Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

Gösterilen Silah Kullanılacaktır

Sezer tarafından iki kez veto edilen 2B arazilerinin satışına izin veren yasa tasarısı yeniden gündemde. Üstelik şimdi Çankaya’da AKP’nin talan harekatını veto etmesi söz konusu olmayan Abdullah Gül var. 2B meselesinin ABC’sini ve AKP’nin alicengiz oyununu TEMA Vakfı Kampanyalar Genel Koordinatörü Olcay Bingöl’den dinliyoruz.

Express Dergisi/Hüseyin USTAOĞLU
1 Gösterilen Silah Kullanılacaktır

ezer tarafından iki kez veto edilen 2B arazilerinin satışına izin veren yasa tasarısı yeniden gündemde. Üstelik şimdi Çankaya’da AKP’nin talan harekatını veto etmesi söz konusu olmayan Abdullah Gül var. 2B meselesinin ABC’sini ve AKP’nin alicengiz oyununu TEMA Vakfı Kampanyalar Genel Koordinatörü Olcay Bingöl’den dinliyoruz.

“2B” nedir, oradan başlayalım...

2B işgal edilmiş orman alanlarının kadastro marifetiyle, yani devlet eliyle orman sınırları dışına çıkarılmasıdır. 2B kısaltması 1982 Anayasası’ndaki 6831sayılı orman kanunun 2. maddesi, Bendi için kullanılıyor. 1982 Anayasası’nda ormana ilişkin iki madde var, 169. ve 170. maddeler. Bu maddeler 31 Aralık 1982 tarihinden önce “bilim ve fen” bakımından orman niteliğini tamamen kaybetmiş yerlerin değerlendirilmesi, orman dışına çıkarılması ve orman köylüsü dışındakilere satışının engellenmesini düzenler. Bu tanım önemli, çünkü ekosistem açısından baktığımızda hiçbir orman, orman olma niteliğini kendiliğinden yitirmez. Bin orman ancak ya yanardağ patlamasında korlar altında kalır veya deniz yükselir, ormanı yutar. Başka herhangi bir durumda zarara uğrayan orman, niteliğini zaman içinde tekrar kazanır. Kentler bile terk edildikten sonra, Maya tapınaklarında olduğu gibi, orman tarafından yeniden geri alınır. Bu açıdan, bu ifade çok önemli ve çok iyi düşünülerek yazılmış bir cümle. Orman niteliğindeki bir yer, “bilim ve fen bakımından” niteliğini kaybetmez, insan eliyle kaybettirilir.

Bu maddede anlatılmak istenen ne?


Diyorlar ki “burası orman değildi, ormana dönüştürülemez de, çünkü bilim ve fen bakımından bu vasfı yitirmiştir.” Ancak bunlar nasıl kullanılacağı belli olmayan araziler. 1982 Anayasası, bu arazilerin orman köylüleri dışındakilere satışını engelliyor. Orman köylülerine bu arazilerin satılması için biçilen bir tutar var. Ama orman köylüleri hiçbir zaman buraları satın alamadı, çünkü orman köylüsü gerçekten yoksul. Basından gördüğümüz kadarıyla, yeni anayasa tasarısında131. madde altında169. ve 170. maddeler birleştiriliyor ve geçerlilik tarihi 23 Temmuz 2007, yani seçimin hemen ertesi gününe genişletiliyor. Yani geçmiş süre uzatılıyor, üzerinde oynama yapılıyor.

23 Temmuz’a, seçimin hemen ertesi gününe uzatılması çok manidar değil mi? Aleni bir seçim vaadi olduğunu düşündürmüyor mu?

Aynen öyle. Bu tarih bunu gösteriyor.Bu komplo teorisi ya da öküz altında buzağı arama durumu değil. Durum çok net. Ormanlar Türkiye’de en çok kullanılan oy toplama kapısıdır. Yıllarca orman arazilerinin işletmesi ve işlettirilmesi üzerinden oy toplanmaya çalışılmıştır. 2B7de de durum budur. 2007’ye getirilmesi büyük bir pazarlık konusudur, o nedenle bu tarih seçimlerin bir gün sonrası olarak ayarlanmıştır.

İşin özeti şu: “gel sen işgal et, özel ihtiyacın için kullan. Sonra orası oradan istifade edenlere satılsın.” Zaten “oradan istifade edenler” dediğiniz zaman, doğrudan orayı işgal edene satıyorsunuz demektir.

Geçmiş süre üzerinde niçin oynama yapılması isteniyor?

Bu madde, 1982 – 2007 arasındaki uzun dönem içinde işgal edilen arazileri içine alıyor. Dört ayrı kategori var aslında üzerine düşünmemiz gereken. 2B bunlardan sadece biri. 2B haricinde, devlet ormanlarının özel tahsisi yoluyla verilen araziler var, golf sahaları ve maden arazileri gibi. Acarkent ve Beykoz Konakları gibi 1945’teki devletleştirmeden sonra mahkeme emriyle bireylerin geri aldığı özel ormanlar da var.

Peki cezai bir uygulama yok mu?

Mevcut anayasanın suçlarla ilgili bölümünde, “zarar verebilecek faaliyete izin verilmez, suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz” gibi cümleler var. Bunlar yeni anayasada hiçbir şekilde değiştirilmeden bulunmak zorunda. Yeni anayasa tasarısında bu hükümlerin etkinleştirilmesi gerekirken, propaganda yasağı metinden tamamen çıkarılmış. Ormanı yakmak, yok etmek ve daraltmak suçları dahil olmak üzere, her türlü orman suçunun genel ve özel af kapsamına alınmasına izin verilmiştir. Bu düzenlemenin yasalaşması durumunda, siyasal partiler, ormanların yok edilmesine yol açabilecek siyasi propaganda yapabilecek. Ve bu suçlar genel ve özel af kapsamına alınabilecek. Yani ormanlara zarar verebilecek her türlü harekete kapı aralanıyor. “Sen orayı yak, yerleş, ben bir af çıkarırım”a geliyor iş.

131. maddeyi açalım biraz...

Şu anki anayasada ilgili madde diyor ki “Devlet ormanların korunması ve genişletilmesi için gereken tedbirleri alır. Bütün ormanların gözetimi devlete aittir. Yanan ormanların yerinde ve orman içinden nakledilen köylerin halkına ait arazilerde derhal yeni ormanlar yetiştirilir. Bu yerlerde, tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bu yerler imara açılamaz. Devlet ormanları mülkiyeti devrolunamaz ve kanunu göre bunlar devletçe yönetilir, işletilir.” Şimdi bu maddede yer alan “devletçe yönetilir, işletilir” kısmına 131. maddede “ve işlettirilir” ekleniyor. Bu da, bu arazilerin üzerinde özelleştirmeye kapı açıyor. “İşlettirilir” demek işletmeyi başka özel bir kuruma vermek demek. Bu da orada neler olacağına dair bir fikir veriyor. Şu anki anayasada 169. maddede yer alan korumaya ilişkin hükümler aynen muhafaza edilmelidir. Aynı maddenin 2. fıkrasında yer alan ormanların devletçe yönetilip işletilmesi gerekliliği de aynen korunmalıdır.

Yasanın savunmasını yapalar Sultanbeyli örneğini veriyor...

“2B arazilerini ne yapacağız, bu insanları sokağa mı atacağız” şeklinde bir sömürü var. “Kocaman bir şehir kurulmuş burada” diyorlar, çözüm önerisi sunmuyorlar. Orası ve benzeri yerler siyaseten yapılmış hataların bir sonucudur.

TEMA’nın bu konuda çözüm önerileri var. 2B oluşumunun önce durdurulması, yani Anayasa ve Orman Kanunu’nda bu düzenlemelerin kaldırılması ve sorun çözümleninceye kadar geçici madde olarak düzenlenip bir süre sonra tamamen hukuk sistemimizden çıkması gerekir. 2B olarak kabul edilecek yerlerin kadastral olarak tespiti ve bu işin kullanım kadastrosunun da tamamlanması ve “Toplu Yerleşim Alanları”nın tespiti ve bu tespit dışında kalan bütün işgalci yapılaşmaların yıkılması zorunluluktur. Sultanbeyli vb gibi toplu yerleşim alanı olan yerlerde, gerçek anlamda sosyal sorumluluk içeren “kentsel dönüşüm”ün uygulanması ‘tasi mümkünse) ve sağlıklı bir kentleşme oluşturularak buralarda mülkiyetin devlette kalması koşuluyla, hak sahibi görünen kişinin mal varlığına denk olarak, ya kendisine 2B dışında bir yerde bir taşınmaz edinme fırsatı verilmeli ya da hak sahibinin mal varlığına denk değerde ve aynı bölgede yeni tahsis edilecek taşınmazda 49 yılı aşmamak koşuluyla yararlanma hakkı sağlanmalı veya anayasa ve Medeni Kanun’da bir değişiklik yapılarak süreli mülkiyet veya benzeri yeni hukuki kavram oluşturulmalıdır. Böylece 2B arazilerinin hiçbir şekilde tam olarak özel mülkiyete konu olmaması ve en önemlisi de bu konudaki beklentinin yok edilmesi sağlanabilir.

Bu konuyla ilgili açılan kamu davaları var mı?

Bizim açtığımız davalar var. Ama şu an için bu yasa tasarı halinde olduğundan, sadece orman içi işgal edilmiş alanlarla ilgili davalar açılıyor.

Sorgun’daki dava kazanıldı...


Ama Sorgun Ormanı ve Kumulları 2B değil. Orada başka bir usulsüzlük var. Orası Mayıs 2007’de birinci derece Sit alanı olarak tanımlandı.

Kaz Dağları’nın statüsü ne?

Kaz Dağları milli parktır. Milli parklar kapsamı farklı. Maden Kanunu’nun ilgili yönetmelikleri bu alanlarda maden aranmasına izin verebiliyor. Bir başka örnek, , Kırklareli Saka Gölü Langoz Ormanları mesela. Bu ormanlar 3 Kasım 2007 tarihine kadar “yaban hayatı geliştirme sahası” idi. Ama bu tarihten sonra Langoz Ormanları milli park olarak belirlendi. Bu değişiklikle, milli parktan boru geçirerek İstanbul’a su getirmenin önü açıldı.

Önceki dönemlerde Ahmet Necdet Sezer bu yasayı veto etti, ama sonra iş masa tenisine döndü...

Evet, ikinci kez de veto etti. 2003’te “bir daha görüşelim” diyerek geri gönderdi. 2005’te Orman Bakanı Pepe, mart ayında bu konunun tekrar gündeme geleceğini açıkladı. TEMA Vakfı’nın da içinde bulunduğu “Ormanlarımıza Sahip Çıkalım Birliği” bir toplantı yaptı. 2006 ocak ayında Başbakan Erdoğan, “2B’de işbirliği oluşturamadık, şimdilik rafa kaldırdık” dedi. Ekim 2007’de Çevre ve Orman Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı’nın teknik çalışmayı tekrar başlattığı söyleniyor. Abdullah Gül’ün veto edip etmeyeceği tabi belli değil. Veto etmesi için kampanyalarla kamuoyuna ses oluyoruz.

Hükümet bu kampanyalara ve eylemlere ne tepki veriyor?

2B’de ya da Maden Yasası’nda veya enerji ile ilgili konularda bir takım düzenlemeler yapılması gerektiğini söylediğinizde, genelde savunma veya suçlama yapılıyor. Halbuki TEMA çözümden yana. Biz diyoruz ki, 2B kavramının tamamen hukuk sisteminden çıkarılması lazım. Bu kavramın varlığı sinemadaki “filmin başında görülen silah filmin sonunda mutlaka kullanılacaktır” kuralından hiç farklı değil. Vatanını sevmek; toprağını sevmek, ormanını sevmek, denizini, gölünü, dağını sevmek, hayvanlarını sevmek, insanlarını sevmektir. Maden Yasası’nı, ormanların yok olmasını savunmak mı vatanseverlik? Elinde bayrakla dolaşmak mı vatanseverlik?

ETİKETLER: yeşil
http://www.yapi.com.tr/haberler/gosterilen-silah-kullanilacaktir_58369.html

Read Comment Section
1 Yorum Yorum Yaz
  • Öyle bir yazıyorsunuz ki! El insaf yani. Sanki 30 sene önce ormana madenciyi sokan AKP idi. Gelin buralara ev yapın, işgal edin sonra biz tapu veririz, imara açarız diyen AKP idi. Devletin ormanına tapuları çıkarıp satan sonra da burası'orman' deyip, bedelini geri ödemeden tapuları iptal eden AKP idi.El insaf.... YANITLA
1 yorumdan 1 tanesi gösteriliyor. 
Yorumunuzu ekleyin
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın
Haftanın ürünü Newlux PC Modüler Paneller

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!