Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

İstanbul'un Üçüncü Köprüsü

Fransa Cumhurbaşkanı General De Gaulle, 1950'li yıllarda bir yurtdışı seyahate gitmek üzere Paris'ten helikopterle havalandı ve havaalanına doğru yol almaya başladı. Havadan gördüğü Paris manzarası korkunçtu, o yıllarda Paris'e doğru ciddi bir göç dalgası vardı ve kentin etrafında gecekondulaşma başlamıştı.

Radikal Gazetesi/İsmet Berkan



ransa Cumhurbaşkanı General De Gaulle, 1950'li yıllarda bir yurtdışı seyahate gitmek üzere Paris'ten helikopterle havalandı ve havaalanına doğru yol almaya başladı. Havadan gördüğü Paris manzarası korkunçtu, o yıllarda Paris'e doğru ciddi bir göç dalgası vardı ve kentin etrafında gecekondulaşma başlamıştı.
Hemen havaalanında müsteşarına talimat verdi: 'İlgili bakanlarla konuşun ve ben dönene kadar bu soruna çözüm bulun. Paris'i kaybediyoruz.'
De Gaulle birkaç gün sonra döndüğünde bakanları ve müsteşarı ondan gece saatlerine denk gelen bir randevu istediler. Randevuda De Gaulle'e bulunan çözüm anlatıldı, "Eğer" dendi, "Aklınız bu çözüme yatıyorsa, kararname metinleri yanımızda hemen bunları imzalamalısınız, işin uzayıp meselenin spekülasyonlara konu olmasına ülke tahammül edemez."
Ve çözümleri anlatmaya başladılar...
İlk kararname, Paris'in sınırlarını belirliyor ve bu sınırlar boyunca bir 'çevreyolu' yapılmasını, yolun dışının ise ormanla kaplanmasını öngörüyordu. Mevcut gecekonduların hepsi bu bölgedeydi, yani bütün o binalar yıkılacak, o bölge ormanlaştırılacaktı.
İkinci kararname, Paris'e 60 80 kilometre uzakta beş ayrı bölgeyi saptıyordu. Bu bölgelerde ciddi miktarda tarımsal arazi kamulaştırılıyordu.
Üçüncü kararname, bizdeki Toplu Konut İdaresi'ne benzer ama özerk bir idare kuruyordu. Görevi 'arazi geliştirmek'ti. Daha önce kamulaştırılan beş ayrı bölgedeki topraklar yeni idareye 'satıldı' bu kararnameyle.
Dördüncü kararname, toplu konut idaresine benzer idareye satılan toprakları kentsel ve sınai imara açıyordu.Devlet söz konusu toprakları diyelim metrekaresi 10 liradan kamulaştırdıysa, buralar imara açıldığında toprak değeri birden 100 liraya yükseliyor. Yani 'rant elde ediliyor.' Mesele bu rantın nasıl kullanıldığı... Oradaki toplu konut idaresi benzeri idare bu rantı, o arazilere kurulacak 'uydu kentler'in mimari ve sosyal planlaması için, 'uydu kent'lerin Paris ile ulaşım bağlantıları için vs. kullandı. Paris'i yakından bilenler bu yazdıklarımın fazlasıyla gerçekleştiğini ve Paris'in bu yolla ve o şehre âşık insanlar tarafından kurtarıldığını da bilirler.
* * *
Ya İstanbul? Bu şehrin de âşığı çok... Başbakan Recep Tayyip Erdoğan son âşıklardan biri. Ama bizde bu şehrin âşıkları şehri kurtarmayı hiç düşünmediler veya düşündülerse de bunu hiç başaramadılar.
İstanbul o kadar kendi başına gelişen ve büyümesi kontrol edilemeyen, dolayısıyla hiçbir biçimde yönetilip yönlendirilmeyen bir şehir ki, burayla hiç ilgisi olmayan bir devlet kuruluşu İstanbul'a damgasını vurabildi.
Evet evet, Karayolları Genel Müdürlüğü'nden söz ediyorum. TEM otoyolu ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, İstanbul'un nüfusuna bir İstanbul daha ekledi ve şehrin gelişimini Marmara kıyılarından daha içlere doğru, yani kuzeye kaydırdı. Habibler köyü köydü, bugün bu bölgede ciddi bir nüfus barınıyor. Bağcılar köyü gerçekten köydü, bugün burası İstanbul'un en kalabalık ilçesi. Ve bütün bunlar sadece son 15 yılda oldu.
Şimdi üçüncü köprüden söz ediliyor. Eğer bu köprü daha kuzeye, Karadeniz'e doğru yapılacaksa, beraberinde yeni bir otoyollar sistemi de inşa edilecek demektir. Bu da, Karadeniz kıyısına yakın yeni bir İstanbul'un inşa edilmesi demektir.
Nitekim belediyemiz bunun bilincinde, o bölgeye yeni bir İstanbul için planlama çalışması içinde.
Fransa'da Paris kurtarılırken yapılan işlerden biri de, kurulan yeni uydu kentlerden Paris'e gelip gitme ihtiyacını minimumda tutma çabasıydı. Yani buralarda fabrikalar, işyerleri ve hatta üniversiteler bile olmalıydı ki, çok az kimse Paris'e her gün gitme ihtiyacı duysun.
Biz ise kocaman bir Ataşehir inşa ettik, içinde tek fabrika, tek ofis binası olmayan, tamamen konutlardan oluşan. Şimdi insanlar dünyanın öteki ucundaki bu 'şehir'den Maslak gibi merkezlere işe gidip gelmeye çalışıyorlar ve yollarda helak oluyorlar.

http://www.yapi.com.tr/haberler/istanbulun-ucuncu-koprusu_58300.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!