Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

ÇED de Neymiş, Kaldırın Gitsin!

Siyanür liçi yöntemiyle altın madeni işletmesine karşı yürütülen barışçıl eylemler Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ı kızdırmış; "... arada 50 kişiyi soyuyorlar, pijamaların altını giydiriyorlar, üstü yok. Yallah dışarı. Böyle gösterilerle, bilmem nelerle bu ülke bir yere varmaz..." diyor.

BirGün Gazetesi



iyanür liçi yöntemiyle altın madeni işletmesine karşı yürütülen barışçıl eylemler Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ı kızdırmış; "... arada 50 kişiyi soyuyorlar, pijamaların altını giydiriyorlar, üstü yok. Yallah dışarı. Böyle gösterilerle, bilmem nelerle bu ülke bir yere varmaz..." diyor.

Sayın Bakan hızını alamamış, Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) uygulamasına da yüklenmiş, "Ha düz duvara tırman ha ÇED raporu al" demiş ve madencilere seslenmiş; "Bana gelin bir gün Çevre Bakanı'na gidip konuşalım. Bu sorunu birlikte çözelim".

Çevre Yasası ve ÇED Yönetmeliği; ÇED'i; "Gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmalar" olarak tanımlıyor. Bir faaliyetin çevreye olumsuz etkilemesini önlemeye yönelik olarak, faaliyetin başında yapılan ilk çalışmadır.

Raporların yüzde 99'u olumluymuş
ÇED'i sınırlandıran, ayrıcalıklar yaratan pek çok yasal ve yönetsel düzenlemeler yapılmasına karşın, anlaşılan madenciler halen tatmin olmamışlar ve Kemal Ağabeylerine başvurmuşlar. Daha önce yazdığım gibi, madencilere her türlü kolaylığı sağlayan, 5177 Sayılı Maden Yasası ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile "maden arama faaliyetleri ÇED kapsamı dışına çıkartılmıştır".

Bunun yanı sıra kimi faaliyetler ÇED Yönetmeliğine eklenen geçici maddelerde zaten ÇED kapsamı dışında tutulmuştur; "7 Şubat 1993 tarihinden önce uygulama projeleri onaylanmış, izin verilmiş, ruhsat verilmiş, kamulaştırma kararı alınmış, yatırım programına alınmış ya da mevzi imar planları onaylanmış faaliyetler" ile "23 Haziran 1997 tarihinden önce güzergâhı belirlenmiş ya da yatırım programına alınmış boru hatları, enerji nakil hatları ve karayolları projeleri" için ÇED aranmamaktadır.

ÇED uygulanmayacak faaliyetler yalnızca bunlarla sınırlı değil, yönetmeliğin ekindeki listeye göre, çevreye olumsuz etkisi olacak pek çok faaliyet ÇED dışında tutulmuştur. Örneğin "madencilik projelerinde kazı döküm alanı 25 hektarın altında olan açık işletmeler" ÇED kapsamı dışında tutulmuştur. ÇED'e tabi olan faaliyetler için de ÇED prosedürünün tamamlanması süresi 38 güne indirilmiştir. Bu süre içine; proje tanıtım dosyasının incelenmesi, halkın katılımı toplantısı, ÇED raporunun sunulması, incelenmesi, değerlendirilmesi ve karar verilmesi sığdırılmıştır. ÇED'in en önemli aşaması olan halkın katılımı da bir aldatmacadan öteye geçememektedir. Şimdiye kadar Çevre Ba-kanlığı'na sunulan ÇED raporlarının yüzde 99'u hakkında "olumlu" karar verilmiştir, yani bakanlığa gelen ÇED geçiyor. Ve halen ÇED'de bürokrasiden yakınılabilmektedir. Bunun anlamı, "çevre de neymiş, bırakın kirleteyim, bırakın yok edeyim" demektir.

8 aralık'ta meydanlara
Maden Yasası değişikliği çalışmaların yapıldığı günlerde, Uşak-Kışladağ Altın Madeni'ni işleten Kanadalı Eldoradogold Firması yetkilileri, "Bergama örneğindeki gibi sorunları yaşamak istemediklerini" belirtip güvence istemişlerdi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da "Meclis'e sevk edilen Maden Yasası bu sorunları bütünüyle çözecek" demişti (Radikal- 11 Haziran 2003). Verilen güvenceler, yapılan ayrıcalıklı yasal düzenlemeler de tatmin etmemiş olacak ki; şimdi de Kemal Ağabeyleri ile Çevre Bakanı'na gidecekler. Bakarsınız Çevre Bakanı, madencilikte ÇED'i tamamıyla kaldırıverir.

ÇED'i kuşa döndürdüler, formaliteden öte geçmez oldu. Halen de hoşnut değiller. Kaldırın beyler, ÇED'i temelli kaldırın olsun bitsin. Hiç olmazsa "kral çıplak"ı daha kolay haykıralım. Küreselleşen ve vahşileşen kapitalizm, gözünü ülkemizin yeraltı kaynaklarına dikti, ne yapıp edip alıp götürecekler, çevre sağlığı ve canlı yaşamının korunması gibi kaygıları yok, yollarında hiçbir engel ve zorlama görmek istemiyorlar. Yüzde 47'lik AKP hükümeti ile de bunu yapabileceklerine eminler. O zaman iş bize, yani yaşam savunucularına düşüyor. 1 Aralık'ta Ankara'da, 2 Aralık'ta İzmir'deydik. 8 Aralık'ta da İstanbul'da ve dünyanın tüm meydanlarına olacağız, yaşamın çığlığını yükseltmek için.

Arif Ali CANGI / Avukat, EGEÇEP Dönem Sözcüsü

http://www.yapi.com.tr/haberler/ced-de-neymis-kaldirin-gitsin_57854.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!