Grec Festivali ve Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali ve Paris Odeon Tiyatrosu ortak yapımı olan “Işığın Oğulları ile Karanlığın Oğulları’nın Savaşı” Avignon’da Carriere de Boulbon’da; eski bir taşocağında sahnelendi. Barselona’da 2 bin kişilik El Teatro Grec’te oynayacak. Atina Festivali kapsamında Epidaurus Antik Tiyatro’da seyirciyle buluşacak. 2009 yılında son durak İstanbul’da Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın özel izniyle Rumeli Hisarı. Evet, Rumeli Hisarı’na özel izinle giriyoruz. Bu tiyatro Muhsin Ertuğrul döneminde yapılmıştı ve her yıl Şehir Tiyatroları orada kalabalık bir seyirci kitlesine birbirinden güzel yaz oyunları oynardı. Tiyatro Festivali de “Persefone”den “Nâzım’a Armağan”a pek çok oyun sahneledi Hisar’da ve sonra birdenbire konserler furyası başladı. Öyle bir furya ki tiyatroya yer kalmadı! Ardından da tüm ama tüm etkinliklere kapılarını kapattı Rumeli Hisarı. Bu hususta söylentiler çeşitli. Keşke Sayın Ertuğrul Günay tiyatro etkinliklerinin bu yasakların dışında kalmasını sağlasa. Bu girişim eminim Muhsin Ertuğrul’u da mutlu eder.

Barselona’da Piccolo Teatro di Milano’dan izlediğim Luca Ronconi yapımı “Bir Yaz Gecesi Rüyası” ise her anlamda kusursuzdu. Ulusal Katalan Tiyatrosu TNC, 1 bin kişilik büyük salonu ve iki küçük salonu ile (450 kişilik) klasik ve çağdaşın buluştuğu görkemli bir bina. Olimpiyatlar için inşa edilmiş. Geniş fuayesi bir buluşma, okuma, yeme-içme, tiyatro ile sanatla kucaklaşma mekânı. İnsanlar TNC’nin merdivenlerinde, avlusunda, fuayesinde bir araya geliyorlar ve tiyatro ile dansla, müzikle iç içe zaman geçiriyorlar. Muhsin Ertuğrul ustamızın, hocamızın sözlerini düşünmeden edemedim buraları gezerken: “Bir tiyatro istiyorum efendim... bu İstanbul şehrine her şeyden evvel bir tiyatro binası lazım...” Aslında bir değil, birkaç tiyatro binası lazım...

http://www.yapi.com.tr/haberler/tiyatro-yapilari-kentlerin-simgeleri_70578.html

Read Comment Section
1 Yorum Yorum Yaz
  • çok güzel düşünceleriniz. benim aklımdaki soru şu: biz bu dönem yıldız teknik ünv. mimarlık öğrencileri olarak iznikte çalışıyoruz. orada da bir tane bile tiyatro yapısı yok. çocuklar ilgisiz giden olmaz diyip fikrimin önünü kesiyorlar. peki biz bu çocukları tiyatroya nasıl özendirelim? daha geniş kapsamlı sormak gerekirse türkiyede olmayıp da barselonada olan neymiş? nasıl olmuş da insanlar tiyatroya bu kadar ilgi gösterir hale gelmişler....fikirlerinizi paylaşırsanız çok mutlu olurum teşekkürler.. YANITLA
1 yorumdan 1 tanesi gösteriliyor. 
Yorumunuzu ekleyin
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!