Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

İki Dünya Kentine İki Yeni Kule

Geçtiğimiz hafta dünya, iki dünya kenti Paris ve St. Petersburg'a yapılacak olan iki yeni gökdeleni konuştu. Mimarlık dünyasının en önde gelen isimlerinin katıldığı iki uluslararası yarışmanın sonuçlarının açıklanmasının ardından tartışmalar sürüyor.

yapi.com.tr
İki Dünya Kentine İki Yeni Kule




















Geçtiğimiz hafta dünya, iki dünya kenti Paris ve St. Petersburg'a yapılacak olan iki yeni gökdeleni konuştu. Mimarlık dünyasının en önde gelen isimlerinin katıldığı iki uluslararası yarışmanın sonuçlarının açıklanmasının ardından tartışmalar sürüyor.

The New York Times gazetesi yazarı Nicolai Ouroussof, 4 Aralık tarihli yazısında şöyle diyor : "Gözalıcı gökdelenlerin yarattığı çılgınlık, mimari için hem iyi hem de kötü oldu son yıllarda. Gökdelenler, yaratıcılıkta bir patlama gerçekleştirdiyse de, moda akımlarının yeni keşiflere tercih edildiği bir atmosfer de yarattı. Öyle ki, mimarlar manasız bir kalabalığın önünde kanişlerini gururla gezdiren tiplere benzedi."

Bu yeni "çılgın dünya" geçtiğimiz hafta sonuçlanan ve uluslararası mimari dünyasının en önde gelen isimlerinin katıldığı iki uluslararası yarışmanın ardından yine gündemdeydi. Buna sebep olan ise Paris ve St.Petersburg'da yapılacak iki yeni gökdelendi.

Yarışmaların sonuçlarının açıklanmasının ardından, Paris'in Pritzker ödüllü mimar Thomas Mayne tarafından yapılacak Phare (Fener) Kulesi'ne; St. Petersburg'un ise RMJM Mimarlık'ın Londra ofisi tarafından tasarlanan ancak büyük tartışmalara yol açan Gazprom City binasına ev sahipliği yapacağı duyuruldu.

Phare Kulesi
Paris’in dışında, Avrupa’nın Londra’daki London City’den sonra en büyük ticaret merkezi olarak kabul edilen La Défense bölgesinde yer alacak.300 metre yüksekliğinde olacak gökdelen, Paris'in sembolü 324 metrelik (yükselticileriyle birlikte) Eyfel Kulesi’nden sonra kentin en yüksek ikinci binası olacak. Kentin güneydoğusunda yer alan 180 metrelik Montparnasse Kulesi dışında, son 30 yıldır Paris’te yüksek binaların yapımına izin verilmiyordu. 2012 yılında tamamlanması beklenen ve "Phare Kulesi" ismini taşıyacak binanın toplam maliyetinin ise 800 milyon euro civarında olacağı öngörülüyor.

Çift kat çelik ve camla kaplanacak Phare Kulesi’nin ikiz yapısı, dikdörtgen bir zemin üzerinde, rüzgar türbinlerinin yer alacağı organik yapısıyla yükselecek. "İkonografik" olarak yorumlanan gökdelenin önemli bir özelliği ise binanın ekolojiye olacak katkısı. Yapısındaki rüzgar jeneratörleri sayesinde kendi kendini ısıtan ve çift katlı çelik-cam karışımıyla kendi kendini soğutan bir mekanizmaya sahip olacak bina, ekolojik binaların prototipi olmaya şimdiden aday gözüküyor.

Nikolai Ouroussof bu tasarımı şöyle değerlendiriyor: "Yarışmaya katılan diğer ünlü isimlerin projeleriyle bir karşılaştırma yaparsak Mayne’in, hipnotize edici güçte bir bina yaratmak istediğini söyleyebiliriz. Paris merkezinden görülen binanın tiril tiril dış cephesi sofistike bir görünüm sergiliyor. Ama daha yakından bakıldığında, çapraz çelik kirişlerin tuttuğu perforeli metal yüzeyin de algılanışıyla, binanın daha adaleli bir görüntüsü olduğunu farkediyorsunuz. Perdenin aurası hoş bir titreşim yaratıyor ve tasarımın yüzeysel olmadığını gösteriyor. Bir tripod etkisi yaratan devasa çelik bacaklar üzerine kurulu kule, metro bağlantısıyla, yaya ve tren trafiğinin alttan akışına izin veriyor. Delikli metal eteğinin altındaki dev yürüyen merdivenler, restoran ve cafelerle dolu lobi katına ulaşmak için 30 metreden fazla bir yüksekliğe çıkıyor. Binanın enerjisi La Defense’ın kent içindeki şöhretinin pabucunu dama atacak gibi gözüküyor.

Fiziksel ve sosyal esnekliğiyle Paris’teki Lyon Garı ya da New York’taki Grand Central Terminal gibi başyapıtlarının örneği olduğu makine çağı etkisini hatırlatıyor. Plazayı lobiye bağlayan yürüyen merdivenleri tırmandığınızda, binanın güney tarafındaki en sert güneş ışığını bile yansıtan çift katmanlı kabuğu üzerinden, kentin batıda Arc de Triomphe’a kadar uzanan baş döndürücü görüntülerini görebiliyorsunuz. Kuzey tarafında ise yüzey, transparan cam dokuyu ortaya çıkartacak şekilde tasarlanmış. Kulenin zirvesinde ise, rüzgarın yıpratamayacağı bir düzenekte yer alan anten kümesi elektrik enerjisi sağlayacak. Mayne psikolojik olarak izole edilmiş bu bölgenin beklenmeyen güzelliğini öne çıkaracak bir yapı tasarlayarak Paris’in son nesilde yapılan en güçlü işlerinden birine imza atmış. "

Diğer gökdelen ise Rus enerji devi Gazprom’un St. Petersburg’daki yerleşkesi olacak Gazprom City. Ancak Barok mimarisiyle meşhur olan ve UNESCO tarafından dünya mirası listesine alınan St. Petersburg kenti sakinleri, şu anda en yüksek binanın 121 metre olduğu kentte, 395 metrelik dev gökdelenin yaracağı görüntüyü tartışmakla meşgul. Gazprom’un yükselişinin sembolü olarak gördüğü 77 katlı kule, Neva ırmağının yakınlarında; Smonly Katedrali’nin ve Büyük Petro’nun kızına ithafen, mimar Bartholomeo Rastrelli’ye (1700-1771) yaptırdığı, St. Petersburg’un barok mimarisinin en önemli örneklerinden olan manastırın tam karşısında yer alacak.

Gazprom tarafından düzenlenen ve Jean Nouvel, Massimiliano Fuksas, Jacques Herzog&Pierre de Meuron; Rem Koolhaas, Daniel Libeskind gibi dünyaca ünlü mimarların katıldığı yarışmanın birincisinin RMJM Mimarlık’ın Londra Ofisi olarak açıklanmasından sonra, böylesi bir gökdelenin kentin armonisini bozacağını düşünenler de fikirlerini belirtmekte gecikmediler.

Star mimarların yarışmaya katılmasını ve internet sitesi üzerinden yapılan halk oylamasını, dev şirketin kente yapacağı müdaheleyi meşrulaştırmanın bir yolu olarak görenlerin bir kısmı, yarışma sonuçları açıklanınca palyaço kılığına girip ellerinde projenin ismi olan “Gazprom Şehri”ne atfen “Deliler Şehri” yazılı pankartlarla protesto gösterisi yaptı. Mısır koçanını anımsatan binanın inşasına karşı çıkan St. Petersburg Mimarlar Odası ise, şehir düzenleme kanunları arasında kentin bu bölgesinde bu ölçüde bir bina yapımına izin veren bir madde olmadığını ileri sürerek, Gazprom City konusunu yargıya götüreceklerini belirttiler. Bir diğer hareketli an ise, yarışmada jüri üyeliği yapması için çağrılan Japon mimar Kisho Kurokawa sayesinde yaşandı. St: Petersbug’un daha alçak yapılardan oluşması gerektiğini savunan ve mevcut durumda inşaatı süren projeleri yeren iki sayfalık bir metin okuduktan sonra jüri üyeliğinden çekildiğini söyleyen Kurokawa, New York Times gazetesiyle yaptığı telefon röportajında, böylesi bir gökdelen tasarımını kültüre ve eski kent anlayışına duyarsızlık olarak algıladığını belirtti. Jüride bulunan diğer iki üye Norman Foster ve Rafael Viñoly de, Kisho Kurokawa'nın boykotuna katıldı ve jüriden ayrılarak son seçimi Gazprom ve politikacılara bıraktı.

UNESCO Dünya Mirasları Merkezi ise, Rusya Federasyonu devlet kurumlarına Gazprom City proje yarışması ve St. Petersburg şehrinin tarihi merkezine inşa edilecek gökdelen hakkında devletin yaklaşımını öğrenmek amacıyla resmi bir yönerge gönderdi.

St. Petersburg Mimarlar Birliği, State Hermitage Museum’un müdürü ve diğer gruplar projenin hayata geçirilmesi halinde adli yollara başvuracaklarını belirttiler. Hukukçu Mikhail I. Amosov, dev gökdelenin, St. Petersburg’un iki yüzyıldır değişmeyen ufuk çizgisini bozacağını söyledi. Amosov: “Sonunda geçmiş nesillerden bize emanet edilen St. Petersburg’u kaybedeceğiz.” dedi.

Öte yandan Gazprom’un üst düzey yöneticilerinden Aleksei B. Miller, gökdelenin St. Petersburg’un yeni sembolü olacağını söyledi. Miller: “Bu yeni, modern proje,yeni ve modern bir medeniyetin yaşadığı St. Petersburg’da yeni bir zihniyetin doğumuna işaret edecek. St. Petersburg’lular bu yeni ekonominin ve çağdaş dünyanın nabzını hissedecekler.” dedi.

RMJM’nin İngiltere yöneticisi Tony Kettle ise, gökdelenin St. Petersburg’un Barok mimari öğelerini anımsatacağını söyledi.Kettle: “Biz St. Petersburg semasını zarifçe ikiye ayıracak bir tasarım gerçekleştiriyoruz” dedi. RMJM’nin Moskova yöneticisi Philip Nikandrov ise, projenin en çokt epki çeken öğesi olan gökdelenin yüksekliğinin yeniden düşünülebileceğini belirtti.

St. Petersburg valisi Ms. Matviyenko ve Rusya Başkanı Vladimir V. Putin ise projeye olumlu bakan tarafta yer alıyorlar. Ms. Matviyenko, proje alanının St. Petersburg’un Unesco’nun kültürel miras kapsamına aldığı tarihi merkezinin dışında olduğunu vurgularken, Gazprom’un iş merkezinde kuracağı yeni petrol firmasının St. Petersburg ve Rusya’ya oldukça büyük fayda sağlayacağını da belirtti. Matviyenko: “Kenti finans ve ekonomi merkezi haline getirmezsek, gereksinimimiz olan kaynaklara hiçbir zaman ulaşamayız ve kentin merkezindeki eşsiz mimari kültür de gözlerimiz önünde bakımsızlıktan erir gider.” dedi.

RMJM’nin kazanan projesi, içinde ofis ve konutların yeralacağı dönen bir cam kule tasarımı. Söz konusu kule, 300 yıl önce Büyük Petro tarafından yaptırılan 121 metre yüksekliğindeki Peter ve Paul Katedrali’nin 3 katından da fazla bir yükseklikte, yaklaşık 395 metre olacak.
Proje sayfasında yapılan açıklamaya göre 2016 yılında tamamlanacak Gazprom City’de, iş merkezleri, ofisler, 5 yıldızlı bir otel ve St. Petersburg şehrinin ilk yerleşkelerinin bulunduğu bir tarih müzesi de bulunacak.

Herzog & de Meuron'un yarışma tasarımı

Rusya’nın en büyük ikinci şehri olan St. Petersburg'da tarihi doku nedeniyle şehrin merkezinde inşaat yasağı bulunuyor. St.Petersburg’un dünyanın en güzel şehirlerinden biri yapan özellikleri, sarayları ve kanallarının planlamadaki başarısı ve şehri çevreleyen Çar dönemine ait parklar ve yeşil alanları. St Petersburg aynı zamanda, Rus edebiyatının en büyük isimlerinden Alexander Puşkin, Fyodor Dostoyevski, Leo Tolstoy gibi ünlü yazarların, müzik, opera ve balenin en önemli merkezlerinden Mariinsky Tiyatrosu’nun şehri. Hal böyle olunca da, bu kadar yaşamışlığa, tarihsel ve kültürel birikime sahip olan bir kentin bundan daha iyi bir şeyi hakettiğini düşünenler de oldukça fazla.

Gazprom City için harcanacak 2.3 milyar dolar gibi astronomik bir rakamın onda biri bile, Sovyet rejimi sırasında hasar gören konutların düzenlenmesi ya da kentte var olan tarihi binaların korunması için kullanılabilir. Kimsenin Gazprom’un gücü konusunda bir şüphesi yok. Ancak kent sakinleri, Sovyet hapishaneleri ve Leningrad’da Nazi zulmünü gören ve 1999 yılında hayata gözlerini yuman ünlü filozof ve yazar Dmitri Ligachev’in kent hakkındaki görüşlerinin hala etkisinde. Ligachev, çar döneminde yapılan alanların “sosyalist model park”lara dönüştürülmesini ve St Petersburg’un eşsiz manzarasını aynı bir bahçeye gösterilen özenle korunması gerektiğini düşünüyordu. Projeye karşı çıkanlar da bu özen eksikliğinin, şehri özellikli kılan titiz düzenlemelerine itaatsizliği getireceğini ve Gazprom city’nin St Petresburg’u Dubai’ye ya da Şangay’a dönüştürecek bir dönemin başlangıcına sebep olabileceği görüşünde birleşiyorlar.

Ouroussof, bu iki yeni mimari ürün için şu değerlendirmeyi yapıyor: “ Klasik kent anlayışı ile yeni global ekonomi düzeninin şişkin skalası arasındaki çarpışma, bir tür problem yaratıyor. Her iki binaya da baktığımızda, bu zorlu probleme mimari yaklaşımlar getirildiğini söylemek mümkün. Ancak yaratıcı hayalgücünün tarihsel hafızadan kopuk olduğunu söyleyebiliriz.” Ya da başka bir deyişle, tarihin acıklı bir şekilde değersizleştirilmesine sebep olabilecek güçte olan bu yeni yapılar, mimari adına gelişim metaforu olarak algılansa da, kartpostal imajlarının ötesindeki, keyif kaçıran gerçekliklerin gizlenmesi adına bir teşebbüsten öteye gitmiyor.

KAYNAKLAR:
Gazprom Tower Will Blight St. Petersburg Skyline

Foster, Vinoly, and Kurokawa boycott RMJM's selection for Gazprom City

Towers Will Change the Look of Two World Cities

A Russian Skyscraper Plan Divides a Horizontal City

ETİKETLER: yeşil
http://www.yapi.com.tr/haberler/iki-dunya-kentine-iki-yeni-kule_50068.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!