Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
SONRAKİ HABER: İnşaatta Güven Azaldı
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

Karabük 70. Yaşını Kutluyor

Ankara-Zonguldak tren yolu üzerinde, Safranbolu'nun Öğlebeli köyündeki 13 evden oluşmuş bir mahallede 1935'te kurulan "Karabük Şimendifer İstasyonu", iki yıl sonra da yapımına başlanan "Demir Çelik Fabrikaları", bugün artık "il merkezi" bile olan "çağdaş kent"imizi yarattı.

Cumhuriyet Gazetesi/Oktay EKİNCİ



eçen hafta 70. yaşını kutlayan Karabük'ün bu anlamlı coşkusunu paylaştık... "Anlamlı" diyorum; çünkü Anadolu'nun binyılları deviren kentleri arasında "sadece" 70 yıllık bir geçmişin eşsiz değerdeki önemi, Karabük'ün yegâne "Cumhuriyet kenti" olmasından kaynaklanıyor.

Gerçi, Zonguldak da Cumhuriyetin 1924'teki "ilk vilayet"i olmuştu; ama daha önce Kastamonu'ya bağlı bir "kaza"ydı.

Karabük ise 70 yıl önce "yok"tu... Ankara-Zonguldak tren yolu üzerinde, Safranbolu'nun Öğlebeli köyündeki 13 evden oluşmuş bir mahallede 1935'te kurulan "Karabük Şimendifer İstasyonu", iki yıl sonra da yapımına başlanan "Demir Çelik Fabrikaları", bugün artık "il merkezi" bile olan "çağdaş kent"imizi yarattı.

Nitekim Valiliğin önderliğinde düzenlenen etkinlikler haftasının adı da "Demir Çelik Fabrikalarının Temellerinin Atılması ve Karabük'ün Kuruluşunun 70. Yıldönümü Kutlamaları" şeklinde belirlenmişti.

"Cumhuriyet Kenti" , "Emeğin Başkenti", "Çeliğe Teriyle Suyunu Verenlerin Diyarı" gibi, 70 yılın "özgün değerler"ini vurgulayan afişlerle donatılmış kentteki sendikalar, meslek kuruluşları, dernekler, sanatçılar ve aydınlar da aynı geçmişi kendi alanlarında irdeleyen etkinlilerde görev aldılar.

Devrimin 'planlama mirası'
Mimarlar Odası Temsilciliği'nin 5 Nisan 2007'de gerçekleştirdiği "Cumhuriyet Uygarlığının Mirası'nı Planlama" panelinde de Karabük'ün "imar kültürü" ele alındı... Oda temsilcisi Mehtap Başaran , şehircilik tarihimizdeki "devrimci dönem"in politikasını belgeleyen "Yeni Şehir" bölgesinin, gerek yolları, parkları ve özenli mimarisiyle; gerekse lojmanlarından sinemasına ve hatta "kreş" ine kadar eksiksiz sosyal ve kültürel altyapısıyla, günümüze de örnek olması gerektiğini vurguladı.

Vali Can Direkçi de Karabük'ün hemen tüm kamusal gereksinmelerin karşılandığı bir "planlama"yla, Cumhuriyeti kuranların çağdaş uygarlık bilinçlerini yansıttığını anımsattı.

Nitekim Yeni Şehir'i, işte o efsanevi bilinci "belgeleme"si açısından "sit" ilan eden Anıtlar Yüksek Kurulu'nun 1996'daki kararı, "sanayileşerek kentleşme"nin özgün tasarımlarını korumakla kalmıyor; son yıllardaki "kimliksiz apartmanlaşma"nın cumhuriyet kültürüne ne denli yabancı olduğunu "kıyas"lama olanağı da sağlıyor.

Kentteki bu çirkin yabancılaşmanın "karaktersiz apartmanlar"ı arasında kalmış, 50'lere, 60'lara ait yalın ve zarif yapıların da koruma altına alınması dileğimizi ise Belediye Başkanı Hüseyin Erer'e iletemedik. Çünkü Safranbolu, Yenice gibi ilçe belediye başkanları paneli izlerlerken, Karabük'ten sorumlu başkan, o gün ortalarda görünmedi.

Şehircilik kültürü
Tarihçi Cemal Kutay 70 yıl önce 3 Nisan'da, Başbakan İsmet İnönü'nün katıldığı temel atma töreni için 6 Nisan 1937'de şunu yazmış; "Bu köy, bugünkü inkişafını hamleleştirerek bir kasaba, bir şehir ve nihayet bir endüstri ve iş merkezi olmaya doğru yol alacaktır."

Bu "öngörü"yü haklı çıkartan devrimci hükümetin imar yaklaşımını da Prof. Fındıkoğlu , 1962 tarihli "Kuruluşunun 25. Yılında Karabük" adlı kitabında şöyle özetliyor:
"Memleketimizde şehir plancılığı Cumhuriyet devrine ait bir fikirdir. Son yıllarda bunun bölge planlaması içinde göz önüne alındığına ve Karabük'ün Zonguldak bölgesi içinde tasarlandığına şahit olmaktayız. Böyle bir 'bütüncül düşünce' yi takdir etmemek imkânsızdır. Temenni edilir ki bu görüş Türkiye'de artık kök salsın; hatta milli planlama çerçevesi içinde olgunlaşsın..."

Bu dilek hâlâ geçerliliğini koruyor. 1980'lerden sonra tümüyle terk edilen bölge planlaması anlayışının yerini "kentsel rant planlaması" alınca; şimdiki içinden çıkılmaz hale gelen "şehircilik yoksunu kentleşme" nin ülke düzeyinde kimlik ve kültür tahribatı yaşanıyor.

Safranbolu'yla dayanışma
Oysa Karabük, bu konuda da "öncü"ydü. "Kurucu" sakinlerinin henüz "tren vagonları"nda kaldığı 1. yılında (1938), aynı dönemde İstanbul'u da planlayan Prost ilk imar planını yaptı.

İller Bankası'nın 1965'te düzenlediği "imar planı yarışması" nda ise Karabük'le birlikte ele alınan tarihi Safranbolu için bakın neler öngörülmüş: "Kentin komşusu olan eski kasabadaki müstesna mimari karakter bozulmamalı; binaların eskimeleri halinde dahi yıkılmayıp, dış görünüşleri muhafaza edilerek tamir edilme yoluna gidilmelidir."

Nitekim aynı yarışmayı, kasabanın eski semtlerine "karakteri ve yapı nizamı aynen muhafaza edilecek sahalar" kararı getiren Gündüz Özdeş kazanmış... Böylece, Cumhuriyet kenti ile tarihsel kentimiz arasında başlayan "imar dayanışması" sonucunda, kültür mirasımızın üzerindeki yeni yapılaşma baskısını kendisine çeken Karabük, yaşlı komşusu Safranbolu'nun bugünkü "korumanın başkenti" unvanına da en önemli katkıyı yapmış.

Şimdi de 1995'ten bu yana, özellikle kültür ve sanat alanında zengin bir kent yaşamını sürdürüyor. Yaklaşık 80 bin nüfusuna rağmen, örneğin 3 yerel TV kanalı ve radyoları, çok sayıdaki günlük gazeteleri ve hemen her konuda toplumun örgütlendiği dernekleriyle, "Cumhuriyet kimliği"ni geleceğe de taşıyor...

Üstelik, kentin kurucusu fabrikaların "özelleştirilme" siyle başlayan işsizliğe ve giderek artan ekonomik sorunlara da göğüs gererek.

http://www.yapi.com.tr/haberler/karabuk-70-yasini-kutluyor_53413.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!