Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

Ashmore’la Ortaklık da Hedefler de Büyüyor

Arzum, bir aile şirketi. Üç kardeşin ortaklığı ile kurulan şirket, ikinci kuşağın yönetimine geçmiş. Yüzde 38’i Ashmore’a satıldıktan sonra aileden yönetici olarak sadece Murat Kolbaşı kalmış yönetimde. Ashmore, şimdi bir yüzde 11 daha veriyor. Yüzde 51 hâlâ ailede. Murat Kolbaşı, şirketin başında. Yönetimde iki de yabancı var.

Milliyet Gazetesi
Ashmore’la Ortaklık da Hedefler de Büyüyor

Arzum, elektrikli ev aletleri sektöründe önemli bir marka. Farklı bir iş modeli var. Tasarım ofisleriyle çalışıp ürün tasarımları geliştiriyor. Sonra bunları Türkiye ve başka birçok ülkede ürettiriyor. Önemli üreticilerle çalışıyor. Büyük alımlarla bazı fabrikaların kapasitelerinin tamamını alabiliyor.

Arzum, bir aile şirketi. Üç kardeşin ortaklığı ile kurulan şirket, ikinci kuşağın yönetimine geçmiş. Yüzde 38’i Ashmore’a satıldıktan sonra aileden yönetici olarak sadece Murat Kolbaşı kalmış yönetimde. Ashmore, şimdi bir yüzde 11 daha veriyor. Yüzde 51 hâlâ ailede. Murat Kolbaşı, şirketin başında. Yönetimde iki de yabancı var. Arzum ve Felix markalarıyla Türkiye pazarında önemli bir paya sahip olan şirketin şu sıralar odaklandığı hedef, uluslararası bir marka olmak. Murat Kolbaşı’yla Arzum’u konuştuk:

Nasıl kurulmuş Arzum? Hikâyesi nedir?

Kazım Kolbaşı ve kardeşleri Kemal ve İbrahim Kolbaşı kurmuş. Üç kardeşin eşit ortaklığı. İbrahim amcam hâlâ hayatta. Ortak olmayan diğer iki kardeş Erol ve Süleyman Kolbaşı da şirkette çalışmışlar.
Şirketin kökeni 1953’e dayanıyor. Arzum markasını 1966’da tescil etmişler. 43’üncü yılında. Genç üç kardeşin babaları, benim dedem de ticaretle uğraşmış Adana’da. İstanbul’dan mal alıp satıyorlar. O zamanki şirketin adı Güney İthalat. Krups’un mümessilliğini alıyorlar. Bu sırada elektrikli ev aletleriyle tanışıyorlar.  Krups’un isim hakkını alamayınca Arzum ismiyle başlıyorlar.

Niye Arzum adı? Özel bir nedeni var mı? İlk ürün nedir?

Yok. Üç kardeşin arzusu anlamında. Yoksa aileden bir isim bağlantısı yok. İlk ürün bir çeşit ‘gırgır’ dediğimiz süpürge. Gırgır ismi İzmir’de üretilen bir ürünün marka adı. Biz 2002’de yenisini geliştirdiğimizde ismini kullanmak istedik, sahibi izin vermedi.

Şimdi şirketi ikinci kuşak mı yönetiyor?

Evet. 7 kuzeniz. En büyüğümüz Osman Kolbaşı. İlk giriş yapan o, 1970’li yıllar. Ben babamın rahmetli olmasıyla 1988’de geldim. Daha sonra da üçüncü kuzenimiz Rezzan Hanım girdi. Böylece üç kurucu ortağı temsil eden üç genç şirkete girmiş oldu. Osman Bey ve Rezzan Hanım geçen yıla kadar çalışıyorlardı. Geçen yıl yabancı ortaklık olunca sermayedar olarak kaldılar ama yönetimden çekildiler.

Ne kadarını sattınız?

Yüzde 49’unu. Önce 38’i sattık, şimdi de yüzde 11’i veriyoruz. Kalan 51’i bizim ailemizin yine eşit payla sahip olduğu hissedir. Aileden şirketin yönetiminde kalan tek kişi benim. Yönetim kurulu başkanı benim. Yönetim 5 kişi. İkisi yabancı ortağı temsil ediyor, diğer ikisi ise profesyonel yönetici.

Arzum, çok büyük bir holdinge veya gruba dayanmadan marka olmayı başarmış ilginç bir grup... Nasıl geldi bugünlere?

Eskiden dünyadaki üretim teknolojiisi metal ağırlıklıydı. Bizim de öyleymiş. Plastik 1970’lerde hayata geçiyor. O zaman Arzum Balkan Sanayi adıyla ürünlerini üretmeye başlıyor. Sonra alternatif üreticilerle üretim anlaşmaları yapılıyor.

Sizin üretiminiz o zaman varmış. Ama şimdi yok, ürettiriyorsunuz...

Evet. Yurtdışında da üretim yaptırılıyor. Balkan Sanayi şirket olarak hâlâ var. Başında kuzenim Oktay Kolbaşı var. Bize bitmiş ürün yapabilir durumda ama şimdi başka şirketlere plastik ürünler yapıyor. 1996 ortalarına kadar çeşit bakımından dardık, 16 kalemdik. Ağırlıkla mutfak ürünleriydi. Sonra yavaş yavaş Doğu Avrupa ve Uzakdoğulu üreticileri devreye aldık. Stratejik işbirlikleri yaptık. Bu büyük ivme oldu. Bu arada içerde stratejiyi değiştirdik. Muhtelif yerli üreticilerle çalışmaya başladık.

Kaç fabrikayla çalışıyorsunuz?

2008’de 100 fabrikayla çalıştık. Yerli, yabancı. Ben işe başlamadan önce fuarlara gidip gelmeye başladım. İhracat şartları arıyordum. Birçok fuara gittim. İtalya’da önemli bir firmaya gittim. Bu kadar ürünü nerden alıyorsunuz diye sordum. Birçok ülkeden aldıklarını gördüm. Bu başka bir bakış açısı getirdi. Bundan sonra alternatif üretime döndük. Eskiden entegre tip vardı.

Peki sizde de kuzenlerden ayrılanlar oldu mu?

Ayrılanlar olabiliyor ama medeni şekilde aşabiliyoruz. Danışmanlıklar aldık. Uzlaşmayı biliyoruz.

Son yıllarda büyük atılım yaptınız. Bu yabancı sermayenin dikkatini de çekti sonuçta...

2008 yılı Uzakdoğu süreçleri başladıktan sonra hızlı bir değişim oldu. 2001 finansal krizinden ciddi etkilendik ama yine de çalışanlarla doğru yönetip iyi çıktık. 2004’te büyümeyle birlikte işleyiş tarzı değişti. Profesyoneller katıldı. 2008’e yapımızı değiştirerek başladık. Bazı iyi gitmeyen noktaları tespit ettik ve yeniden yapılandık. Markaların yönetimini tek bir elde topladık.

2008’i nasıl kapattınız? Pazardaki durumunuz nedir?

2008’i yüzde 26 ciro büyümesiyle kapattık. Adetsel bazda yüzde 12-13 büyüdük. Geçen yıl 3.8 milyon Arzum ve Felix markalı ürün sattık. GFK raporlarına göre mutfak robotu, çay ve kahve makineleri ve tost makinelerinde pazar lideriyiz. Geçen yıl pahalı ürünlerde büyüme olduğu için ciro büyümesi adeti geçti.

TÜMÜNÜ GÖSTERSONRAKİ SAYFA HABERİN DEVAMI:   1  |   2  |   3
http://www.yapi.com.tr/haberler/ashmorela-ortaklik-da-hedefler-de-buyuyor_67350.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!