Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

Sayın Çelik, Tuzla’daki Bütün İşçilerin Bakanı Değil mi?

Çalışma Bakanı Faruk Çelik, önceki gün Sabah gazetesinin manşetindeydi: “Ölüden para kazanılmaz. Her şey insan hayatı için. Gerekirse Tuzla’daki 44 tersaneyi de kapatırız!”

Milliyet Gazetesi/Meral TAMER



alışma Bakanı Faruk Çelik, önceki gün Sabah gazetesinin manşetindeydi: “Ölüden para kazanılmaz. Her şey insan hayatı için. Gerekirse Tuzla’daki 44 tersaneyi de kapatırız!”

Sayın Bakan kusura bakmasın, ama “Duy da inanma” demek zorundayım. Zira aynı Bakan Çelik daha 5 ay önce, Tuzla’da 5 işçinin ardarda ölmesini takiben tersaneleri ziyaret ettiğinde “Alınan önlemleri fevkalâde” bulmuştu.

İşçi ölümleri durmayıp devam edince, daha doğrusu “kan parasıyla” üstü örtülemeyip medyaya yansıyınca, 5 tersaneye kısmi durdurma cezası verildiğini iftiharla açıkladı. Ne var ki bunun şov olduğunun anlaşılması da uzun sürmedi.

Tuzla Tersaneler Bölgesi İzleme ve İnceleme Komisyonu’nun tespitlerine göre düzeltilmesi istenen hususlar, sorunun özüyle ilgili olmayıp “cila” kabilindendi; öyle olunca da 24 saat içinde halledildi.

İdeolojik hesap mı?
Bakan Çelik’in Tuzla’da taşeron firmalardaki işçileri temsil eden LİMTER-İş’in geçen haftaki eylemine tepkisi ise bana göre tüyler ürperticiydi:
“Çözüm için bütün kapılarımız açık. Buna rağmen hâlâ orada ne eylemi yapıyorsunuz? Duyulacaksa duyuldu. Meclis’te Araştırma Komisyonu kuruldu, İnsan Hakları Komisyonu kuruldu. Bakanlık olarak müfettişlerimiz orada. Türkiye’nin gemi sanayinden çıkması isteniyorsa bilemiyorum. Yatıyoruz Tuzla, kalkıyoruz Tuzla.
5 işyerine durdurma verildi. Denetimler devam ediyor. Belki durdurmayı yeterli görmeyip, kapatma cezası getirilecekler de olabilir. Bu kadar yoğun ilgiye rağmen ideolojik bir şeyin peşindeyseniz, onu da sizlere havale ediyorum. Kamuoyu bunları değerlendirecektir. Amaç sorun çözmek mi, başka hesaplar içinde olmak mı?
Kaldı ki bahsettiğim arkadaşlar, gerçek sendika değil. Orada yetki almış sendika, başka bir sendika. Ama bu arkadaşların başka sendikal hesapları varsa ayrı bir olay.”

Çelik’in bilgisine...
Sayın Bakan da gayet iyi biliyor olmalı ki, Tuzla’da 2 “sınıf” işçi var. Biri sosyal haklara sahip, hatta önlerine çıkan yemeğin bile daha kaliteli olduğu sigortalı işçiler; diğeri ise taşeron firmalar adına aynı tersanede günlük yevmiye ile çalışan, kimisi mahalle kahvesinden günübirlik seçilen, inşaat işçileri gibi toplanmış, niteliksiz, sosyal güvencesiz işçiler. Taşeron firmalar içinde de yıllardır Tuzla’da olan güvenilir, işçileri sigortalı muteber firmalar var, ama azınlıkta.
Çalışma Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü Kasım Özer’den aldığım bilgiye göre bu 44 tersaneden 24’ünde TÜRK-İŞ’e bağlı Dok-Gemi-İş Sendikası yetki almış, şu anda 5500 üyesi var.

Ancak Tuzla tersanelerinde 1000’i aşkın taşeron firma olduğunu ve toplam işçi sayısının 5500 olmayıp, 40 bine dayandığını, DİSK’e bağlı LİMTER-İş’in de taşeron firmalardaki büyük çoğunluğu sosyal güvencesiz işçileri temsil ettiğini, eminim Sayın Bakan da biliyor. Dahası Sayın Bakan’ın Tuzla’da 2000 yılından beri ölen 55 işçiden 54’ünün taşeron firma çalışanı olduğunu da bilmesi gerekir diye düşünüyorum.

Hal böyleyken, tüm çalışanların bakanı olması gereken Çelik, boğaz tokluğuna, hayatı pahasına çalışan sigortasız işçilerin, ideolojik hesaplar içinde olduklarını söyleyebiliyor.

Pes doğrusu!

http://www.yapi.com.tr/haberler/sayin-celik-tuzladaki-butun-iscilerin-bakani-degil-mi_59974.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!