Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

Yılmaz Büyükerşen'e 'Türkiye' Adına

Yılmaz Büyükerşen'e 'Türkiye' Adına

Cumhuriyet Gazetesi/Oktay EKİNCİ



urumların başarılı gördükleri kişileri ''onurlandırma''ları, elbette ki kendilerini bağlar. Çünkü her kurum, bu gibi değerlendirmeleri kendi ilgi alanlarına göre ve kendi ''öncelik''lerine göre yapar... Ne var ki ''Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi''nin (MSGSÜ), Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen'e verdiği ''fahri doktora'' unvanı, neresinden bakılırsa bakılsın sanki tüm Türkiye adına düşünülmüş ve ''ulusal anlam'' taşıyan bir karar...

Çünkü MSGSÜ, ülkemizdeki akademik sanat eğitiminin ''123 yaşındaki öncü''sü... Türkiye'nin 19. yüzyıldan 21. yüzyıla taşınan ''aydınlanma meşalesi''nin simgesi... Kuruluşundan bu yana tüm çağdaş sanat dallarının ülkemizde de gelişmesini sağlayan ve aynı alanda ulusal yüz akımız kadroları yetiştiren bu köklü kurumun, Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen'i ''sanat ve bilim dünyamızın onursal doktoru'' ilan etmesi, sadece ''kendi''sini bağlayabilir mi?

Nitekim 23 Şubat 2006 günü düzenlenen törende konuşan Rektör Prof. Dr. İsmet Vildan Alptekin, Türk sanat ve mimarlığında uluslararası konumda olan kurumlarının, bu konuda verilen hizmetleri izleyip başarı sahiplerine ödül ve paye verdiğini anımsattığı konuşmasında özetle şunları vurguladı:

''Büyükerşen, akademik eğitim sistemimize tarihsel katkılarının yanı sıra, Türk kültür ve sanatının Anadolu'daki gelişmesinde yaptığı öncü hizmetler ve çağdaş şehircilik ile kent kültürünün Eskişehir'e kazandırılmasındaki üstün başarıları ile kuşaktan kuşağa örnek bir bilim, düşünce ve siyaset adamı kimliğini ulusumuza armağan ediyor...''

Peki, Anadolu Üniversitesi'ni ülkemize kazandırdıktan sonra Anadolu'nun ortasındaki bir kentimizi de cumhuriyetin ''çağdaş uygarlık'' hedefiyle buluşturan böylesi büyük bir başarının temelinde, hangi ''ülkü'' yatmakta?

Bu sorunun yanıtını da yine Rektör Alptekin, üniversitenin ''Akademi'' döneminden bu yana simgesi olan altın ''baykuş'' rozetini takarken şöyle veriyordu: ''Sayın Büyükerşen'i laik ve demokratik Cumhuriyetin gelişmesine yaptığı çok büyük katkı ve eserlerinden ötürü de kutluyor ve teşekkür ediyoruz...''

İşte böylesi ''ulusal onur'' taşıyan sözler eşliğindeki alkışlar arasında doktora cüppesini giyen Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, o gün oditoryumdaki törende meğerse ''50 yıl önce''yi yaşamış...

1956'daki giriş sınavlarını kazanarak ''sanatta yetenekli'' olduğunu yüksek notlarla kanıtlamasına rağmen, İstanbul'da okumaya maddi olanak bulamadığı için ''Akademi öğrenciliği''ni yaşayamayan Büyükerşen, şimdi aynı okulun ''onursal doktoru'' olarak şunları söylüyordu:

''İnsan hayatında heyecan, sevinç ve mutluluk duygularının birlikte yükseldiği çok sık rastlamadığımız anlar vardır ya, işte şimdi ben de kendimi o duyguların rüzgârı içinde hissediyorum... Güzel Sanatlar eğitiminde kökleri asır ötesine uzanan Türkiye'nin tek ve en önemli üniversitesinde, şahsıma takdir buyurulan bu incelikli teveccüh karşısında, duygularımı teşekkür ve şükran sözcüklerine sığdırabilmek benim için gerçekten zor...''

'Yeni' Eskişehir, kanıtıdır
Aslında aynı duyguları, öncelikle tüm Anadolu Üniversitesi mezunlarının ve mensuplarının, tüm Eskişehirlilerin ve hepimizin Yılmaz Büyükerşen için teşekkür sözcüklerine sığdırmamız zor...

Bir üniversitenin bir kentle ve giderek bir ülkeyle nasıl ''kucaklaşabileceği''ni; bir kentin hem tarihiyle, hem ''çağdaş yaşam değerleri''yle, hem de kültür, sanat ve bilim zenginlikleriyle nasıl ''buluşabileceği''ni; bunlara imza atan bir bilim insanımızın, ''yerel yönetici'' kimliğiyle de ve üstelik hem iktidara hem de kendi yerel meclisindeki siyasal yapıya ''muhalif'' bir çizgide olmasına rağmen sadece halktan aldığı güçle ve sadece ''aydınlanmanın rehberliği''nde kamusal hizmeti nasıl da ''başarı ötesi'' sonuçlarıyla yaşama geçirebileceğini görmek, öğrenmek, alkışlamak ve böylesi bir ''akademi doktoru'' muzun bulunmasından gurur duymak isteyen herkes, ilk fırsatta Eskişehir'e gitmeli...

Orada ''fark edilecek'' her yeni güzellik, her yeni uygarlık ve her yeni heyecan, ''MSGSÜ Rektörlüğü''nün ne denli ''yurtsever'' bir karar verdiğini de en derin ulusal şükran duygularıyla herkese anımsatacaktır...

http://www.yapi.com.tr/haberler/yilmaz-buyukersene-turkiye-adina_42425.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!