Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

ATO'dan Nükleer Santral Desteği

Ankara Ticaret Odası’nın (ATO) “Nükleer Enerjide Acil Durum Raporu”nda, petrol, doğalgaz ve kömür kaynaklarının azaldığı ve dünyanın nükleer enerjiye yönelimin hızlandığı belirtildi.

haber7.com



nkara Ticaret Odası’nın (ATO) “Nükleer Enerjide Acil Durum Raporu”nda, petrol, doğalgaz ve kömür kaynaklarının azaldığı ve dünyanın nükleer enerjiye yönelimin hızlandığı belirtildi. Dünyadaki petrol rezervlerinin 41 yıl, gaz kaynakları 65 yıl ve kömür kaynakları ise 255 yıl sonra tükeneceği kaydedilen raporda, “Gelişmiş ülkelerinin yanısıra gelişmekte olan ülkeler de ‘nükleer santral yarışı’na girdi. Enerji darboğazının eşiğinde olan Türkiye’nin de, hızla nükleer santral yapımına başlaması gerekiyor” denildi.


ATO'nun, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK), Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı verilerinden yararlanarak hazırladığı “Nükleer Enerjide Acil Durum” raporuna göre, 2007 Mart ayı itibariyle, dünyada 31 ülkede ticari olarak işletilmekte olan 435 nükleer santral bulunuyor.

Hindistan’da 7, Rusya’da 5, Çin’de 5, Bulgaristan’da 2, Tayvan’da 2, Ukrayna’da 2, Arjantin, Finlandiya, İran, Japonya, Kore, Pakistan ve Romanya’da 1’er adet olmak üzere toplam 30 nükleer santral inşaatı da devam ediyor.

“6 ampulden biri nükleer enerji ile yanıyor”
Dünyada işletilmekte olan nükleer santrallerin toplam kapasitesi 368 bin 744 megavat elektrik gücü değerinde bulunuyor. Nükleer enerji, dünya elektrik talebinin yaklaşık yüzde 16'sını karşılıyor, dünya üzerinde her 6 ampulden biri nükleer enerjiyle yanıyor.


Nükleer santral sayısında, ABD ilk sıra da yer alıyor. 103 nükleer santrali bulunan ABD’yi 59 santral ile Fransa izliyor. 55 santral ile Japonya üçüncü, 31 santral ile Rusya dördüncü sırada bulunuyor. Türkiye’de ise 5 MW ve 250 KW gücünde iki adet araştırma reaktörü bulunuyor. İlkini TAEK ile Çekmece Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezi, ikincisini ise İstanbul Teknik Üniversitesi Enerji Enstitüsü işletiyor.

“Fransa’da elektriğin yüzde 78.5’i nükleerden”
2005 yılı rakamlarına göre, nükleer santral bulunan ülkelerde nükleer enerjinin elektrik üretimi içindeki payı, Fransa’da 78.5, Litvanya’da 69.6, Slovakya’da 56.1, Belçika’da 55.6, Ukrayna’da 48.5, İsveç’te 44.9, Kore’de 44.7, Bulgaristan’da 44.1, Ermenistan’da 42.7, Slovenya’da 42.4, Macaristan’da 37.2, Finlandiya’da 32.9, İsviçre’de 32.1, Almanya’da 31.1, Çek Cumhuriyeti’nde 30.5, Japonya’da ise 29.3, İngiltere’de 19.9, İspanya’da 19.6, ABD’de 19.3, Rusya’da 15.8, Kanada’da 14.6, Romanya’da 8.6, Arjantin’de 6.9, Güney Afrika’da 5.5, Meksika’da 5, Hollanda’da 3.9, Hindistan ve Pakistan’da 2.8, Brezilya’da 2.5 ve Çin’de 2 bulunuyor.

Avrupa ülkeleri enerji açıklarını ağırlıklı olarak Fransa'dan karşılıyor. Fransa, toplam elektrik üretiminin yüzde 78.5’ini nükleer enerjiden sağlarken, aynı zamanda nükleer enerjiye dayalı bir enerji ihracatçısı konumuna geldi. Fransa; İngiltere’ye 17 bin GWh, Almanya’ya 15 bin GWh, İtalya’ya 18 bin GWh, İsviçre’ye ise 7 bin 500 GWh elektrik satıyor. Fransa 2006 yıllında tükettiği 262.6 milyon ton petrol eşdeğeri enerjinin 102.1 milyon tonunu nükleer enerjiden elde ediyor.

“Çevremiz nükleer santraller ile dolu”
Dünyanın nükleer santrallerle dolu olduğu belirtilen raporda, “Çernobil nükleer santral kazasının da etkisiyle Türkiye’de bazı çevreler nükleer santral yapımına karşı çıkıyor. Oysa, Türkiye’nin etrafı nükleer santraller ile çevrili. Türkiye’ye 16 kilometre uzaklıktaki sınır komşusu Ermenistan’da, Uluslararası Atom Enerji Ajansı’nın standartlarına göre güvenlik açısından son sırayı alan Metsamor Nükleer Santrali bulunuyor. Bir diğer sınır komşumuz Bulgaristan’da ise 2 adet nükleer santral faaliyet gösteriyor. Bulgaristan’da 2 adet, güneydeki komşumuz İran’da 1 adet nükleer santral yapımı sürüyor” açıklaması yapıldı.

“Acil durum alarmı”
TAEK'in, nükleer santral konusunda “acil durum alarmı” verdiği belirtilen raporda, TAEK’e göre milletvekili genel seçimlerinden sonra yapılması gereken ilk işin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından üç maddesi veto edilen Nükleer Santral Yasası’nı çıkarmak olduğu ifade edildi.

Rapora göre, gelişmekte olan Afrika ülkeleri de dahil olmak üzere pek çok ülke, ucuz ve sürekli enerji sağlayan nükleer santralleri tercih etmeye başladı. Santral yapımı gerçekleştiren ve bu teknolojiyi bilen ülke sayısının ise sınırlı olduğu belirtilen raporda, "İşi bilen ABD, Kanada, Japonya, Fransa ve Almanya gibi ülkeler yoğun talep ile karşı karşıya bulunuyor. Türkiye, tartışmalarla vakit kaybedecek olursa, kendisine nükleer reaktör verecek ülke bulamayacak. Hatta, Türkiye bugün nükleer santral kurmaya karar verse bile bu santral ancak 9-10 sene sonra üretime girebilecek" denildi.

“9 bin ton uranyum, 380 bin ton toryum”
Rapora göre, nükleer santrallerde ağırlı olarak uranyum kullanılıyor. Türkiye’nin 9 bin ton uranyum rezervi bulunuyor. Nükleer hammadde kaynaklarına sahip bölgelerin başında İç Anadolu ve Ege geliyor. Özellikle Manisa-Salihli, Yozgat-Sorgun, Uşak-Fakıllı, Aydın-Demirtepe ve Küçükçavdar sahaları uranyum açısından zengin, Kırşehir-Kırıkkale bölgesindeki uranyum arama çalışmaları da sürüyor.

Türkiye, dünyanın ikinci büyük toryum rezervine sahip bulunuyor. Türkiye’nin toplam 380 bin tonluk toryumu olduğu belirtiliyor. Ekonomik olup olmadığı bugün için sorgulansa bile uranyum ve toryum kaynaklarımızın varlığı gelecekte nükleer enerji kullanımında Türkiye için bir güvence oluşturduğu bildirildi.

Rapora göre doğalgaz elektrik üretim tesislerinde yakıt maliyeti elektrik üretim maliyetinin yüzde 80’ini oluşturken, nükleer santrallerde bu oran yüzde 10-12 arasında değişiyor. Nükleer enerjide yakıt maliyetinin toplam üretim maliyeti içindeki payının düşük bir seviyede olması ve dünyadaki uranyum stoklarının ve rezervin fazlalığı nedeniyle görünür gelecekte yakıt maliyetinde fazla bir değişim beklenmiyor.

“Tercih değil zorunluluk”
Geçen yıl tüketilen 175.8 milyar kilovat saat elektriğin yüzde 44’ü doğalgazdan, yüzde 25.11’i sudan, yüzde 18.37’si linyitten, yüzde 7.96’sı taş kömüründen, yüzde 3.04’ü fuel oil’den elde edildi. Bir başka ifadeyle 2006’da elektriğin yüzde 46.6’sı yerli, yüzde 53.4’ü ithal kaynaklardan üretildi.

Elektrik talebi yılda ortalama yüzde 8 artan Türkiye, her yıl 12-13 milyar kilovat saatlik elektrik üretimine ihtiyaç duyuyor. Önümüzdeki 15 yıl içinde sadece elektriğe 130 milyar dolarlık yatırım yapılması gerekiyor.

Rapora göre, doğalgazın vanasını büyük ölçüde Rusya elinde tutuyor. Türkiye, 2006 yılında 30.8 milyar metreküp doğalgaz tüketti. Bunun 19.5 milyar metreküpünü (yüzde 64) Rusya’dan, 5.7 milyar metreküpünü İran’dan, 4.2 milyar metreküpünü Cezayir’den, 1.1 milyar metreküpünü Nijerya’dan alırken 900 bin metreküpünü de (yüzde 3) kendisi üretti.

Türkiye’nin ürettiği doğalgaz, tükettiği doğalgaz miktarının içinde devede kulak bile değil… 6.4 milyar metreküplük üretilebilir doğalgaz rezervi bulunan Türkiye’de 900 bin metreküpü 2006 yılında olmak üzere bugüne kadar toplam 1 milyar metreküp doğalgaz üretildi. 2007 yılında ise 1 milyar 161 milyon metreküp doğalgaz çıkarılması hedefleniyor.

Türkiye enerjide yüzde 70 oranında dışa bağımlı. 2006 yılında enerji ihtiyacını karşılamak için, 28.5 milyon ton petrol, 27.4 milyon ton petrol eşdeğeri doğalgaz, 28.8 milyon ton petrol eşdeğeri kömür ve 9.9 milyon ton petrol eşdeğeri su kullandı. Türkiye’nin dışa bağımlılık oranı göz önünde bulundurulduğunda nükleer santral kurmak, sıradaki hükümet için tercih değil zorunluluk haline gelmiş bulunuyor.

“Nükleer enerjide son durum”
5654 sayılı Nükleer Güç Santrallerinin Kurulması ve İşletilmesi İle Enerji Satışına İlişkin Yasa Çankaya Köşkü’nden geri döndü. Yasanın üç maddesini veto eden Cumhurbaşkanı Sezer, nükleer santral kurulmasına vize veriyor ancak santrali kuracak şirketin yapısı ve denetimine itiraz ediyor.


Türkiye’de nükleer santral yapımıyla 18 yerli grup ilgileniyor.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın özel sektör ile 2007 Ocak ayında yaptığı son toplantıya aralarında Koç, Sabancı, Ciner, Doğuş, Zorlu, Ak Enerji, Tefken, Çalık ve Akkök gibi büyük holdinglerin de bulunduğu 18 firma katıldı. Santral yapımıyla ilgilenen firmalar yasanın çıkmasını bekliyor.

Türkiye, 2020 yılına kadar Sinop ve Akkuyu’da 5 bin megavatlık santral kurmayı hedefliyor. Firmaların tekliflerinin 15 yıl boyunca en ucuz elektriği nasıl tedarik edecekleri kriterine göre alınacağı, özel sektörden uygun teklif gelmemesi durumunda nükleer santrali devletin yapacağı belirtiliyor.

Aygün: ”Nükleer enerjiye sırtımızı döndük”
ATO Başkanı Sinan Aygün, dünyada nükleer santrallerden ticari olarak elektrik üretiminin 1950'li yıllarda başladığını hatırlatarak, “Dünya 60 yıl önce nükleer enerjiye yüzünü dönerken, biz sırtımızı döndük” dedi.

Türkiye’nin nükleer enerji konusunda “Çernobil sendromu” yaşadığını ve kısır tartışmalarla vakit kaybettiğini vurgulayan Aygün, şunları kaydetti:
“Çernobil sendromu yüzünden nükleer santral kuramadık. Bugün en yakınımızdaki ülkelerde nükleer santraller bulunuyor. Ayrıca etrafımızda, 2 bine yakın yüzer-gezer nükleer santral var, nükleer denizaltılar var. Gerekli önemler alındığında nükleer enerji güvenli bir enerji türüdür. Türkiye ciddi bir enerji darboğazı ile karşı karşıya… Önümüzde iki seçenek var. Ya karanlık, ya nükleer santral.”

Düşük oranda zenginleştirilmiş 30 ton uranyum ya da 160 ton doğal uranyumun, 1000 MWe gücünde bir nükleer santralin 1 yıllık enerji üretimini karşılayabildiğine işaret eden Aygün, “Bu birkaç kamyonun taşıyabileceği kadar küçük bir yüktür. Aynı güçteki bir kömür santrali, yılda 2.6 milyon ton kaliteli kömür yakmak zorunda. Bu her biri 13 ton kapasiteli 100’er vagondan oluşan 2000 tren katarı yük demektir” diye konuştu.

Nükleer santralin küresel ısınmaya karşı da en güçlü önlem olduğunu belirten Aygün, nükleer enerjinin, kömür ve doğalgaz gibi fosil yakıtlı santrallerin neden olduğu sera gazı salınımının belli bir sınırda tutulmasını sağladığını bildirdi. Aygün, nükleer enerjiden elektrik üretiminin, Türkiye ekonomisinin uzun dönemde, elektrik enerjisi üretimindeki fiyat dalgalanmalarından daha az etkilenmesini sağlayacağını da sözlerine ekledi.

ETİKETLER: yeşil
http://www.yapi.com.tr/haberler/atodan-nukleer-santral-destegi_55379.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!