Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

Köy Kanunu Değişiyor; Köylerde de Dönüşüm Olsun!

2009 yılı Aralık ayının sonlarına doğru İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü yeni Köy Kanunu Tasarı Taslağı’nı kurumların görüşüne sundu. Bu taslak kırsal alanlarla ilgili çok önemli değişiklikler getiriyor. Tümünü bir yazıda ele almak zor, ancak birkaç konu var ki mutlaka geniş platformlarda tartışılması gerekir.

Bir Gün Gazetesi
1 Köy Kanunu Değişiyor; Köylerde de Dönüşüm Olsun!

1924 tarihli Köy Kanunu, Cumhuriyet’in modernleşme projesinin bir parçasıydı. Kanun, modern yaşamın kurulmasıyla ilgili altmış dokuz adet mecburi ve isteğe bağlı görevi tanımlayarak köy halkını bunları yerine getirmekle yükümlü kılmıştı. Kanunun tüm maddeleri uygulandığında ortaya “İdeal Köy Modeli” çıkıyordu.

İdeal köy, meydanı, köy odası, düzgün ağaçlandırılmış yolları, panayır yeri, hayvan kesim alanı,  spor sahaları, asri mezarlığı ile modern, hijyenik bir yerleşme olarak öneriliyordu. Hatta daha sonra ışınsal yolları, dairesel bir formu olan bir plan geliştirildi.  Zamanında bazı köyler “ideal köy” olarak planlandı.  Kanunda köyün mekânsal biçimlenmesi yanında, modernleşme sürecinde bazı temel davranış biçimlerinin edinilmesi için gerekli kurallar da uzun uzun anlatılmıştır.

Bugün bakıldığında, 442 sayılı Köy Kanunu Cumhuriyet tarihinin en ilginç kanunu olmayı hak ediyor. Kanunda sanki bir çocukla konuşur gibi sade, basit bir anlatım var, hatta kanunun köy okullarında okutulması yine bir maddesinde zorunlu tutulmuş. Köylüye verilen görevler son derece ayrıntılı. Örneğin yapılması mecburi işler arasında yer alan okul ve içme suyunun getirilmesi görevleri ayrıntılı olarak şöyle anlatılmış; “Köyde maarif idarelerinin vereceği örneğe göre bir mektep yapmak (yeniden yapılacak ise köyün en havadar bir tarafına yapılacak ve mektebin herhalde bir bahçesi bulunacaktır)”, “Köye kapalı yoldan içilecek su getirmek ve çeşme yapmak, köyün içtiği su kapalı geliyorsa yolunda delik deşik bırakmamak ve mezarlıktan veya süprüntülük ve gübrelikten geçiyorsa yolunu değiştirmek”

İlk Belediye Kanunu’ndan bile önceki bir tarihte çıkarılan Köy Kanunu, bugüne kadar yenilenmeyen az sayıdaki kanundan biridir.  Kanun, seksen altı yıl içinde sadece birkaç kez değiştirildi. 1939’da savaş sırasında salma konuldu, 1963’te seçimlerle ilgili bir madde ve 1985 ve 1989’da geçici köy korucularıyla ilgili maddeler eklendi. Yani Köy Kanunu’nda sadece vergi toplama, oy alma ve güvenlikle ilgili konularda değişiklik yapma gereği duyuldu.

Geçen süre boyunca Türkiye birkaç güçlü göç dalgası yaşadı, bazı köyler boşalırken, bazılarında aşırı yığılmalar oldu. Kimi köyler, kentlere benzer şekilde hızlı büyüme, kaçak yapılaşma, doğal kaynakların tüketilmesi, arazilerin ranta konu olması gibi sorunları yaşar hale geldi.

Öte yandan geçen yıllar içerisinde dünyada kırsal alanlar yeni bir döneme girdi. Birincisi, yirmi yıl öncesine kadar gelişmeyi geriden takip eden, sermaye akışlarında pürüzlü ortamlar sunan kırsal alanlar artık eskisi gibi değil. Küresel tarım politikaları sonucu devletin koruyucu rolünün giderek azalması ve tarımsal üretimin uluslararası anlaşmalar çerçevesinde biçimlenmesiyle, kırsal alanlar daha savunmasız hale dönüştü; çiftçinin gelirleri azaldı. Kırsal yoksulluk zaman içinde giderek daha ciddi bir soruna dönüşüyor.

İkincisi, artık kırsal alanlar eskisi gibi devletin biçimlendirdiği merkezi kurumsal yapılarla yönetilmiyor. Erozyona uğrayan bu yapıların yerine güçlü sivil örgütlenmeler konulmadığı sürece, kırsal alanların geleceği sermaye tarafından daha fazla biçimlenir hale gelme eğilimi taşıyor. Yani kırsal alanlarda en önemli konu yerel örgütlenmelerin güçlendirilmesi.

Tasarı Taslağı Neler Getiriyor?

2009 yılı Aralık ayının sonlarına doğru İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü yeni Köy Kanunu Tasarı Taslağı’nı kurumların görüşüne sundu. Belki de şu aralar taslak oluşturulmuş bile olabilir. Bu taslak kırsal alanlarla ilgili çok önemli değişiklikler getiriyor. Tümünü bir yazıda ele almak zor, ancak birkaç konu var ki mutlaka geniş platformlarda tartışılması gerekir.

Gerekçe kısmında belirtildiği gibi, kanunun değiştirilme amacı, son beş altı yıldır mahalli idare sisteminde yapılan değişiklikler sırasında eksik kalan parçayı –köy idaresini- bu yapılanma içinde yeniden düzenlemek. Taslak köy idaresinde olumlu-olumsuz birçok değişiklik getirmekte, aynı zamanda belki de amacını aşan derecede mekânsal sorunlara da yol açabilecek bir içerik taşımakta. Taslağın bir de planlama mesleği açısından değerlendirilmesi bu nedenle önemli.

İlk olarak köy idaresi ile ilgili birkaç önemli değişiklik şöyle özetlenebilir: ihtiyar heyetinin kaldırılarak onun yerine köy meclisinin getirilmesi; muhtara ödenek ayrılması; köyün bağımsız bütçesinin olması; köylerin nüfuslarına göre gruplanması; ve köyün görevlerinin, bütçe payının, köy meclis üye sayılarının bu gruplara göre belirlenmesi. Bunların yanı sıra tartışılması gereken başka konular da var elbet: köylerin kurulması için nüfus eşiğinin belirlenmesi (250 kişi), tüzel kişiliğin sona erdirilmesi, köylerin taşınma kararının verilmesi, köy adlarının değiştirilmesi ve köylerin Türkiye Köyler Birliği’nde temsil biçimleri.

Yerel kaynakların kullanılması, yerel örgütlenme, ifade ve temsil gücü açılarından bu değişikliklerin daha derinlemesine müzakere edilmesi gerekiyor.

Geri Çağırma

Taslağın yönetim açısından getirdiği en radikal öneri ise ‘Geri Çağırma’ olarak adlandırılan, iki seçim dönemi arası muhtarın köy halkının talebiyle geri çağrılması. Bu maddenin tam metnini vermekte yarar var;

Madde 28. (1) Köy muhtarı ve meclisin kanunlarla kendilerine verilen görevleri yapmamaları ve bu durumun kamu hizmetlerinde aksamaya yol açması durumunda, köyde kayıtlı seçmenlerin yarıdan bir fazlası, mahallin en büyük mülki idare amirine yazılı başvurarak muhtar ve meclisin geri çağrılmasını isteyebilir.

(2) Yetkili seçim kurulu, mahallin en büyük mülki idare amirinin bildirimi üzerine otuz gün içinde muhtar veya meclisin geri çağrılıp çağrılmaması yönündeki seçmen iradesini tespit etmek üzere köyde halk oylaması yaptırır. Kayıtlı seçmenlerin en az dörtte üçünün geri çağırma yönünde karar vermesi durumunda, İçişleri Bakanlığının bildirimi üzerine Danıştay’ın kararı ile ilgili organın görevi sona erer.

(3) Geri çağırma talebi, mahalli idareler genel seçimlerinin üzerinden bir yıl geçmedikçe ve genel seçimlere bir yıldan daha az bir zaman kaldığı takdirde istenemez.

(4) Üzerinden bir yıl geçmedikçe yeniden geri çağırma başvurusu yapılamaz.”

Gerekçe kısmında “Bu usulün zamanla diğer mahalli idareler içinde uygulanmasının yararlı olacağı, demokrasimiz açısından katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir. Bu açıdan köy idarelerindeki geri çağırma uygulamaları pilot uygulama hüviyetinde olacaktır” denmektedir.

Tasarı taslağında yer alan “geri çağırma” maddesinin taslak aşamasında ve hatta kanunlaşma sırasında – o aşamaya kadar metinde kalmış olursa şayet – ne tür tartışmalara sahne olacağını düşünmek şimdiden heyecan verici.

TÜMÜNÜ GÖSTERSONRAKİ SAYFA HABERİN DEVAMI:   1  |   2
http://www.yapi.com.tr/haberler/koy-kanunu-degisiyor-koylerde-de-donusum-olsun-_76388.html

Read Comment Section
1 Yorum Yorum Yaz
  • değişiyor deniyor bişey yok arkadaş bu kanun tasarısı çıkalı aylar oldu bu kanundan sonra çıkan tasarılar yürürlükte muhtarları oyalamasınlar YANITLA
1 yorumdan 1 tanesi gösteriliyor. 
Yorumunuzu ekleyin
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!