Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

Formula'nın Şampiyonu Şimdiden Belli: Akfırat

Formula 1 (F1), yeni bir kent yaratıyor. Bölgedeki tarlalar hızla değerlendi, kısa sürede satılık yer kalmadı.

Radikal



ormula 1 (F1), yeni bir kent yaratıyor. Kurtköy'den F1 pistinin bulunduğu Akfırat beldesine kadar uzanan geniş ve pürüzsüz otoyolun kenarlarına, bir yıl içinde F1'e nazır yüzlerce villa yapıldı, arsaların değeri dört ila 10 kat arttı, bir yıl içinde 7 bin 800 tapu el değiştirdi. Tarla satışından para kazanan köylülere, bir de iş sahası açıldı. Köylüler, F1'e işçi yazılıyor, dere suyu taşıyıp satıyor.

Formula 1 bereketi

Formula 1 Türkiye Grand Prix'sine ev sahipliği yapacak Akfıratlılar, startın verileceği 19 Ağustos'a, yarış pistinin 'dışından' hazırlanıyor. Piste uzanan ve bağlanan yollar, yapım çalışmaları halen sürse de, geniş ve pürüzsüz asfaltıyla göz alıyor. Yol kenarlarında yapımı tamamlanan veya süren yüzlerce villa, F1 pistine nazır alıcı bekliyor. Boş arsalar ise büyükçe tabelalarıyla 'sahibinden satılık' olduklarını duyuruyor.
Formula 1'in 'hatırına' elden geçirilen otoyol, hem Akfırat beldesi ve ona bağlı Tepeören Köyü'ne, hem de Orhanlı beldesine bağlı Göçbeyli Köyü'ne bağlanıyor.

Mazi içinde bir yara

Akfırat beldesi, ilk olarak Ocak 2003 tarihindeki bir operasyonla kamuoyu gündemine gelmişti. İddiaya göre Yaşar Yılmaz adlı bir kişi kendisini şeyh ilan etmiş, 13 bin kişinin yaşadığı beldede İslami bir yönetim uygulamaya başlamıştı. 63 yaşındaki Yılmaz'ın 15 cariyesi ve 890 dönüm çiftliği vardı. Ve bir iddiaya göre de Yılmaz, beldede TV izlenmesini dahi yasaklamıştı.
Akfırat Belediye Başkanı Hilmi Yıldız bu operasyondan bir yıl sonra talihi dönen beldesinden bahsederken, geçmişe hiç değinmek istemiyor. Yıldız, "F1 benim projemdi. Motor sporları, araba ve hız hastasıyım! Göreve geldikten kısa bir süre sonra bu konu gündeme gelince çok sevindim. Gökte aradığımı yerde buldum" diyor.

Bir yılda sosyete oldu

Yıldız'ın verdiği bilgiye göre F1 pistinin bölgede inşa edileceği duyulunca, dönümü 5 bin-10 bin YTL arasında değişen arsa fiyatları 20 bin-100 bin YTL'ye çıktı. Yine bir yılda 7 bin 800 tapu el değiştirdi ve böylece ortalama 3 bin hektar arazi satıldı. Belediyeden ruhsat alan 15'i aşkın inşaat şirketi, bölgede 1200 villa tipi konut inşa etti ve bunlardan 400'ü tamamlandı.
Belediye Başkanı Yıldız'a göre hali hazırda 6 bin 'kalburüstü' sakinin yerleştiği Akfırat, villalar tamamlandığında 20 bin ek nüfusa sahip olacak. Kentin trafik ve keşmekeşinden kaçan zenginlerin Akfırat'ı tercih ettiğini belirten başkan Yıldız, temiz havası ve bozulmamış doğasıyla Akfırat'ı, kentin terası yapmayı tasarlıyor.

Sahtekârlar işbaşında!

Yıldız, en çok, belediyeye ait orman arazisinin bazı uyanıklarca sahte belgelerle satılmasından yakınıyor. Yıldız'ın, "Satılacak arsa kalmayınca bu yola başvurdular" sözüne, emlakçı Gülağa Yeter hak veriyor. Yeter, "Satılmadık ya iki ya da üç arsa kaldı" diyor.
Akfırat'a bağlı 2 bin nüfuslu Tepeören'de dokuz emlakçı arsa satıyor. Pistin bulunduğu arazi bu köyün sınırlarına dahil olduğundan, arsa satışından en kârlı çıkan Tepeören olmuş. Beş yıldır emlakçılık yapan Yeter, arsa fiyatlarının mevkiine göre 15 bin-80 bin YTL arasında, villaların da 120 bin-300 bin YTL arasında değiştiğini söylüyor.


Villacılar çok memnun
Formula 1, inşaat şirketlerinin de yüzünü güldürmüş. Bölgede iş yapan bir inşaat şirketinin ortağı olan Engin Hacıhasanoğlu, Tepeören yolu üzerine 2003 yılında başladığı villaların değerinin iki kat arttığını belirtiyor. Müteahhit Hacıhasanoğlu'nun üç yıl önce 400 bin avroya aldığı ve üzerine 34 villa inşa ettiği arazisi, söylendiğine göre şimdi 1.5 milyon avro değerinde.
Bu konutlar F1'den önce bitseydi, bugünkü fiyatının çok altında, 80 bin-100 bin YTL'ye satılacaktı. Oysa bugünkü değeri 120 bin-200 bin YTL. Kısacası bölge, Formula 1 sayesinde altın çağını yaşıyor...

Kalan mutlu göçen pişman

Bölgedeki şanslı köylerden biri de Göçbeyli. Süt mandıraları ve seralarıyla göze çarpıyor. 1964'te, Ordu'dan göçenlerce kurulmuş. Mülk sahipleriyle 40 yıldır davalık olan köylüler, sonunda dörder dönüm arsa karşılığı ellerindeki fazla toprağı teslim etmiş.
İki yıl öncesine kadar salatalık yetiştirip Kadıköy Sebze Hali'ne satarak ve mandıracılık yaparak geçinen 1500 nüfuslu köy, köy azası Naim Bürce'nin deyimiyle, F1'den çok nasiplenmiş. Köyün tapusuz arazileri iki kat değerlenerek, 15 bin-25 bin YTL'ye alıcı buluyor. Altı dönüm arazisi olan Bürke, "Şu sıralarda satmam. Tapu sorunu çözülsün, daha çok paraya satarım" diyor.

2 bin 500 YTL maaş

Arazi değerlenirken, köyün işsiz gençleri de pistte çalışmaya başlamış. Halen 15 köylü maaşlı işçi. Diğer kazanç kapısı ise, pistin çimlerini sulamak üzere köyden geçen Riva Deresi'nden su taşıma. Kendi tankerleriyle dereden çektikleri suyu 2 bin 500 YTL maaşla piste taşıyorlar.

Köy muhtarının kardeşi

Mustafa Hünük, 20 gün öncesine değin üç ayrı tankerle yaptığı taşımacılığı, koşullar değişince bırakmış: "Bundan önce ton başına 2.5 YTL alıyorduk. Yani parça başı çalışıyorduk. Maaşlı sisteme geçilince gelir üçte bir düştü. Ben de ayrıldım."
Bu arada, köylüler 'salatalık toplantısı' için köy kahvesinde toplanmaya başlıyor. Naim Bürce, kalabalığı göstererek, muzip biçimde, "Köyün adı, gelen her kişi köyden kaçtığı için 'Göçbeyli' kalmış. Şimdi kalan mutlu, giden pişman" diyor.

http://www.yapi.com.tr/haberler/formulanin-sampiyonu-simdiden-belli-akfirat_31527.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!