Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

İstanbul’un Her Yanı Beyoğlu

Köklü bir tarihe, farklı kültürlere sahip İstanbul, 2006 yılında Avrupa Birliği tarafından 2010 Avrupa Kültür Başkenti seçildi. Proje Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Çolakoğlu; Taksim, Beyoğlu, Beşiktaş çevresinde dönen kültür ve sanat etkinliklerinin 2010 yılında bütün İstanbul’a yayılacağını söylüyor.

Zaman PAZAR/Önder DELİGÖZ



öklü bir tarihe, farklı kültürlere sahip İstanbul, 2006 yılında Avrupa Birliği tarafından 2010 Avrupa Kültür Başkenti seçildi. Bu paye, en çok da şehir sınırları içinde yaşamasına rağmen sanattan, kültürden uzak yaşamak zorunda kalan İstanbulluları ilgilendiriyor. Proje Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Çolakoğlu; Taksim, Beyoğlu, Beşiktaş çevresinde dönen kültür ve sanat etkinliklerinin 2010 yılında bütün İstanbul’a yayılacağını söylüyor.

Önce anne babalar terk etti köylerini, memleketlerini. Yerleştiler ‘büyük şehrin’ şehre uzak semtlerine. Zamanla sadece kimliklerinde ‘büyük şehirli’ olan çocuklar büyümeye başladı bu varoşlarda. Geldikleri yörelerin kültürünü, yaşam biçimini de taşıdılar çarpık mimarili mahallelerine. Mahallelerinde çalıştılar, okudular, evlendiler, eğlendiler. Uzak kaldılar hep modern şehrin nimetlerine. Hatta şehrin kendine bile. Bağcılar, Kartal gibi pek çok ilçede yürütülen ‘Boğaz’ı Görmeyen Kalmasın’ kampanyaları da bunun göstergesi olsa gerek. Göçü yaşayan büyükler bir yana İstanbul’da doğan, yaşayan çok sayıda genç ilk defa vapura biniyor, ilk defa denizi görüyor. Mahallelerinden başka bir yere adım atmayan, atamayan bu insanlar, Taksim, Beyoğlu, Şişli, Beşiktaş, Levent biraz da Kadıköy gibi bölgelerde gerçekleştirilen kültür ve sanat etkinliklerine ne kadar yakın olabilirler ki?

İstanbul’un Avrupa Birliği (AB) jürisi tarafından geçtiğimiz yıl ‘2010 Avrupa Kültür Başkenti’ seçilmesi ilk anda zihinlerde olumsuz fikirler oluşturacak bu sorunun cevabını değiştirebilir. Çünkü Atina, Floransa, Amsterdam ve Berlin gibi kentlerden sonra kültür başkenti seçilen İstanbul, 2010 yılında sanata ve kültüre doyacak. Tabii bu hava sadece merkezî bölgelerde değil, tüm şehirde esecek. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Projesi Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Çolakoğlu’nun şu sözleri şehrin sanat ve kültür nimetlerinden uzak kalanlara müjde niteliği taşıyor aslında: “2010 yılı için tasarladığımız projeler halkın geniş kesimlerinin katılmasını sağlayacak etkinlikler. İstanbul’daki 10-15 bin kişi için düzenlenen bir festival değil, 15 milyonun katılacağı projeler geliştiriyoruz. Çünkü İstanbul nüfusunun neredeyse üçte ikisi bu şehirde yaşayıp da kültür ve sanat etkinliklerinden nasibini alamamış. İşte bu insanlara da sanatı götüreceğiz. Böylece sanat ve kültür projelerine giderek artan sayıda kentlinin katılımını özendirerek kentsel dönüşüm sürecinin katılımcı bir yapıya kavuşmasını sağlayacağız.” Çolakoğlu, mahalle veya semt ölçeğinde farklı sosyal grupların sanatsal ve kültürel üretime katılımını sağlayacak birçok proje gerçekleştirecekleri bilgisini veriyor.

Başkan Nuri Çolakoğlu, İstanbul’da yaşayan herkesi sanatla buluşturacak, şehre yeni kültür merkezleri kazandıracak projenin çalışmalarına AB’nin resmi ilanının ardından zaman kaybetmeden başladıklarını belirtiyor. Hazırlıklarına Ekim 2006 yılında başlanan İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti hakkındaki kanunun bu ayın başında TBMM tarafından kabul edilmesiyle daha organize bir yapıya kavuştuklarını ifade ediyor. Kanuna göre Başbakan’ın görevlendireceği bir bakanın başında bulunacağı yeni bir yönetim yapısı oluşturulacak. Bu yapıda İstanbul’u tanıyan, temsil eden dernekler, vakıflar, kişiler olacak. Nuri Çolakoğlu, 2008’in başından itibaren bütçelerinin de belli olacağını söyleyerek, “Asıl o zaman bu işe girişeceğiz.” diyor.

Çalışmaların başladığı ilk günden bu yana birçok projenin hayata geçirildiğini dile getiren Başkan Çolakoğlu, İstanbul’da yaşayan herkesi sanatla buluşturmanın yanı sıra büyük bir tarihî mirasa sahip şehrin uluslararası arenada tanıtımı için pek çok organizasyon yapılacağı bilgisini veriyor. Boğaz’da donanma şenliği, Haliç’te sultan kayıkları ve gondolların yarışması, Osmanlı Padişahı 3. Ahmet’in oğullarının sünnet düğününün canlandırılması gibi etkinlikler bu organizasyonlardan sadece birkaçı. Tabii özellikle gençleri buluşturacak üniversitelere yönelik tiyatro şenliklerini de unutmamak gerek. 2008 yılında İstanbul, 2009’da Türkiye, 2010’da da Avrupa üniversitelerinde tiyatro şenlikleri yapılacak. Hatta İstanbul’un bütün üniversiteleri Avrupa’dan üniversitelerle birleştirilecek ve şehrin çeşitli meydanlarına açık hava sahneleri kurularak istedikleri sanat dallarını sergilemeleri sağlanacak. Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden ve Avrupa’dan gelecek genç sanatçıların eserlerini sergileyebileceği, atölye çalışmalarını yapabileceği bir de Genç Sanat ve Tasarım Merkezi açılacak.

Hazırlıklar kapsamında şehrin çeşitli bölgelerindeki tarihî binalarda sürdürülen restorasyon projelerinin tek bir merkezde toplanması amaçlanıyor. Bütün çalışmaları 2010’a kadar bitirmeyi amaçladıklarının altını çizen Çolakoğlu, atıl durumdaki kamusal alanların mümkün olan en az mimari müdahale ile dönüştürülmesi ve İstanbul’daki büyük sergileme ve etkinlik mekanı ihtiyacının giderilmesi için ilk etapta yapılacak işleri şöyle sıralıyor:

“Eyüp ilçesindeki Rami kışlasında büyük bir bilgi ve kültür merkezi kurulacak. Anadolu yakasında Atik Valide Sultan Külliyesi bulunuyor. Bir dönem cezaevi olarak da kullanılmış olan bu bina şimdi Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde. Bu binayı alıp kapsamlı bir kültür merkezi yapmak istiyoruz. En önemli çalışmalarımızdan biri Atatürk Kültür Merkezi’nin yenilenerek genişletilmesi ve daha kullanışlı hale getirilmesi olacak. Yarım kalmış Sütlüce Kongre Merkezi ve Ayazağa Kültür Kompleksi’nin tamamlanması, TEKEL müzesinin açılması gibi çalışmalar var.”

2010 Avrupa Kültür Başkenti adaylık sürecinden bu yana başrollerden birini üstlenen Büyükşehir Belediyesi de çalışmalarını hızla sürdürüyor. İstanbul’a yeni kültür merkezleri kazandırmayı hedefleyen belediye, atıl durumda bulunan tarihî kışlaları restore ederek kültür ve kongre merkezleri kurmak için harekete geçti bile. Böylece Balkan Savaşı ve Birinci Dünya Savaşı sonrasında yetimler yurdu olarak faaliyet gösteren Beykoz Kışlası, 3. Mustafa döneminde yaptırılan Eyüp’teki Rami Kışlası ve Osmanlı döneminde askerlerin ekmek ihtiyacının karşılandığı fırın olarak kullanılan Davutpaşa Kışlası yeniden yapılandırılarak halkın kullanımına açılacak.

Peç ve Essen de kültür başkenti
Avrupa Kültür Başkenti projesi, 1985 yılında AB Konseyi ve Avrupa Parlamentosu tarafından başlatıldı. İlk Avrupa Kültür Başkenti, Atina oldu. Bundan sonra da her yıl bir başka kent, kültür başkenti olarak seçildi. AB Konsey ve Parlamentosu’nun 25 Mayıs 1999 tarihli ortak kararıyla etkinlik, 2005-2019 yılları arasında üye olmayan ülkeleri de kapsayacak biçimde genişletildi. Ülke sayısının çoğalması nedeniyle bir yıl içerisinde birkaç şehir kültür başkenti olarak seçilmeye başlandı. 2010 yılında kültür başkentliği yapacak diğer şehirler ise Macaristan’dan Peç ve Almanya’dan Essen.

http://www.yapi.com.tr/haberler/istanbulun-her-yani-beyoglu_57637.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!