Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

İzmir'in Aydınlanma Planı

Yaklaşık 2.5 yıl süren çalışmalarla elde edilmiş "İzmir Büyükşehir Belediyesi 2006-2017 Stratejik Planı" kentin hem yol haritası, hem de "imar anayasası".

Cumhuriyet Gazetesi/Oktay EKİNCİ



imarlığın tarihi binyıllara uzansa da "şehircilik bilimi" henüz 200 yaşında bile değil. Gerçi, Ege'deki kimi antik kentlerin Anadolu bilgesi Hippodomos'a ait "ızgara plan"larla kurulduğunu biliyoruz. Ancak, insanoğlunun kentlerin geleceğini "belirleyebilme"si için, öncelikle "aklı"nı özgürleştirmesi, yarınlarını "yazgı"dan kurtarması gerekiyordu. Bu ise ancak "Aydınlanma Devrimi" sayesinde ve 19. yüzyılda gelişebildi.

Yani Hippodomos, kentlerin sadece "kurulum"larını tasarlamıştı; günümüzün planlaması ise kentin "yaşayarak gelişmesi"ni hedefliyor. Bunun öncelikli koşulunu ise yine aklın ve bilimin rehberliği oluşturuyor.

İşte bu nedenle, çağdaş kimliğini "aydınlanmanın kalesi" olarak belirleyen İzmir'in, 2006 yılında tamamladığı "İl Stratejik Planı" özel bir değere sahip. Her alanda bilimi ve toplumsal çıkarları gözeten; yaşamla demokrasiyi, özgür düşünceyle kurumsallaştırmış bu kentimiz; aynı erdemlerini yarınlarının da güvencesi bir şehircilik anlayışına yansıtıyor.

Nitekim Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu da "aydınlanmanın kenti" için üretilen "aydınlık plan"ı bakın nasıl özetliyor:

"Sorunların çözülebilmesi, toplumsal, ekonomik ve mekânsal hedeflerin ve stratejilerin sağlıklı olarak belirlenmesiyle mümkündür. İzmir kenti için yaşam destek sistemleri ile ekosistemlerin, biyolojik çeşitliliğin, yeraltı ve yerüstü doğal kaynakların, su, toprak ve hava kalitesinin korunarak, sürdürülebilir bir geleceğin öngörülmesi planın temel ilke ve stratejisidir. Planlama çalışması, belediyeler ve akademik kurumlar, kamu kuruluşları, meslek kuruluşları ve sektör temsilcileriyle sürekli ve düzenli toplantılar yapılarak demokratik bir ortamda ve katılımla sonuçlandırılmıştır. Planda kişi ve gruplara rant sağlanmamıştır. Kentin ve toplumun çıkarları korunmuştur... "

İmarın 'Anayasası'
Yaklaşık 2.5 yıl süren çalışmalarla elde edilmiş "İzmir Büyükşehir Belediyesi 2006-2017 Stratejik Planı" kentin hem yol haritası, hem de "imar anayasası". Böylece, en azından 10 yıl boyunca nereye hangi yatırım yapılmalı; çevre, yaşam ve kültür değerlerini gözeten bir imar sürecinde nereler hangi işlevleri üstlenmeli; hatta kenti çevreleyen yerleşim alanlarının kendi gelecekleri ile metropolün geneline ait gelişme kararlarında nasıl bir uyum sağlanmalı; bütün bunlar artık "meçhul" olmayacak.

Planın, geçmişte pek düşünülmeyen önemli bir açılımı da kenti çevreleyen tarımsal alanlara yönelik kararları da geliştirmesi. Çünkü, yeni yasayla büyükşehir sınırları genişleyince, daha önce kent merkeziyle ilişkileri yeterince kurulmamış olan tarımsal karakterli yerleşimler de artık metropoliten alan içinde kalmış oluyor.

Bu gelişmeyi "İzmir, artık aynı zamanda bir tarım kenti..." diyerek özetleyen Başkan Kocaoğlu diyor ki: "Sorumluluk alanımıza bu yerleşimler de girince, belediye bünyesinde, belki de tarihte ilk kez 'tarım komisyonu' kurmak zorunda kaldık. Amacımız tarım alanlarını da korumak ve üretimin gelişmesi için gereken önlemleri almak..."

Son dönemlerin hükümetleri, IMF ve Dünya Bankası politikalarının dayatmasıyla, ulusal politikalarda tarımı açıkça gözden çıkartırlarken; İzmir'deki yerel politikanın " tarımı destekleyen bir belediyeciliği" öngörmesi "aydınlanmanın kalesi" olmaya da yakışmıyor mu?

Sanayi de gelişecek
İşte böylesi bir özgünlüğü Ege'nin merkezine armağan eden planlama için kimi çevrelerde, "sanayiye önem vermiyor" şeklinde kaygılar uyanmış. Oysa, 1950'den bu yana kurulmuş sanayi yapılarının toplam alanından daha fazlası yine sanayinin gelişmesine ayrılmış. Bugün var olan 9 organize sanayi bölgesinin yüzde 65'inin hâlâ boş olduğu da dikkate alındığında, planda yeni ayrılan yaklaşık 8500 hektarlık alanın sanayideki yatırım ihtiyacında gelecek 30 yıla bile yetebileceği belirtiliyor.

Planın buna koşut gelişmelere hizmet verecek önemli bir kararı da ulaşım konusunun Aliağa-Menderes raylı sistem projesiyle bütünleşecek yeni metro ve demiryolu bağlantılarıyla birlikte, tüm metropoliten bölgede sorunu çözecek şekilde ele alınmış olması. İzmir yakın gelecekte çağdaş toplu ulaşımla da en yaşanılır büyükşehirler arasında yer alacak.

Demokrasiyle yaşamak
İzmir'in işte böylesi kararları içeren İmar Anayasası'nda, arıtmasız yerleşmenin kalmaması; Küçük Menderes ve Gediz havzalarının kirlilikten kurtarılması; ulusal ve uluslararası fuarlar ile kongreler için daha zengin altyapıların oluşturulması; "kent ormanları" nın korunarak yaygınlaştırılması; yıpranan dokularda kentsel yenilemeler ve tarihi semtlerde sağlıklılaştırmaların yanı sıra kültürel mirasın tüm örnekleriyle yaşatılarak korunması; engellilere uygun kentsel düzenlemeler ve spora toplumsal katılım gibi hedefler de var.

Bütün bunların ise "adil ve eşitlikçi yönetim anlayışı" ile yaşama geçirileceğinin vurgulanması, kentsel planlama ile demokrasi arasındaki çağdaş ilişkinin de ders verici örneğini sergiliyor. Sözün özü, İzmir şehircilikte de "aydınlanma"nın öncülüğünü yapıyor.

http://www.yapi.com.tr/haberler/izmirin-aydinlanma-plani_51012.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!