Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

Orta Sınıf Tehlikede

Olası İstanbul depremi, en fazla orta sınıfın oturduğu 5-6 katlı binaları etkileyecek. Çok yoksul ve çok zengin kesim depremi en az hasarla atl

Radikal
Orta Sınıf Tehlikede

b>Olası İstanbul depremi, en fazla orta sınıfın oturduğu 5-6 katlı binaları etkileyecek. Çok yoksul ve çok zengin kesim depremi en az hasarla atlatacak. Maddi hasarı tüm Türkiye 10 yıl ağır vergilerle ödeyecek.

17 Ağustos 1999 depreminin ardından eli kulağında denilen
'İstanbul depremi' için kamuoyunda çok şey konuşuldu, tartışıldı. Ama İstanbul'a yönelik deprem senaryoları, fay, köprü ve yapı incelemeleri,
deprem mastır planı çalışmalarını yapan Boğaziçi Üniversitesi Deprem Mühendisliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Erdik, depremden en çok orta sınıfın etkileneceğini söyledi.
Erdik, "İstanbul'da depremde en büyük zararı beş-altı katlı binalarda oturan orta gelir grubundakiler görecek. Bir-iki katlı yapılarda yaşayan en fakir ve en zengin sınıflarsa depremi en az hasarla atlatacak" dedi.

Depremde İstanbul'u bekleyen tablo nedir?
İstanbul'da bugün bir deprem olsa, 50 bin binanın kullanılamayacak derecede hasar göreceğini belirledik. 200 bin bina orta hasar görecek ve 400 bin kişi çadır, yiyecek ve benzeri gereksinimlere ihtiyaç duyacak.
5 bin bina, katları üst üste gelecek şekilde yıkılacak ve can kayıplarının çoğu da burada oluşacak. 50 bin kişi hayatını kaybedebilir ve 120 bin kişinin hastaneye sevki gerekir. Bu binalar daha çok eski İstanbul'da ve kısmen Zeytinburnu'da yoğunlaşıyor.
Ayasofya, Fatih Camii, Mihriban Sultan Camii ve diğer tarihi yapıların da teker teker incelenmesi gerekiyor.

Deprem kimi vuracak?
Türkiye'de bir-iki katlı binalarda oturanlar ya çok düşük ya çok yüksek gelir grubu. Deprem, beş-altı katlı binalarda, orta gelir grubunu vuracak.
Ayrıca gecekondu bölgelerinin, deprem sonrasında çok daha çabuk ayağa kalkacağından da eminim. Buralarda oturanlar daha Anadolu'dan yeni geldiği için, bir yerden un bulup da ekmek yapmasını da bilir, aç kalmaz. Birbirine yardım eder, çalı çırpı toplayıp ateş de yakar. Şehrin diğer noktalarında yaşayanlarsa, ekmek kamyonlarının peşinden koşacaktır.

Sanayi yapılarının durumu ne?
Sanayi için çok ciddi bir risk var. İstanbul'da sanayinin yığıldığı Gebze, Ambarlı ve Marmara Ereğli'de yumurtaların hepsini aynı sepete koymuşuz. Bu bölgelerde sorun yaratacak herhangi bir bozuk tesis olursa, tesislerin hepsi birden gider.
Bunların etrafındaki, örneğin Ambarlı'nın yanındaki Yakutlu toplu konutları ayrı bir sorun. Küçük ve orta boy sanayiler için de mal ve can kaybı yanı sıra pazar kaybı sorunu var. Büyük çoğu Avrupa Birliği'ne veya başka firmalara fason üretim yapan bu kuruluşlar sadece malını değil, pazarını da kaybedecek. Bu kaybedilecek pazarı yeniden kazanmaları çok zor.


'30 yıllık periyot' efsanesi
Ya hasarın maddi boyutu?..
İstanbul depreminin ilk etaptaki fiziksel hasarı 12 milyar dolar, uzun vadedeki sosyal ve ekonomik zararıysa 36 milyar dolardır. Bu da Türkiye bütçe gelirlerinin yüzde 60'ıdır. Yani İstanbul'u depreme hazırlama modelinde, projenin kime fayda sağlayacağı düşünülmeli. Hazırlanmazsa 36 milyar dolarlık maddi kayıp için bir 10 yıl daha ek vergi ödeyeceğiz.
1999 depreminden sonra vergiler arttı, yeni vergiler geldi ve hâlâ ödüyoruz. İstanbul'un depreme hazırlanmasından Türkiye yarar görecek.
İstanbul'un depreme hazırlık için ne kadar süresi kaldı? Sıkça telaffuz edildiği gibi 30 yıl mı?
Bu 30 yıllık sürenin, tarihi deprem periyotlarıyla, fayda biriken enerjiyle hiçbir alakası yok. Öyleyse neden 30 yıl dedik anlatayım. Kaliforniya'da ortalama yaş 40, ortalama yaşam süresi 70'tir. Aradaki fark 30 yıl.

Kaliforniya'da yapılan çalışmalarda tüm deprem ihtimalleri 30 yıl içinde verilir ki, insanlar depremi 'kendi hayatları içinde karşılaşabilecekleri bir ihtimal' olarak görebilsin.
Aynı süreyi bize çevirirsek, İstanbul'daki ortalama yaş 25 civarı olduğuna göre, aynı süre bizim için 40 yıldır. Depremin 30 yılda olma ihtimali yüzde 60, 50 yılda yüzde 70'tir.
Ayrıca bu ihtimal 500 yıl da bekleseniz, hiçbir zaman yüzde 100 olmaz. Olma ihtimali artar ama. Önümüzdeki bir yıl içinde derseniz de bu ihtimal yüzde 5'e bile düşer. İstanbul'un tarihi depremlerine bakarsanız, 300 yıl hiç deprem de olmamış...

Siz İstanbul'un geleceği için umutlu musunuz?'
Ben hiç karamsar olmadım. Üç yıldır attığımız tüm adımlar olumluydu, ama belki de hızlı atamadık. İnsanların ne yapacağından çok, şehir bilincini geliştirmek lazım. Kimin nerede depreme maruz kalacağı belli değil. Kimimizin çocuğu okulda, kimimiz sinemada olacak.
İstanbul'u depreme hazırlamak, Türkiye'nin en büyük projesi olacaktır. Benzersiz bu projeyle tüm dünyaya karşı da büyük prim kazanılır. Üç yıl içinde şunları yaparsak, İstanbul'da bir depremde ölü sayısını 50 binden 10 bine düşürüyoruz diyebilirsem, çok mutlu olurum. Hukuki düzenlemeler artık uzamamalı. Türkiye'deki birikmiş beyinlerin emeği İstanbul için Deprem Mastır Planı'na aktı. Bundan sonra artık iş siyasetçinin, idarenin elinde.

250 bin dolarla 25 bin kişi kurtulur
İstanbul'un depreme hazırlığının maliyeti ve süresi nedir?'
İstanbul'da tamamen yıkılacak 5 bin bina, 250-300 milyon dolara depreme karşı güçlendirilebilir. Bu, ölümleri yüzde 50 oranında azaltır. Hasar görecek 50 bin binaya bakmak ise 4-5 milyar dolar arasındadır ve ancak dört-beş yılda yapılabilir. İyi bir planla Avrupa Birliği İskân Fonu'ndan Dünya Bankası'na kadar böyle bir proje için para bulursunuz. Şahıslar için kendi evini tamir ve takviye çok cazip olmayabilir, devletin girmesi lazım.

'Depremi beklemeyelim'
1999 depreminden sonra, orta hasar görenlerin evine 20 yıl geri ödemeli neredeyse 5 bin dolar para verildi. Herkes evini tamir ettirdi. Biz diyoruz ki, gelin biz bunu deprem öncesinde yapalım.

İstanbul'da 'felaket derecesinde hasar görecek' denilen 54 mahallede yaşayanlar için ne yapılmalı?
Tamir takviye edilmesi gerekiyorsa ve sahibi de istiyorsa, evi tamir etmeli. Ama orada oturan, 'Bize başka bir yerden ev verilsin' diyorsa ve buna uygun mekanizma da bulunabiliyorsa, özel sektöre verilerek bu yapılabilir. İnsanlar araba almak için kredi istiyor ama evini takviye için kimse banka kredisi almıyor. Çünkü tamiri bittikten sonra evinin değeri artmıyor.
Devlete düşen görev, hiçbir imkânı olmayan ve buralarda oturmak zorunda olan insanların can güvenliğini sağlamak. Belki de geri ödemesiz, daire başına 5 bin dolar veriyorum, diyebilmeli ki, minimum bir tamiratla ev yıkılsa bile içindekiler canlı kalsın. İnsanların aklına, bizim arsamız elimizden alınacak, fikri gelmemeli. Hindistan'daki benzer bir uygulamada,
'Onları tahliye ediyorsunuz, bizi niye takviye ediyorsunuz' sorusuyla karşılaşıldı. Halka iyi anlatılmazsa, 90 bin tane laf çıkar.

http://www.yapi.com.tr/haberler/orta-sinif-tehlikede_5792.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!