Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

Değerlere Sahip Çıkın!

Yıkmak o kadar kolay, yapmak o kadar zor ki! Atatürk Kültür Merkezi, ihtiyacı karşılamıyor, yapı eskidi, yıkalım! Beyler, bir yapı demir, beton ve çimentodan ibaret değildir! Yapıların da yaşamları, ruhları vardır! Orası bir kültür varlığıdır.

Cumhuriyet Gazetesi/Zeynep ORAL
Değerlere Sahip Çıkın!

ıkmak o kadar kolay, yapmak o kadar zor ki! Atatürk Kültür Merkezi, ihtiyacı karşılamıyor, yapı eskidi, yıkalım! Beyler, bir yapı demir, beton ve çimentodan ibaret değildir! Yapıların da yaşamları, ruhları vardır! Orası bir kültür varlığıdır.

Orayı kültür varlığı yapan yalnızca mimar Hayati Tabanlıoğlu'nun tasarımı, çizimleri değil, yıllar boyu orada yaşananlar! Tiyatro, opera, müzik, dans, bale, şiir dolu anlar! Bu anların içimizde kopardığı fırtınalar, yüreğimize ektiği tohumlar, aklımıza düşürdüğü umutlar! Orası kentin belleği!

Atatürk Kültür Merkezi'ni yıkmakmış! Biz, orada yaşadıklarımız sonucu kimliğimizi biledik, çoğaldık, zenginleştik; oradaki deneyimlerimizle değiştik, geliştik! Şimdi bunları yok sayıp yıkamazsınız! Orası bizim kültürel belleğimiz! Silip atamazsınız!

Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Başkanı Mete Tapan ısrarla, tekrar tekrar, yıkımdan sonra orada yeniden bir Kültür Merkezi kurulacağını vurgulasa da, kimse kusura bakmasın ama.. ben bu hükümete gü-ven-mi-yo-rum! Yıkıldıktan sonra nasıl oyuna geleceğimizi adım gibi biliyorum. Buranın da rant çıkarlarının hizmetine verileceğinden hiç ama hiç kuşkum yok!

Evet, AKM'nin çok eksiği var, nasılsa yıkılacak diye yıllardır bir çivi bile çakılamıyor. Onarmak, yıkıp yeniden yapmaktan daha pahalı diyenlere söyleyeceğim ise değerleri birbirine karıştırmamak. Kültür ve sanat birikimlerine, üç verip beş almak gibi ilkel hesaplarla bakılamaz.

Başarıyı cezalandırmak
Yalnız AKM değil, üzerinde fırtınalar estirilen bir başka mekân da Darphane! Anımsarsınız, yıllarca (neredeyse 30 yıl kadar) kendi kaderine terk edilen, çöplük olarak kullanılan Darphane binaları, 1996'da Habitat Zirvesi kapsamında "Dünya Kenti İstanbul" ve "Tarihten Günümüze Anadolu'da Konut" sergileri ve ardından İstanbul Kent Müzesi kurması için 49 yıllığına Tarih Vakfı'na verildi.

Tarih Vakfı kısa bir sürede bu "çöplük"ten bir mucize yarattı! Binaları temizletti, yapısal açıdan güçlendirdi, güvenliğini sağladı, hurdacılara satılmayıp elde kalan makineleri gün ışığına çıkardı, sergi mekânları hazırdı. 10 ayda hazırlıkları tamamladı, sergileri açtı, ziyaretçiler doldu taştı... İstanbul Kent Müzesi için bağlantılar kuruldu, kavram belirlendi, mimari program çizildi, hazırlıklara başlandı...

O gün bugün, yani 11 yıldır burası sanatla, kültürle ilişkisi olan insanların uğrak yeri oldu, Etkinlikler birbirini izledi. Dile kolay 600 kadar sanatsal etkinlik! Birçoğunun tadı damağımda, coşkusu yüreğimde, öğrettikleri belleğimdedir!

Sanırsınız ki, Kültür ve Turizm Bakanlığı bu başarıdan dolayı Tarih Vakfı'nı kutlayıp madalya verdi ya da verecek! Yanıldınız! Bizde âdet olduğu üzere başarı cezalandırılır.

Daha ilk günden (temizlendi onarıldı ya) burası herkesin iştahını kabartmaya başladı: Tarih Vakfı yöneticileri "tarihe zarar verdikleri" gerekçesiyle Ağır Ceza Mahkemesi'ne verildiler. Tapudaki irtifak hakkının iptali davası açıldı. Yani Vakıf çıkarılmak istendi. Dava, Vakıf lehine sonuçlandı: Yani Tarih Vakfı tarihe zarar vermemişti; tam tersine, yapılan uygulamalar doğruydu, Tarih Vakfı, Darphane tapusuna sahip olmaya devam edecekti... Bu arada "İstanbul Müzesi" için verilmişti ya yapılar, yeni hükümetle göreve gelenler, bu düşünceden vazgeçmişlerdi.

Sevgili Okurlar, şu yukarıdaki paragrafta özetlediğim dava süreci tam 7 yıl sürdü! Yazıyla yedi yıl! Bir yandan etkinlikler, bir yandan mahkemeler... Öte yandan Kent Müzesi Projesi... Gelin görün ki, Koruma Kurulu'nun aldığı bir karar Vakfın elini kolunu bağlıyor. Çünkü restorasyon projesi, ancak işleve bağlı olarak yapılabilir. Ve bu işlev (kent müzesi) hükümet değişikliğinden sonra Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın tasarrufuna geçti. Geçen yıl İstanbul 2010 Kültür Başkenti ilan edilince, Kültür Bakanlığı, Tarih Vakfı'na bir öneride bulundu: "Bize hakkınızı devredin, birlikte kuralım müzeyi.. Bakanlık, Vakıf, İstanbul Büyük Şehir Belediyesi ve Valilik birlikte işletelim."

Tarih Vakfı kabul etti. Mutabakat sağlandı. Protokol hazırlandı. Tarih Vakfı model oluşturup öneri hazırladı. Bakanlığa yolladı. Ve yanıt bekledi... Beklerken beklerken... Sürpriz!!! Darphane binaları yıkılmaya eğimli, can mal güvenliği yok diyerek bir rapor ve Bakanlığın yazısı döne dolaşa Eminönü Belediyesi Zabıtası'na ulaşmamış mı! Dâhiyane (!) formül diye ben buna derim!

Devlet - sivil toplum ilişkisi
Tanrı aşkına el insaf! Devlet işine geldiği vakit, başı sıkıştıkça sivil toplum kuruluşunu bağrına basacak, canı istedi mi canına okuyacak! Geçen yıl UNESCO ve Avrupa Birliği, Türkiye STK'leri dışlıyor dediğinde, İstanbul "Tehlike Altındaki Kültür Mirası'' listesine alınmak istendiğinde, Bakanlık, yukarıdaki protokolü sunmuştu, bakın biz STK'lerle işbirliği içindeyiz diyebilmek için!

Açıkçası, Bakanlığın bu tutumundan sonra onların hangi sözüne güvenebilir insan? Darphane yapıları yıkılma tehlikesi içinde olup can, mal güvenliği yoksa, Bakanlık burayı alıp yıkacak mı? Yoksa Tarih Vakfı'nı buradan atıp.. başka amaçlar için mi kullanacak?

Bakanlık geçen yıl İstanbul Kent Müzesi için Tarih Vakfı'na Sirkeci Garı'nı önermişti. Sakın bu da bir olta olmasın? Bu muhteşem yapının geleceği Marmaray'a bağlı olduğuna göre bu da bir oyalama taktiği olmasın?

Özel müzelerin başarısını dilinden düşürmeyen Kültür ve Turizm Bakanı, Darphane yapılarını ve Kent Müzesi Projesi'ni de özelleştirmek mi istiyor? Çulsuzlar bu işleri yapamaz mı diyor?

Bakanlığın hazırlattığı, Darphane yapıları yıkılma tehlikesinde, can mal güvenliği yok raporu fos çıktı. İTÜ'nün hazırladığı gerçek raporda tehlikeli bir durum olmadığı saptandı. Peki şimdi Bakanlık yeni gerekçeler mi icat edecek?

Bu ve benzeri soruların yanıtlarını bilmiyorum. Bildiğim, İstanbul'un bir Kent Müzesi yok! Ama Kent Müzesi'ne müthiş gereksinimi var! Tarih Vakfı Başkanı Halim Bulutoğlu'nun deyişiyle "İstanbul'da hangi kültürlerin var olduğunu bilmeyenler, bir arada nasıl yaşar?"

Tarih Vakfı'nın asıl meselesi Darphane binalarını elinde tutmak değil, bir an önce İstanbul Kent Müzesi'ni gerçekleştirmek. Önümüzde eşsiz bir fırsat var: 2010 İstanbul Kültür Başkenti! Bakanlığın görevi STK'lerin önünü açmak olmalı, çalışmalarını engellemek değil! Bakanlık bir an önce, mutabakata varılan protokolü hayata geçirmeli! STK (Burada Tarih Vakfı), yerel yönetim işbirliği ve devlet desteğiyle gerçekleştirilecek Kent Müzesi muhteşem bir örnek olabilir. Yeter ki, bu kültür projesi inatlaşmalarla yok edilmesin, rant çıkarları ön plana geçmesin, sağduyuyla çözüm üretilsin!

http://www.yapi.com.tr/haberler/degerlere-sahip-cikin_52314.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!