Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

Yine İstanbul!.. İstanbul ''Kültür Başkenti'' Olacak (mı? gerçekten) mış!

Yine İstanbul!.. İstanbul ''Kültür Başkenti'' Olacak(mı? gerçekten)mış!

Cumhuriyet Gazetesi
Yine İstanbul!.. İstanbul ''Kültür Başkenti'' Olacak (mı? gerçekten) mış!

iddi, hatta yaşamsal konularda gündemin sık ve hızla değiştiği Türkiye'de, önceliği ''İstanbul'un kültür başkenti olup olmamasına'' vermek belki doğru değil... Ama gelgelelim, kuşe kâğıda basılı cicili-bicili turizm, kültür ve benzeri dergilerde yayımlanan konuya ilişkin okuduğumuz yazılar ister istemez bizi bu noktaya yönlendiriyor. Ve bakıyoruz ki ilgili, yetkili ağızlardan aktarılanlarla, yapılacağı varsayılanlar, gerçekleştirilmesi düşünülenlerle ya da söz verilenlerle uygulamaya konulanlar kesinlikle birbirini tutmadığı gibi, aslında söylenenlerin içinde elle tutulur somut bir tasarım, plan da yok. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde, Başkan Danışmanı ve Turizm Geliştirme Platformu Başkanı Tülin Ersöz ile birlikte 70 kişilik bir heyet buna çalışıyormuş.. TUROB'un Hotel dergisinde kendisiyle yapılan bir söyleşiden öğrendiğimize göre... Yani ''İstanbul'u kültür başkenti yapmayı hedefliyorlarmış.''

Sayıları giderek azalmakta olan bilmem kaç bin İstanbulludan biri olarak, kentimin geleceğe dönük hele bir kültür başkenti yapma projesine ilgi duymamak, sevinmemek, umutlanmamak kuşkusuz mümkün değil... Bu güzelim kentte yaşayan herkesin yürekten isteği, istediğidir böyle bir hedef... İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin iyi niyetli yaklaşımından, çabalarından da kuşkumuz olmamalı.. diyoruz ama... Bunun bir aması var. Çünkü bugüne kadar her gelen yeni bir siyasi yetkili, her belediye başkanı, her turizm, hatta kültür bakanı hep ve durmadan aynı öyküyü tekrarlamış, ama İstanbul bugüne kadar ne bir kültür metropolü.. ne de dünya turizminin çekim merkezi olabilmiştir...

Bunun pek çok nedenleri vardır. Ve şayet iyi niyetle, mutlaka da büyük harcamalar ve emekle bu projeyi gerçekleştirmeye çalışan İstanbul Belediye Başkanlığı, ekibiyle birlikte bu nedenleri görmezlikten gelir, göz ardı eder, konunun temeline inemezse, yarım asırlık rüya yine gerçekleşemeyecektir... Ve sonuçta, Hotel dergisinde okuduğumuz gibi, her şey ''cak'larla cek'lerle'' kalacak, yuvarlak sözlerin içinde kaybolup gidecektir.

Çünkü... Bir kentin bir ''Turizm ve Kültür Metropolü'' olabilmesi için

1- Önce kent altyapısının kusursuz tamamlanmış olması gerekir (ki Sayın Ersöz kendi de bunun eksikliğini itiraf etmektedir).
2- Böyle bir proje tek başına İstanbul Belediyesi'nin altından kalkacağı bir sorun değildir; hükümetin belirlenmiş, her yeni gelen bakana göre keyfî değiştirilmeyen, çağdaş içerikli bir kültür ve turizm politikasının olması gerekir (ki ufukta böyle bir politikanın izleri dahi yoktur).
3- İstanbul'u bir kültür kenti yapmak için, kenti sadece tarihi yarımada ya da belirli semtleri ile değil, bir bütün olarak ele almak gerekir ki, böyle olduğunda da kentin tüm yoksulluğu, geri kalmışlığı, gelir eşitsizliği, ilkel yaşam koşulları ortaya çıkmaktadır (tarihi yarımada içinde Fatih ve Çarşamba'nın görünümü ilgililerin bilgisine sunulur).
4- Kültür sadece görsel öğelerin düzenlenmesiyle sağlanamaz, içerikli öğelerin zenginliğiyle, çağdaş uygulamalarıyla, dünyaya açık evrenselliğiyle; parasal kaynakların insana, sanatçıya, sanat yapıtlarına, kurumlarına yatırımıyla sağlanır (ki bunun eksikliği korkunç boyutlardadır).
5- Kültürü, kentin içinde yaşayan bireylerle birlikte düşünmek gerekir. Her birey bu kültürden payını alabilmeli, her bireyin kent kültürüne bir çeşit katkısı olmalıdır; birey attığı her adımda en azından belirli yerlerde kültürü, sanatı soluklamalıdır, kültür bilinci yerleşmelidir (ki görünen, büyük kent insanının kenti salt bir tüketim gayya kuyusu olarak görüp yağmalamakla uğraş verdiğidir).
6- Kültür ve turizm, çağdaş insanın gereksinimlerine karşılık verecek estetiğe ulaşmalıdır. Konservatuvarları, kültür merkezleri, kongre merkezleri, merkez donanımlı çağdaş kütüphaneleri, üniversiteleri, bilinçli, eğitimli ekipleri, personeli ile kentli kültürü yerleşmelidir; yerleştirilmeli, çalışmalar bunlara yoğunlaştırılmalıdır (yalnız İstanbul'un değil, Türkiye'nin en büyük eksikliği).
7- Kültür, yeniliklerin yaratılmasının yanı sıra eskiyi koruma bilincini de taşımalıdır. Bizde süregelen alışkanlık ise eskiyi yok edip yerine, kötü yenisini koymak olmaktadır.

Maddeleri bir broşür kalınlığında çoğaltmak mümkün... Ama şu kadarını söylemek sanırım yeterli olur. ''Kültür kentleri ile ilgili projeler ne durumda'' sorusuna Sayın Ersöz'ün verdiği yanıt şöyle: ''Mart ayında 2010 Avrupa Kültür Başkenti kararı çıkacak. Bunun için çok detaylı çalışıyoruz. Yetmiş kişilik bir grup ve hızla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.'' Ama bu detaylı çalışmalar nedir bilmiyoruz (zaten söyleşinin geri kalan kısmında da elle tutulur bir uygulama göremedik)...

Oysa bütüne varmak için detayları bilmek, tam da işte yukarıda saydığımız detayları gerçekleştirmek önemli... Yoksa tepeden inme uygulamalar, dışarıda gördüğünüzde süslü püslü, şık giyimli, ama evi bakımsız, ihmal edilmiş bir kadından farksız olur. Makyajı yerinde, ama içeriği kof...

Biz yurttaşlar ve kent bilinci taşıyanlar ise içeriği dolu uygulamaları bekliyoruz... Bir kenti, hele İstanbul'u bir kültür kenti yapmak öyle kolay iş olmasa gerek!..

Deniz BANOĞLU

http://www.yapi.com.tr/haberler/yine-istanbul-istanbul-kultur-baskenti-olacak-mi-gercekten-mis_41432.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!