Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
BÖLÜM SPONSORU

Taş Kalpli Şehirler

Temel aktörleri Türkiyeli ve Ermenistanlı taş ustalarından oluşan ve iki ülkenin, iki kentin ortak tarihi niteliğindeki taş ustalığı kültürünü odağına alan, bir hafta boyunca Gümrü’de sürdürülen “Taş Ustalığı Atölye Çalışması”nın güncesini tutan bu yazı, yazarın “İki Bölge, İki Şehir ve Taştan Yapılar” başlıklı yazısını ayrıntılandırıyor.

  • Taş Kalpli Şehirler
  • Taş Kalpli Şehirler
  • Taş Kalpli Şehirler
  • Taş Kalpli Şehirler
  • Taş Kalpli Şehirler
  • Taş Kalpli Şehirler
  • Taş Kalpli Şehirler
  • Taş Kalpli Şehirler
  • Taş Kalpli Şehirler
  • Taş Kalpli Şehirler
  • Taş Kalpli Şehirler
  • Taş Kalpli Şehirler
  • Taş Kalpli Şehirler
  • Taş Kalpli Şehirler
  • Taş Kalpli Şehirler
  • Taş Kalpli Şehirler
  • Taş Kalpli Şehirler
  • Taş Kalpli Şehirler
  • Taş Kalpli Şehirler
  • Taş Kalpli Şehirler
  • Taş Kalpli Şehirler
  • Taş Kalpli Şehirler
  • Taş Kalpli Şehirler
  • Taş Kalpli Şehirler
  • Taş Kalpli Şehirler
  • Taş Kalpli Şehirler
  • Taş Kalpli Şehirler
  • Taş Kalpli Şehirler
  • Taş Kalpli Şehirler
  • Taş Kalpli Şehirler

/p>

Yoğun geçen dördüncü güne ise Artik Taş Ocağı, 13'üncü Yüzyılda yapılmış Harich Manastırı ve tarihi Gümrü Bira Fabrikası ziyaretleri sığdırıldı. Her yanı tozpembeye kesilmiş taş ocağı, tıpkı taş atölyesinde olduğu gibi görece ilkel araçların kullanıldığı ve insan gücüne dayalı geleneksel yöntemlerle pembe tüf taşının çıkarılıp belirli hacimlere küçültüldüğü bir alan. Taş ocağından geçip Harich Manastırı’na vardığımızda bu kez siyaha kesilmiş bazalt taşlarıyla vadi yamacındaki kilise ve manastır yapılarıyla karşılaşıyoruz. Kilisenin gösterişsiz ve bir o kadar heybetli iç hacmi, pencereden sızan ışık ve kum havuzlarındaki mumlar dışında aydınlığın neredeyse olmadığı, kasvetli ve serin havası, iç ve dış dünyanın birbirinden ayrıştığını ve yapının kendi kurallarını hatırlatıyordu içindeki küçük insanlara. Manastırda eğitim alan gençlerin kiliseye sırayla girişleri ve yaptıkları ayin, kilisenin en canlı haliydi. Yapının amacı ve yer seçimi münzevi bir tercihte kesişiyordu. Kent merkezine varıldığında son durak olan tarihi Bira Fabrikası ise deprem sonrası restore edilen, giriş kısmına uyumu bozmayan bir yapının eklendiği, kendi içindeki şapeli ile esmer bir başka yapısı Gümrü’nün. Yapının esmerliğini bozan yanıysa, deprem sonrası yenilendikten sonra açılış için havaya bırakılan beyazlı-grili güvercinlerin tekrar ana binanın girişine gelip o günden beri hala aynı yerde uçmaya, hazırlanan kümese konmaya devam etmeleri. Fabrikanın iç mekanları, koridorları ve üretim sahaları orijinalliği bozmadan varlığını sürdürdüğü, depremden öncesi ve sonrasını görselleriyle birlikte duvarlarında taşıdığı için aynı zamanda kent turizmi için de bir değer niteliği taşıyor.   

Beşinci gün ağırlıklı olarak Erivan’da geçse de ilk durak Avan Köyü’ndeki bir kilise idi. Köy girişinde kilisedeki restorasyon çalışmalarını anlatacak mimar David Nahatakyan’ı beklerken yanı başımızdaki mezarlıkta dikkatimizi çeken bir şeyler vardı: Çoğu mezar, aralarında duvar olmaksızın yan yanaydı ve belli ki hayat arkadaşlarını barındırıyordu, kiminde her iki mezar da doluydu kiminde bir dolu biri boş. Bazı mezar taşları birer tablo gibiydi ve sahiplerinin portrelerini taşıyorlardı. Mezar çevrelerindeki motifli ferforjeler, mermerler, tüf taşları ve ikonlar, kimi abartılı kafesler inanç ve mezarlık bağının kültürler arasında nasıl farklılaştığını gösteriyordu. Kiliseye varılınca başlayan restorasyon sürecinin anlatımı ve mimari proje detayları uzayınca imdada kilise bahçesindeki kamuya açık, sert, mayhoş ve sulu al renkli meyveleriyle bir elma ağacı yetişiyordu. Ekipte yer alan işçiler, mimar ve koruma uzmanı ve müteahhitlerin soruları ve bilgi takası ile sonlanan saha incelemesi ardından Erivan’a varıldı ve kent her iki ekipçe birlikte gezildi. Sokaklarından yapılarına, trafiğinden giyim-kuşamına sosyo-ekonomik ve kültürel farklılığın, üstünlüğün, lükse düşkünlüğün ve ayrıcalıklı hallerin apaçık okunduğu bir şehirdi Erivan Gümrü’den gelen bizler için. Ağrı Dağı’na Ararat diyen ve kutsal sayan ülkede çoğu obje ve tabloya konu olan bu dağ ve yanı başındaki küçüğü özellikle Erivan’daki gün batımında şehrin ardındaki baskın iki tabiat harikası, siluetin yaslandığı birer arka fon gibi adeta. Gümrü’de olduğu gibi burada da başta kent belleğinin önemli simalarının heykelleri olmak üzere çok sayıda heykel, çeşme ve ayrıca peyzaj düzenlemeleri enerji harcamadan dikkat çekmeyi başarıyorlar. Erivan’ı ve Gümrü’yü mimaride ve kent dokusunda ortak kılan başlıca aktörün, St. Petersburg Sanat Akademisi mezunu mimar ve kentbilimci Aleksandr Tamanian olduğunu söylemek sanırım yanlış olmaz. Mesleki birikimini daha çok Erivan’da hayata geçirmiş olan Tamanian, neoklasik stili ve Sovyet etkilerine karşın kendisini ülkenin mimari geleneği ve yapı malzemeleri ile bağdaştırabilen, bunu yapılarının çoğunda gösteren ve özellikle kullandığı pembe tüf taşının kent mimari dokusundaki baskınlığı nedeniyle Erivan’a “pembe şehir” denilmesinin de kaynağı niteliğinde. Kentin en etkileyici heykellerinden biri olan, heybetli duruşu, ellerini koyduğu çizim masası ve ayaklarının altındaki zemine işlenmiş kentin şematik planıyla Tamanian’ın heykeli kentin mimari geçmişine verdiği önemin güçlü bir dışavurumu. Meydan yoksunu ve yenilerini üretme konusundaki aşikar halimiz, Erivan Cumhuriyet Meydanı’ndaki anlık bir kıyaslamayla saklandığı yerden çıkıyor ve zor olmasa gerek diyoruz neredeyse asırlık bu ve benzeri meydanları akla getirdiğimizde.

ParkPark ve Opera Binası, Erivan

TÜMÜNÜ GÖSTERSONRAKİ SAYFA HABERİN DEVAMI:   1  |   2  |   3
http://www.yapi.com.tr/haberler/tas-kalpli-sehirler_105214.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!