Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

Ankara'da Susuz Yazın Nedenleri ve Yerel Yönetimlerin Sorumluluğu

Türkiye'nin başkenti Ankara, bugün susuz bir yaza mahkum edilmiştir. Bunda halkımızın bilinçsiz su kullanımının yanı sıra su kaynakları yönetimi konusunda bilgisiz ve beceriksiz olan yerel yönetimlerin de büyük payı vardır.

Cumhuriyet ANKARA
1 Ankara'da Susuz Yazın Nedenleri ve Yerel Yönetimlerin Sorumluluğu

ç tarafı denizlerle çevrili ve Dicle, Fırat, Kızılırmak, Yeşilırmak, Sakarya gibi Avrupa'nın önemli büyük akarsularına sahip Türkiye'nin başkenti Ankara, bugün susuz bir yaza mahkum edilmiştir. Bunda halkımızın bilinçsiz su kullanımının yanı sıra su kaynakları yönetimi konusunda bilgisiz ve beceriksiz olan yerel yönetimlerin de büyük payı vardır.

Ankara kenti, doğuda Hasanoğlan'dan batıda Sincan'a kadar bir şerit üzerinde uzanan, drenaj alanı 1165 km2 , yüzölçümü 57 km2 olan Hatip Ovası'nın ortasında yer alır. Ovanın en önemli akarsuyu olan Hatip Çayı, Ankara kenti içinde kuzeyden gelen Çubuk Çayı ve güneyden gelen İncesu deresi ile birleşerek Ankara Çayı adını alır. Batıya doğru akışını sürdüren Ankara Çayı, drenaj alanı içinde doğan ve başlıca yan kolları olan kuzeydeki Macun Deresi ve güneydeki Kutlugün Çayı'nı alarak Sincan batısında ovadan çıkar ve Mürted Çayı ile birleşerek Sakarya Nehri'ne karışır.

Kentin güneyinde yer alan kireçtaşlarından irili ufaklı pek çok kaynak çıkmaktadır. Debileri 1- 20 lt/sn arasında değişen bu kaynakların en önemlisi, batıda Alaçatlı köyü doğusundaki Kırkgöz kaynağıdır. Debisi 20lt/sn olan bu kaynak, Atatürk Orman Çiftliği tarafından kapte edilmiş olup kullanılmaktadır. Ayrıca, güneydoğuda Elmadağ serisinden çıkan ve toplam debileri 35 lt/sn olan bir çok küçük kaynak da Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından kent şebekesine bağlanmıştır. Ayrıca, kent içindeki yerleşim alanlarının içme ve kullanma suyu gereksinimlerini karşılamak amacıyla bölgedeki değişik kayaç birimleri içerisinde açılmış fakat bugün pek çoğu kurumuş olan çok sayıda adi kuyu vardır. Günlük verimleri 0.5 ton ile 1.0 ton arasında değişen bu kuyuların derinlikleri 5 ­ 10 m.; statik düzeyleri ise 2.3 ­ 6.0 m. arasında değişir.

Hatip Ovası'nda Su ve Kanalizasyon İdaresi, Devlet Su İşleri ve özel kuruluşlar tarafından açılmış toplam 252 adet sondaj kuyusu vardır. Bunların 107 tanesi Devlet Su İşleri tarafından açılmış olup, 50'si araştırma, 27'si içme suyu, 30'u ise sanayi kuruluşları için açılmıştır. Geriye kalan 145 kuyunun 104 tanesi Su ve Kanalizasyon İdaresi, 41 tanesi ise özel kuruluşlar tarafından açılmıştır. Bölgede "akifer" olarak nitelendirilebilecek tek birim alüvyondur. Hatip Ovası içindeki genişliği 200 ­ 2000 m. derinliği ise 10 ­ 30 m. arasında değişen alüvyonun kent alanı içindeki ortalama genişliği 1000 m. ortalama derinliği ise 20 m.dir. Ankara kent alanı içinde Atatürk Orman Çiftliği çevresindeki alüvyonda açılan kuyulardan elde edilen özgül verim, 2.5 ­ 6.0 lt/sn/m arasında değişir. Alüvyonun oluşturduğu akifer, serbest bir akifer olup, yeraltısuyu düzeylerinde, düzensiz yağışlar ve Akköprü­ Yenimahalle çevresindeki fazla çekimler nedeniyle 5 ­ 6 m. varan değişimler gözlenir. Alüvyonun yıllık beslenme ve boşalım durumunu gösteren yeraltısuyu bilançosuna göre; toplam beslenmenin yüzde 100'ü güvenli verim olarak alınsa bile, güvenli verimden daha fazla su çekilmektedir. Diğer bir değişle, yeraltısuyu bilançosu açık vermektedir. Bu durum, akiferdeki yeraltısuyu düzeyinin sürekli düşmesine neden olabileceği için Hatip Ovası'nda yeni kuyuların açılmaması gerekir.

Tüm bu veriler, Devlet Su İşleri'nin 1975 yılı raporlarına ait olup; Ankara'nın mevcut su potansiyelinin o tarihte 2 milyon civarında olan nüfusu için bile yeterli olmadığını, Ankara kenti için susuzluk alarmının o tarihlerde çalmakta olduğunu göstermektedir. Sürekli göç alarak nüfusu her yıl katlanarak artan ve bugün 5 milyonu aşmış olan Ankara'nın su sorununu çözmek için, o tarihten bugüne dek geçen 30 yılı aşkın süre içerisinde yerel yönetimlerce hiçbir ciddi proje geliştirilip uygulamaya konulamamıştır. Ankara çevresindeki irili ufaklı birkaç baraja ek olarak bu dönemde inşa edilen ve 1 milyar m3 toplam su tutma kapasitesine sahip Çamlıdere Barajı da, Ankara'nın bugünkü nüfusunun su gereksinimini karşılamaktan uzak kalmıştır; ve başkent halkı bugün bir susuz yaza mahkum edilmiştir.

Ancak susuz yazlar salt Ankara'nın yazgısı olarak kalmayacaktır. Eğer, hem merkezi yönetim hem yerel yönetimler su kaynaklarımızın nasıl yönetilmesi gerektiğini öğrenemezler; bu konuda bilimsel ve akılcı politikalar geliştirmezler ve özelleştirme adı altında tüm enerji kaynaklarımızla birlikte su kaynaklarımızı da yabancılara devretmeye devam ederlerse çok yakında tüm Türkiye'miz susuz yazlara mahkum olacaktır.

Prof. Dr. K. Erçin Kasapoğlu / Hacettepe Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi

http://www.yapi.com.tr/haberler/ankarada-susuz-yazin-nedenleri-ve-yerel-yonetimlerin-sorumlulugu_55829.html

Read Comment Section
1 Yorum Yorum Yaz
  • merdivenler, halılar, arabalar yıkanmaya başladı.. YANITLA
1 yorumdan 1 tanesi gösteriliyor. 
Yorumunuzu ekleyin
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!