Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

TMMOB Mitingi ve Medya

Bu tarihsel uyarıyı sadece Cumhuriyet gazetesi 1. sayfasından büyük fotoğrafla verirken, diğerleri iç sayfalara kısa haber şeklinde sıkıştırdılar... TV'lerde de en geniş Kanaltürk'te izlenebildi...

Cumhuriyet Gazetesi/Oktay EKİNCİ



b>Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) üyesi 15 bin mimar ve mühendis, "mesleğimize ve ülkemize sahip çıkıyoruz" diyerek geçen cumartesi Ankara'nın Sıhhiye Meydanı'nda buluştular... Yaşı yarım yüzyılı geçen TMMOB'nin en kitlesel eylemini "İktidarı Uyarma Mitingi"yle gerçekleştirdiler...

Bu tarihsel uyarıyı sadece Cumhuriyet gazetesi 1. sayfasından büyük fotoğrafla verirken, diğerleri iç sayfalara kısa haber şeklinde sıkıştırdılar... TV'lerde de en geniş Kanaltürk'te izlenebildi...

Oysa, mimar ve mühendislerimizin hükümete eleştirileri mesleklerinin "bilimsel ilkeler"iyle bütünleşmiş bir "toplumsal sorumluluk"tan kaynaklanıyordu. Yani bu kez meydanlara sığmayanlar, Türkiye'de yaşamı ve geleceği belirleyen uygulamaların bilinçli "bilirkişileri"ydiler... İşte buna bile "aldırmayan" medyanın da böylesi bir "aydınlanma"ya acaba hiç gereksinmesi yok muydu?.. TMMOB'nin miting bildirisinde açıklanan gerçeklerden, toplumla birlikte kendilerini de "habersiz" bıraktılar.

Örneğin özelleştirmeleri "kamu tesislerinin arsa rantı"nı pazarlamaya dönüştüren "emlakçı politika"yla ulusal ekonominin yanı sıra kentsel ve kültürel değerlerimizin de tahrip edildiğini, ülkenin en birikimli ve "uzman" kuruluşlarından öğrenmek ne kadar etkili olurdu? Ya da şu tarih ve uygarlık düşmanı baraj projelerine, aslında enerji gereksinmesi yerine "enerji pazarının beklentileri"ne göre karar verildiğini...

'İmarsız imar'ın iktidarı
İktidar hemen her bahaneyle yasalaştırdığı "imarsız imar" düzenlemeleriyle; "kayırmalı inşaat" projeleriyle; "siyasal gövde gösterisi"ne dönüşen temel ve açılış törenleriyle; kent planlarını hiçe sayan "kimliksiz toplu konutlar"dan, kentleri otomobile kurban eden "bat-çık kavşaklar"a kadar; hatta dünyanın terk ettiği nükleer santraldan, daha ilk günlerde çöken duble yollara kadar adeta hep "mimarlık ve mühendislik hizmetleri"yle (!) medyadayken, bütün bunların mimarlık ve mühendisliğe aykırı olduğunu haykıran TMMOB Başkanı Mehmet Soğancı'nın şu sözleri bile manşetlerde yer alamadı:

"Bu ülkenin mühendisini, şehir plancısını, mimarını sokağa döken siyasal iktidar utanmalıdır... Bizleri gözden çıkaranları biz de gözden çıkardık..."

Buna karşın yine aynı gün, Nobel'i aldığı öğrenilen Orhan Pamuk'un, daha ilk saatlerde "Başbakan beni aradı, kutladı ve çok güzel sözler söyledi" demesi, neredeyse sür manşetlerden duyuruldu...

Peki iktidar, mimarlığı ve mühendisliği neden gözden çıkardı? Kalkınmayı "parti adı"nda bile kullanan bir siyaset; üstelik onca mimarlık ve mühendislik uygulamalarına rağmen, mimarlarımızı ve mühendislerimizi -Cumhuriyet tarihinin en büyük mitinglerini yaptıracak kadar- neden böylesine öfkelendiriyor?..

Sorunun yanıtı da TMMOB ve odaların toplumdaki tüm duyarlı kesimlere seslenen "mitinge çağrı" metinlerinde vardı.

Mühendisliğin evrensel ilkeleri yerine "yatırımcı kazancı"nı gözeten; mimarlığı ve şehirciliği "ayrıcalıklı imar ulufeleri"yle yok edip, kentlerin en değerli kamusal alanlarını yerli ve yabancı yağmacıların projelerine "arsa" olarak sunmayı "planlama" sayan bir anlayışa artık "dur" demek, sadece mimar ve mühendislerin görevi midir?

Yabancılara ayrıcalık yasası
Bütün bunların ülke çıkarlarına ve ulusal değerlere verdiği zararlar "herkes"i etkiliyor. Türkiye kendi öz kaynakları ve teknik gücüyle kalkınmak yerine yabancıların da ortak edildiği yağmalama politikalarına bağımlı kılınıyor...

Bunun bir kanıtı da yine TMMOB mitingiyle dikkat çekilen "Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun Tasarısı"... AB'ye uyum adına TBMM'ye sunulan düzenlemede, yabancı teknik elemanlar için TMMOB denetimi geçersiz kılınırken; kendi mühendis, mimar ve şehir plancılarımız adeta "yabancı" sayılıyor. Dahası, mesleki yeterlilikleri belirsiz yabancıların mezun oldukları okullar bile YÖK'ün "denklik koşulu"ndan çıkartılıyor...

Sözün kısası, mimar, mühendis ve şehir plancılarımızın 14 Ekim 2006'daki kitlesel uyarıları medyayı etkilemese de tarihe geçen bir eylem oldu. Umarız değerini bilenlerimiz daha hızlı artar; TMMOB'nin bu yürekli seslenişi aydınlık günlerin de rehberi olur...

http://www.yapi.com.tr/haberler/tmmob-mitingi-ve-medya_49074.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!