Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

"Yolsuzluk Var, ama Zarar Yok"

Geçen hafta BirGün'deki yazısında 3. havalimanı projesinde 'kot farkı' üzerinden müteahhitlerin cebine 2 Milyar Avro para koyulduğunu iddia eden Aykut Erdoğdu, bu kez de Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'nın söz konusu yazı üzerine yaptığı açıklamayı eleştirdi.

yapi.com.tr
"Yolsuzluk Var, ama Zarar Yok"

Bakanlığın açıklamasını, "Ulaştırma Bakanlığı, herkesin bildiği sırları açıklamış. Üstü kapalı biçimde yolsuzluğu kabul etmiş" şeklinde yorumlayan Aykut Erdoğdu'nun BirGün Gazetesi'ndeki yazısı şöyle:

***

2 Milyar Avroluk Vurgun

Geçen hafta 3. Havalimanında 'kot farkından' nasıl bir vurgun yapıldığını yazmıştım. Hatırlayalım: ihale şartnamesine göre havalimanının deniz seviyesinden ortalama yüksekliği (kotu) yaklaşık 105 metre olması gerekiyor. Yani havaalanı inşaat alanında çukurların doldurulması ve tepelerin tıraşlanması sonucunda ortalama 105 metrelik bir denizden yükseklik elde edilme zorunluluğu var. Bu iş yaklaşık 2,5 Milyar metreküp toprak işi (hafriyat) gerektiriyor. Bunun da yaklaşık maliyeti 3 Milyar Avro.

İhaleye göre deniz seviyesinden 105 metre yüksekte olması gereken havaalanının kotu ihaleden sonra 75 metreye düşürülüyor. Bu durumda yaklaşık 3 Milyar Avro olan dolgu maliyeti 1 Milyar Avroya düşüyor. Yani bir tek işlemle müteahhitlerin cebine 2 Milyar Avro para koyuluyor diye yazmıştım. Bu tespitten sonra ihale sonrası şartların değiştirilmesinin 'edimin ifasına fesat karıştırma' suçunu oluşturacağı uyarısında bulunmuştum.

Yolsuzluk Yaptık Ama Zarar Yok

Geçen hafta yazdığım yazı üzerine Ulaştırma Bakanlığı bir açıklama göndermiş. Açıklamada özetle şöyle demişler: Biz ihaleye avan projeyle çıktık. Proje değişebilir. Şartnameye göre kotu düşürmeye ve koordinatları değiştirmeye hakkımız var. Eğer bu değişiklikler dolayısıyla müteahhit zararı çıkarsa katlanacaklar. Kamu zararı çıkarsa bu zararı müteahhitlerden alacağız.

Biz de yedik!

Ulaştırma Bakanlığı herkesin bildiği sırları açıklamış. Üstü kapalı biçimde yolsuzluğu kabul etmiş. Şimdi bu yargıya nasıl ulaştığımı anlatmak için açıklamanın satır aralarına bakalım:

1- Çok İyi Yer Seçtik: ICAO Annex 14 kriterlerine göre en iyi yeri seçmişler. İki kelime İngilizce ve kısaltmalarla halkın bu işin doğru olduğuna inanacağını düşünmüş olmalılar.

ICAO Annex 14’e göre İstanbul’un kuzey ormanlarını katletmeye karar vermişler. Aslında böyle havalı kavramlara falan gerek yoktu. İstanbul Büyükşehir Belediyesine sorsaydınız buraya neden havalimanı yapamayacağınızı Bilal’e anlatır gibi size anlatırlardı.

Ayrıca dünya alem biliyor ki; kamuya ait ormanların arsa maliyeti sıfır olduğu için buraları seçtiniz,  bu havalimanı, kanal ve köprü yatırımları oltanın ucundaki yemdir. Amaç kuzey ormanlarının tamamına konut, AVM ve rezidans yapıp yandaş müteahhitlerinize para kazandırmaktır.

2- Avan Projeyle İhaleye Çıktık: Avan proje ne demek? Ekşi sözlüğün tanımıyla “tırıvırı proje” demek. Genellikle proje hakkında kaba bilgiler verir. Projenin ağası uygulama projesidir. Cumhuriyet tarihinin en büyük ihalesine (22 Milyar 150 Milyon Avro) tırıvırı projeyle çıkmışlar. Bir de yüksünmeden söylüyorlar.

3- Kotu da Değiştiririz Koordinatı da: Havaalanının kotu yüksekliğini, koordinatları ise yapılacak yeri ifade ediyor. İhaleye uygulama projesi olmadan avan projeyle çıktıkları için ve avan proje kesin olmadığı için proje değiştirilebilirmiş. Bu kapsamda Yapım İşleri Şartnamesinin 4.1.3. maddesine göre projenin koordinatlarını (yerini) ve kotunu (yüksekliğini) değiştirebilirlermiş.

Düşünün ki Bakanlık bir ihale yapıyor. Havalimanın kotu 105 metre yükseklikte olacak diyor. Aday firmalar “Emin misiniz?” diye soruyorlar. “Eminiz” diyorlar. “Son kararınız mı?” diye soruyorlar. Bakanlık “Son kararımız” diyor.

Sonra ihale tamamlanıyor. Sözleşme imzalanıyor. Aradan 1 yıl geçiyor. Havalimanın kotu 30 metre indiriliyor. Bu da yetmiyor. Havalimanının yeri Denizden Arnavutköy’e doğru kaydırılıyor. Bu işlemler sonucunda müteahhitlere yaklaşık 2 Milyar Avro kaynak aktarılıyor. Sonra da çıkıp 'biz bunu şartnameye yazmıştık, yetkimiz var' diye savunma getiriliyor.

Hiçbir ihaleye bu şekilde belirsizliklerle çıkılamaz. Bu tip belirsizlikler ihalede şeffaflığı ve rekabeti ortadan kaldırır. Şartnameye koyulan bu yetki maddesi zorunlu hallerde işin aslını etkilemeyecek küçük değişiklikler için kullanılabilecek bir maddedir. Bu maddenin arkasına saklanarak edimin ifasına fesat karıştırma suçundan alınabilecek olası bir cezadan kurtulmak mümkün değil.

4- Müteahhitlerden Parasını Alacağız: Ulaştırma Bakanlığı açıklama yazısında kot düşüşünden kaynaklanan maliyet farkını müteahhitlerden alacağını yazmış.  Ulaştırma Bakanlığı bu cevabıyla adeta yolsuzluk iddialarını kabul edip yapılacaklara kılıf hazırlamaya çalışıyor. Ama iddialar kapatılamayacak kadar büyük. Bu işlemlerle ilgili aşağıdaki soruları cevaplanmalarını bekliyorum:

- Madem bu kot düşecekti neden ihale öncesinde açıklamadınız?

- Neden diğer aday şirketleri yüksek maliyetlerle korkutup yarıştan çekilmelerini sağladınız?

- Bu işlemleri yapmasaydınız ihalede kamunun yararı çok daha yüksek olmaz mıydı?

- Şimdi müteahhitlerin cebine girecek parayı nasıl hesaplayıp tahsil edeceksiniz?

- 630 Milyon Dolar rüşvet verme iddiasıyla yargılanan insanlara biz nasıl güvenelim?

http://www.yapi.com.tr/haberler/yolsuzluk-var-ama-zarar-yok_122302.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!