Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.

Kültür Sektörü İstanbul’da Buluşuyor

Kültürel miras alanının tek ve en büyük organizasyonu Heritage İstanbul; Restorasyon, Arkeoloji, Müzecilik Teknolojileri Fuar ve Konferansı, 18-20 Mart tarihleri arasında, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda yapılacak.

yapi.com.tr
Kültür Sektörü İstanbul’da Buluşuyor

Kültürel miras alanında, sektörün aktörleri ile ortak dil geliştirmek, değerleri paylaşmak, geleceği tasarlamak, iletişimi arttırmak, katılımcılığı sağlamak amacıyla düzenlenen Heritage İstanbul; Restorasyon, Arkeoloji, Müzecilik Teknolojileri Fuar ve Konferansı; yeni nesil müzecilik teknolojilerini, sıra dışı kazıları, arkeoloji ve restorasyon alanındaki yenilikleri ziyaretçilerinin beğenisine sunuyor. Bu yıl beşincisi düzenlenen Heritage İstanbul, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi desteğiyle, 18 - 20 Mart tarihleri arasında, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda gerçekleşiyor.

“Geçmişe Gelecek Sağlamak” sloganıyla yola çıkan, ülkemizin tarih ve sanat varlığını korumak, saklamak ve gelecek yıllara aktarmak amacıyla düzenlenen ve sektörün tek buluşma noktası olan Heritage İstanbul’un detayları, 3 Mart Salı günü İstanbul Arkeoloji Müzeleri Kütüphanesi’nde düzenlenen basın toplantısıyla açıklandı.

Basın toplantısına, Heritage Projeleri Yaratıcısı ve Yöneticisi Osman Murat Akan ve TG EXPO Genel Müdürü Cem Şenel’in yanı sıra, Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul Rölöve Anıtlar Müdürü Olcay Aydemir, Yayıncı, Kültür Tarihçisi ve Heritage İstanbul Danışmanı Nezih Başgelen ve Yüksek Mimar Cengiz Bektaş konuşmacı olarak katıldı.

Heritage Projeleri Yaratıcısı ve Yöneticisi Osman Murat Akan, burada yaptığı konuşmada, son zamanlarda Türkiye ve dünyada ciddi sıkıntılar yaşandığını belirterek, "Kültür mirası bu konular arasında kendisine yer bulmaya çalışıyor. Bu organizasyonla aslında dünyadaki birtakım sektörel paydaşların farkındalıklarını artırarak gerek ülkemizde gerek dünyada bu işin de korunması ve sektörel olarak sürdürülebilir politikalar üretilmesi gerektiğinin farkındayız. O yüzden bu organizasyonu yapıyoruz." ifadelerini kullandı.

Fuar denildiği zaman ticari bir organizasyonun akla geldiğini söyleyen Akan, “Buna rağmen; katılımcı firmalar, STK’lar akademisyenlerimiz ve kamu kurumlarının hepsi buna bir sosyal sorumluluk mantığıyla yaklaşıyor. Bu tabi çok sevindirici, bizim için de ülkemiz için de önemli bir yaklaşım. Bizler sektörel olarak büyüdükçe kültür mirası alanında yapılan çalışmalar da çoğalacaktır diye düşünüyorum.” dedi.

TG EXPO Genel Müdürü Cem Şenel ise konuşmasında şunları söyledi: “Bugün burada, medeniyetlerin beşiği olmuş ülkemizde, kültürel zenginliğimizi ülke ve dünya gündemine taşımak, kültürel varlığımızın korunmasını sağlamak ve gelecek nesillere aktarmak için bulunuyoruz. 2008 yılında kurulan TG Expo ailesi, ‘Think Global’ (küresel düşün) ilkesiyle; enerji, inşaat, sağlık, kültür sektörlerini fuarcılık kapsamında uluslararası standartlara taşımak için çalışıyor. TG Expo tarafından bu yıl beşincisi düzenlenen Heritage İstanbul, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle gerekleşiyor. ‘Geçmişe gelecek sağlamak’ sloganıyla çıktığımız bu yolda, bu alanda yapılan çalışmaların öncüsü olmaktan, kültürel mirasımıza sahip çıkmaktan, bu sektörü uluslararası platforma taşımaktan son derece mutlu ve gururluyuz. Heritage sektörünü 30 Eylül -2 Ekim 2019 tarihleri arasında Heritage Middle East adıyla, bölge kültür başkenti olmayı hedefleyen Abu Dhabi’ye de taşıdık. Önümüzdeki yıllarda arkeoloji, restorasyon ve müzecilik alanında uluslararası çalışmalarımıza devam edeceğiz.”

“Bakanlığımızın da desteklediği Heritage Fuarı, bu sene yine oldukça canlı ve ilginin yüksek olduğu bir şekilde gerçekleşecek” diyen Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul Rölöve Anıtlar Müdürü Olcay Aydemir ise konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Bu fuar, kültürel mirasın sürdürülebilmesi, niteliğinin artması ve katılan kurumların STK’ların, üniversitelerin kendilerini ifade etmesi açısından çok değerli. Geçtiğimiz yıllarda katılımcıların bazı deneyimleri yaşamalarını sağlamak istedik. Mesela geçen sene bazı uygulamalar yer aldı stantlarda. Bunların restorasyonun niteliği açısından, köprü kurma, hissetme, anlama açısından önemli olduğunu düşünüyorum. Bunun yanında çok önemli konferanslar var, bu konferanslar da yine bu alanda katılımcılara bilgi vermek açısından çok önemli. Bunun yanında sadece kültürel açıdan değil ekonomik açıdan da bu ilişkilerin sürmesi önemli. Bakanlığımızın da bu sene yine güzel sürprizleri olacak.”

Basın toplantısının konuşmacıları arasında yer alan Yüksek Mimar Cengiz Bektaş ise Heritage İstanbul konferanslarında yapacağı konuşmalarla ilgili şu bilgileri verdi: “Benim burada bulunmamın iki nedeni var. Biri, şu anda Muğla’da bir bölge müzesi yapıyorum. Ortaya koymak istediğimiz soru şuydu: Türkiye’de müze nasıl yapılmalıdır? Bunun için önemli bir çalıştay gerçekleştirdik. Kendi alanlarında duayen olan arkadaşlarla tartıştık. Bu tartışma geç kalmış bir tartışmaydı çünkü İstanbul her zaman bir kültür üretim merkezi olmasına karşın, hala Batı'nın suyunda gidiyoruz. İkinci neden ise daha önce yaptığım çalışmalarla İstanbul’da yaşama kültürünü, saray çevresinde ya da dizilerde gördüğünüz o acayip evlerde değil, gerçekten insanın en alt düzeydeki yaşama biçimi içinde bile ne kadar insanca, ne kadar hümanizma içinde bir yaşama kültürü ürettiğini anlatmaya çalışacağım.”

Yayıncı, Kültür Tarihçisi ve Heritage İstanbul Danışmanı Nezih Başgelen de Heritage İstanbul konferanslarında yer alacak konularla ilgili bilgi vererek şunları söyledi: “Çok önemli bir kültürel organizasyonu beşinci yılına getirmek önemli bir olgu. Sıradışı bir coğrafyanın içinde yaşayan bizler açısından kültür sektöründeki aktörleri bir araya getirmesi, resmi ve özel pek çok girişimi pek çok projeyi bir fuar konsepti çerçevesinde ilgili taraflarla buluşturması çok önemli bir olgu. Ama en önemlisi, Türkiye bu yüzyılda kültür mirası alanında ezber bozan bir ülke. Bunu pek çok kriter açısından söyleyebiliriz. Bir tanesi, uygarlığa görkemli bir geçiş yaptığımız neolitik dönem. Neolitik dönemin dünyada iki tane önemli çekirdeğinden birine biz sahibiz. Özellikle Fırat ile Dicle arasında, Şanlıurfa, Siirt, Mardin arasındaki coğrafya, her geçen yıl sayıları artan yeni araştırmalarla, bizi uygarlık tarihinin başlangıcında ne kadar görkemli bir süreç yaşadığımızı, kültürel ürünleriyle ve şaşırtıcı bulgularıyla ortaya koyuyor. Ya da Roma’nın altın çağının en güzel anıtları yine bizim coğrafyamızda. Kültür ve Turizm Bakanlığımız her açıdan takdiri hak eden büyük müze projeleriyle de hızlı bir kurumlaşmayı bizlerle buluşturdu. Bugün Adana’da 72 bin metrekarelik bir müze yapılıyor. Şanlıurfa’daki müzemiz gene aynı şekilde uygarlık tarihinin her evresine farklı boyutlarda hitap eden bir müze kompleksi. Türkiye bu yüzyılda kültür mirasımız adına ne varsa çok önemli adımları, çok önemli kurumsal yapıları, önemli projeleri hayata geçirmiş durumda. Buna karşılık çok ciddi bir sorunla da karşı karşıyayız. Biz tam bunların farkında olurken defineci mantığıyla hareket eden başka bir anlayış, çok ciddi bir tahribatı her alanda karşımıza çıkarıyor. Bunun için de Heritage Fuarı’nda çok önemli bir paneli bu konuya ayırdık. Heritage Fuarı bu açıdan kültürün her alanındaki paydaşların bir araya gelmesini sağlayan bir platform olarak önemli bir katalizör olmayı da kendisine misyon edinmiş bir organizasyon.”

Tema: "Somut Olmayan Kültürel Miras"
Bu yıl somut olmayan kültürel miras alanın vurgulanacağı Heritage İstanbul’da, sözlü geleneklerden, gösteri sanatlarından, toplumsal uygulamalardan, ritüellerden, el sanatları geleneğinden farklı ve güzel örnekler sunacak. Teknoloji ile müze ziyaretçilerinin devamlı kullanıcı haline dönüştüğü günümüzde, müzecilik teknolojilerinin en yeni örnekleri ziyaretçilere ilginç deneyimler yaşatacak.

Ülkemizin tarihi, sanatsal ve kültürel mirasını gelecek nesillere taşımak amacıyla düzenlenen ve sektör katılımcılarına iletişim ve networking sağlayacak olan Heritage İstanbul, fuara eş zamanlı olarak düzenlenen konferans kapsamında birbirinden değerli konuşmacıları ağırlayacak. Dünyaca ünlü arkeolog, restoratör, konservatör, mimar ve müzeciler; kültür endüstrisine katkılarını ve sıra dışı hikâyelerini anlatacak. Konuşmacılar arasında; İstanbul Arkeoloji Müzesinin sergileme tasarımını yeniden yapan Mimar Boris Micka, Lübnan Ulusal UNESCO Komitesi Üyesi olan Trablus Belediyesi Başk. Vekili ve Kültürel Miras Komitesi Başkanı Khaled Tadmuri, Restorasyon Uzmanı ve Mimarlık Tarihçisi Mimar Prof. Dr. Zeynep Ahunbay, Prof. Dr. İclal Dinçer, Smithsonian Institude Sanat ve Müzecilik Direktörü Paul Michael Taylor, Atatürk Kültür Merkezi Mimari Projesinin Tasarımcısı Mimar Murat Tabanlıoğlu, Mimar Cengiz Bektaş, İtalyan Restorasyon Birliği Assorestaura, 10. Yılını kutlayacak Baksı Müzesinden Hüsamettin Koçan yer alacak. Konferanslardaki 100’ün üzerindeki konuşmacıların yanı sıra Heritage İstanbul Danışmanlarından Nezih Başgelen Moderatörlüğünde; son zamanlarda yapılan sıra dışı kazılar, yeni bulgular anlatılacak. Haluk Polat, An Vokal Grubu Projesi seyirciyi, Anadolu’nun ortak sesi ve titreşimine doğru bir yolculuğa çıkaracak.

Heritage İstanbul kapsamında, arkeoloji teknolojileri, arkeoparklar, açık hava müzecilik hizmetleri, arkeolojide dijital belgeleme, 3D sanal ortam teknolojileri, deneysel arkeoloji, restorasyon projeleri, uygulamalarla ilgili kuruluşlar, nano teknoloji, müzecilik ve kütüphanecilik teknolojileri, müze mekanı ve sergileme tasarımı projeleri, aydınlatma ve güvenlik sistemleri, müzelerde görsel medya ve sanat teknolojileri, mobil müze uygulamalar, sanal gerçeklik (VR) ve arttırılmış gerçeklik (AR) örnekleri sunulacak.

Müzecilik sektörünün oyuncuları için önemli bir pazar ve uluslararası buluşma noktası olan fuar, B2B toplantılarının verimli bir şekilde yapılmasını sağlayacak.