Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
BÖLÜM SPONSORU

''İnşaat Sektörü, Özel Sektörün Devam Eden ve Yeni Yatırımları Sayesinde Büyüyor''

Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) Başkanı Işık Gökkaya, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı himayelerinde GYODER ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle Gaziantep Mozaik Müzesi konferans salonunda düzenlenen ''Gelişen Kentler Zirvesi''ndeki konuşmasında, ''İnşaat sektöründe yaşanan yüzde 13,2'lik büyümenin temel sebebi, özel

yapi.com.tr / AA
''İnşaat Sektörü, Özel Sektörün Devam Eden ve Yeni Yatırımları Sayesinde Büyüyor''

Foto: Sevil çelik (AA)

Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) Başkanı Işık Gökkaya, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı himayelerinde GYODER ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle Gaziantep Mozaik Müzesi konferans salonunda düzenlenen ''Gelişen Kentler Zirvesi''ndeki konuşmasında, Türk ekonomisinin 2011 yılı ikinci çeyrek döneminde meydana gelen yüzde 8.8 büyüme ile ilk 7 yılda ortalama yüzde 10.2 seviyesinde, beklentilerin üzerinde hızlı bir büyüme gerçekleştirdiğini söyledi.

Hızlı büyümesini sürdüren inşaat sektörünün de ikinci çeyrekte 13,2 seviyesinde büyüyerek bu büyüme oranıyla Gayri Safi Yurtiçi Hasıla payında yüzde 6'ya ulaştığını ifade eden Gökkaya, şöyle konuştu:

''Sahip olduğu bu yüksek payla ekonomiye olan yüksek katkısından dolayı da gayrimenkul sektörü Türkiye'nin lokomotif sektörü olarak tanımlanmaktadır. İnşaat sektöründe yaşanan yüzde 13,2'lik büyümenin temel sebebi, özel sektörün devam eden yatırımları ve yeni yatırımlardır. İnşaat harcamaları ilk çeyreğe göre yüzde 19,7 genişleyerek 31,2 milyar TL olmuştur. Bu harcamaların 19,6 milyar TL'lik kısmı özel sektör tarafından gerçekleştirilmiştir.

Konut kredileri ise hızlı gelişimini sürdürmektedir. 4 Kasım 2011 itibarıyla 74,1 milyar seviyelerine ulaşmış, 2011 başından itibaren ise yüzde 22 oranında artış göstermiştir. Konut satışlarına bakıldığında ise 2011 yılı ilk yarısında 2010 yılının ilk yarısına göre yüzde 19 artış kaydetmiştir. Toplam 200 bin konut satılmıştır.''

Gökkaya, 2009 yılında yaşanan krizin kalıntılarını geride bırakan 2010 yılında toparlanan inşaat sektörünün 2011 yılında beklentilerin de üzerinde bir canlılık gösterdiğini vurguladı.

Böyle bir dönemde kurulan Çevre ve Şehircilik Bakanlığının hem yapısı hem de Bakan Erdoğan Bayraktar'ın sektörü iyi bilen bir kişi olması nedeniyle büyük önem arz ettiğini, sektörü canlandırdığını dile getiren Gökkaya, şöyle devam etti:

''Bu sayede sektörde var olan problemlerin çok kısa sürede toparlanıp çözülebileceği umudunu taşımaktayız. Bu çerçevede gayrimenkul sektörü önemli bir fırsat yakalamış olarak gözükmektedir. Bu fırsatı iyi değerlendirebilirsek daha sağlıklı yapı stoku, daha planlı şehirlere kavuşacaktır.

Bu sağlıklı ve planlı şehirlere kavuşmada kentsel dönüşümün önemi büyüktür. Başarılı bir kentsel dönüşümün gerçekleştirilmesi için kamu-özel sektör işbirliğine ihtiyaç vardır. Bu çerçevede kentlerin 1/100.000 planlarının yapılması da önem arz etmektedir. Bu aşamada yeni kurulan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yürütülecek planların yapılmasının yabancı yatırımcı açısından da ayrı bir önemi vardır.''

Mütekabiliyet Yasası

Gökkaya, yatırımların artmasına katkıda bulunacak bir diğer unsurun da Bakan Bayraktar'ın bakan olmasından itibaren kısa sürede çıkardığı Mütekabiliyet Yasası olduğunu, bunun sektör açısından büyük önem taşıdığını söyledi.

Söz konusu yasanın varlığının Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan, Suriye, Birleşik Arap Emirlikleri, Bulgaristan, Rusya ve Suudi Arabistan gibi birçok ülke vatandaşının Türkiye'de gayrimenkul satın almasını engellediğini ya da zorladığını dile getiren Gökkaya, şöyle devam etti:

''Satış yapılmasının kısıtlanması ya de engellenmesi başta elde edilecek gelirlerin kaybedilmesi üzere birçok fırsatın da önünü kesmektedir. Yabancılara gayrimenkul satışını engelleyen mütekabiliyet ilkesinin değiştirilmesi ve yabancıların mülk edinmesinin kolaylaştırılması, Türkiye'deki yabancı sermaye girişinin artmasını sağlayacak, sektöre kaynak oluşturacak ve sektörün büyümesine hız kazandıracaktır. Bu da Türk ekonomisi için önemli bir pozitif etki olacaktır.''

Kentsel dönüşüm

Gökkaya, 400 milyar dolar gibi bir kentsel dönüşümün uzun soluklu olacağını, 5 milyona yakın konut stokunun değiştirilmesinin yaklaşık 10 yıllık bir planlama çerçevesinde gerçekleştirileceğini dile getirdi.

Bu noktada pilot bölgeler oluşturulması ve çalışılması gerektiğini vurgulayan Gökkaya, şunları anlattı:

''Yatırımları tetikleyen ve sektörün gelişimini belirleyen unsurlar olumlu yönde gelişmeye devam ettiği sürece inşaat sektörü de yükselmeye devam edecektir. Geleceğin kentlerinin oluşturulmasında kentsel dönüşüm en önemli konuların başında gelirken, bu sürecin kontrollü bir şekilde sürdürülmesi de aynı şekilde önem arz etmektedir. Engellerin aşılması ve gerekli teşviklerin oluşturulması ekonomide lokomotif güç olarak kritik bir role sahip olan inşaat sektörünün ivme kazanmasına ve beraberinde birçok sektörü de destekleyerek ekonomiye canlılık getirmesine sebep olacaktır.''

Gökkaya, konut kredi stokunun büyütülmesi ve kredinin tabana yayılabilmesi için ikincil piyasaların kurulması gerektiğini kaydetti.



''Ciddi deprem ve afet riskinin devam ettiği ülkemizde, konut ve yapılaşmaya ilişkin sorunlu tablonun değiştirilmesi yönünde TOKİ ciddi bir gayret sarf etmektedir''

Konut profili düzenli olmayan, altyapı sorunları devam eden bir kentin çağdaş standartlarda gelişmiş bir kent olarak nitelendirilmesinin çok zor olduğunu belirten Başbakanlık Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkan Yardımcısı Mehmet Murat, ''Ciddi deprem ve afet riskinin devam ettiği ülkemizde, konut ve yapılaşmaya ilişkin sorunlu tablonun değiştirilmesi yönünde TOKİ ciddi bir gayret sarf etmektedir'' dedi.

Kentlerin gelişmiş dünyaya ayak uydurabilmesi için konut sektöründe dört ana sektörde yatırım yapmaya ihtiyaç olduğunun görüldüğünü dile getiren Murat, şöyle konuştu:

''Bunlar gecekondu dönüşüm ve kentsel yenileme, deprem riski nedeniyle dönüşüm, alt gelir grubuyla üretim ve yoksul vatandaşlarımızın ihtiyacına yönelik konut üretilmesi ve mevcut konut stokunun yaşı ve niteliğinin yeniden değerlendirilmesi ve yenilemedir. Bu başlıklardan kentsel yenileme ve alt gelir gruplarına yönelik konut uygulamaları açısından ülkemizde özellikle son 9 yıldır hızlanan TOKİ faaliyetlerinin rolü çok belirgindir.

Ülke genelinde 81 il 800 ilçemizde gerçekleştirilen uygulamalar ile ulaşılan bu rakam 100 bini aşkın nüfuslu 20 adet şehir anlamına gelmektedir. Üretilen bu konutların 432 bin 810'u sosyal konut niteliğindedir. 385 bin konut sosyal donatılarıyla ve çevre düzenlemeleriyle birlikte bitirilme aşamasındadır.''

Günün şartlarına uygun olmayan konutlar

Murat, TOKİ projelerinde bir insan hakkı olan barınma ihtiyacının karşılanmasının yanı sıra vatandaşların eğitim, sağlık ve dinlenme ihtiyaçları için gerekli donanımların da düşünüldüğünü, sosyal açıdan bütünleşmiş yerleşimlerin yapılmasının hedeflendiğini vurguladı.

Tüm projelerinin merkezine insanı yerleştiren TOKİ'nin aynı zamanda Türkiye'de çağdaş bir şehir plancılığı anlayışının yerleşmesine de ciddi katkı verdiğini bildiren Murat, yerel yönetimlerle müştereken başlattıkları kentsel yenileme programı doğrultusunda bugün itibariyle 169 projede toplam 232 bin 596 konutluk gecekondu dönüşüm çalışması yapıldığını, 134 bölgede 63 bin 222 konutluk uygulama başlatıldığını, bunlardan 32 bin 33 adet konutun yapımının tamamlandığını kaydetti.

Hedeflerinin şehirleri, belde ve köyleri kaçak, salaş yapılardan, gecekondulardan ve depreme dayanıksız yapılardan arındırmak üzere belediyelerle işbirliği halinde, kentsel yenileme, gecekondu dönüşüm projelerine ve alt gelir grubuna yönelik projelere büyük şehirlerde uydu kentler kurulmasına ağırlık vereceklerini dile getiren Murat, şöyle devam etti:

''Amacımız ülkemizdeki konut sorununa çağdaş standartlarda çözüm üretmek, plansız ve denetimsiz konutları yenilenerek düzenlenmesini ve dönüştürülmesini sağlamak, ihtiyaç sahiplerine çağdaş, güvenli, kaliteli yerleşim yerleri sunmak ve çağdaş standartlarda bir konut profili konusunda sorumluluğumuzu en iyi şekilde yerine getirmektir.''

Müzelerin önemi

Gaziantep Valisi Erdal Ata ise Gaziantep'in geçmişi ile olan bağlarına sıkı sarılırken günümüzün imkanlarını da en iyi şekilde kullandığını söyledi. Kültürel mirası koruyarak gelişmeyi başarmış birçok Avrupa kenti gibi Gaziantep'in de yerel zenginliklerini koruyarak kalkınma hamlesini başlattığını ve bunu devam ettirdiğini dile getiren Ata, şöyle konuştu:

''Gaziantep'in sanayi ve ticaret başarısı, diğer alanlardaki başarısının da öncüsü olmuştur. Gaziantep artık sanayi ve ticari başarının yanında, sağlık, turizm, lojistik hizmetleri ile de hem ülkemizin hem de Ortadoğu coğrafyasının bir cazibe merkezidir.''

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Asım Güzelbey, Gaziantep'in başlı başına bir turizm destinasyonu olması gerektiğini söyledi. Bunun için çalıştıklarını, bu açıdan müzelerin büyük önemi olduğunu dile getiren Güzelbey, şöyle konuştu:

''Yurt dışında bir yere gittiğiniz zaman elinize verilen listede ilk sırada müzeler vardır. Bizim elimizde bir mücevher var bunlar mozaiklerimiz. Şu anda sergilenen mozaiklerle Gaziantep farklı bir yere geldi. Sadece mozaik müzesi değil diğer müzeler de çok önemli.''

Güzelbey, toplantıda ayrıca Gaziantep'in hazırladığı İklim Eylem Planı ve Ekolojik Kent Projesi hakkında da bilgi verdi.

ETİKETLER: gayrimenkul kurum
http://www.yapi.com.tr/haberler/insaat-sektoru-ozel-sektorun-devam-eden-ve-yeni-yatirimlari-sayesinde-buyuyor_89844.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!