Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.

THBB Elâzığ Depremi İnceleme Raporu’nu Açıkladı

Türkiye Hazır Beton Birliği’nin (THBB) hazırladığı Elâzığ Depremi İnceleme Raporu, binalarda ciddi mühendislik ve uygulama zafiyetleri ile birlikte ilkel yöntemlerle elle üretilmiş düşük kalitede beton ve standartlara uymayan donatı çeliği kullanımının yıkıma neden olduğunu ortaya koydu.

yapi.com.tr
THBB Elâzığ Depremi İnceleme Raporu’nu Açıkladı

Türkiye Hazır Beton Birliği'nin (THBB) hazırladığı Elazığ depremi sonrası inceleme raporu;

"24 Ocak 2020 tarihinde saat 20.55'te merkez üssü Elâzığ Sivrice olan ve 6,8 Mw büyüklüğündeki depremin arama kurtarma çalışmalarının tamamlanmasından sonra Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) tarafından T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın izni ve eşliği ile hasar görmüş yapılarda detaylı inceleme yapılmıştır.

41 vatandaşımızın hayatını kaybettiği deprem sonrası T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından son derece hızlı sürdürülen hasar tespit çalışmaları sona yaklaşmış, an itibarıyla 8.396 bina ağır hasarlı, 1.492 bina orta hasarlı ve 17.021 bina az hasarlı olarak tespit edilmiştir. Hasarlı binaların net sayısı itiraz süreci tamamlandıktan sonra ortaya çıkacaktır. Bakanlık, hasarlı binaların tespiti ve acil yıkımı gibi kritik konular için özel olarak geliştirmiş olduğu mobil laboratuvar ve insansız hava araçları ile süreci etkin ve başarılı bir şekilde yürütmüştür.

Betonarme yapılarda zemin etüdüne dayanan doğru bir temel seçimi, deprem hesabını da içeren bir statik projenin bulunması, projenin doğru olarak özenle uygulanması ve projedeki dayanımları sağlayan malzemelerin (beton ve çelik donatılar) projede belirtildiği boyutlarda ve konumlarda kullanılması esastır. Elâzığ Depremi sonucu hasar gören binalarda bu kurallara kısmen uyulduğu, bazılarında ise bu kurallara hiç uyulmadan binaların inşa edildiği görülmüştür. THBB tarafından Elâzığ’da ağır ve orta hasarlı binalar incelenerek, örnekleme yöntemi ile bunlardan bazılarının betonlarından karot örnekleri alınmış, ayrıca tahribatsız yöntemlerle de yapılarda muayeneler yapılmıştır. Alınan beton karot numuneleri üzerinde, basınç dayanım deneyi yapılarak beton kalitesi belirlenmiştir.

Belirlenen Yıkım Nedenleri:

- Elâzığ Depremi’nde yıkılan veya ağır hasar gören yapılar incelendiğinde yıkım nedenleri arasında kısaca “elle üretilmiş beton” olarak adlandırılan şantiye ortamında ilkel yöntemlerle üretilmiş düşük dayanımlı beton kullanılması önemli nedenlerden biri olarak görünmektedir. Karot numune sonuçları, bu binalardaki beton sınıflarının C6 ile C12 arasında değişmekte olduğunu göstermektedir. Hâlbuki yapılar eski bile olsa 1975’te yayımlanmış ilk Deprem Yönetmeliğine göre Elâzığ’da en az C18, 1998 tarihli Deprem Yönetmeliği’ne göre ise en az C20 sınıfı beton kullanılmış olması gerekiyordu. 2018 tarihli Deprem Yönetmeliği’ne göre ise günümüzde en az C25 sınıfı beton kullanılması gerekmektedir.

- Şantiye ortamında ilkel yöntemlerle üretilen bu betonların o dönemde yıkanıp elenmemiş dere agregasıyla yapıldığı, agrega tane dağılımının hiç uygun olmadığı (numune alınan birçok yapının betonunda 40-50 mm’lik çok iri malzeme ve ince kumun olduğu, ara boyutların olmadığı) görülmüştür. Hatta bazı binalardan karot alımı esnasında karotlar yapıdan çıkarılamadan parçalanmıştır. Bu durum, betonun neredeyse elle kırılacak kadar zayıf olduğunu göstermektedir. Karot sonuçlarına ilişkin bir başka önemli ayrıntı ise aynı yapının farklı noktalarındaki sonuçların çok değişken olmasıdır.

- Elâzığ, hazır beton kullanımına geç geçen şehirlerimizden biridir. Türkiye Hazır Beton Birliğinin 2005 yılında Elâzığ Valiliği nezdinde yapmış olduğu girişimler ile Elâzığ’da elle betonun yasaklanması neticesinde 2005 yılından sonra Elâzığ’da binalarda hazır beton kullanımı yaygınlaşabilmiştir. Kent genelinde yapılan incelemelerde hazır beton kullanılan binaların yıkılmadığı ve depremden etkilenmediği görülmektedir.

- Elâzığ depreminde yıkılan binaların tasarım ve yapımında mühendislik hizmeti almamış olması, daha önceki depremlerde olduğu gibi Elâzığ’da yıkım nedenleri arasında çok önemli bir yere sahiptir.

- Hasar gören binaların neredeyse tamamında donatıların nervürsüz düz çelik olduğu, çaplarının ve miktarlarının yetersiz olduğu görülmüştür. Deprem performansı açısından çok kritik olan ve boyuna donatıları saran etriyelerin miktarının ve aralıklarının yetersiz olduğu, etriye sıklaştırmalarının yapılmadığı, uçlarının doğru kıvrılmadığı görülmüştür. Ayrıca beton örtüsü (pas payı) kalınlığının yeterince olmadığı, bunun neticesinde donatıların bir kısmının korozyona uğramaya başladığı tespit edilmiştir. Elâzığ gibi havadaki rutubet seviyesinin düşük olduğu bir şehirde demir donatılarda korozyonun başlamış olması dikkat çekicidir.