Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 

'Deprem Öcüsü' Bakırköy'de İşbaşında

“Binaların yüzde 78’i orta ve ağır hasarlı; 7 mahallede acilen dönüşüm başlaması için riskli alan ilanı bekliyoruz” diyen Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu'na Mimarlar Odası'ndan itiraz geldi: Deprem korkusu, Bakırköy’de yeni imar alanlarının açılmasına, meşrulaştırılmasına gerekçe olarak gösterilmeye çalışılıyor!

yapi.com.tr
'Deprem Öcüsü' Bakırköy'de İşbaşında

Geçtiğimiz günlerde bir gazeteye verdiği röportajda "Bakırköy merkezi ve 7 mahallesinde 1/1000’lik planları yaparken beraberinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan 6306 sayılı yasayı da kullanmak amacıyla, Bakanlar Kurulu’nun onayıyla riskli alan ilanı ve beraberinde bu 7 mahallede dönüşüm hedefledik" diyen ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na başvurduklarını, onun imzası sonrasında da Bakanlar Kurulu’ndan riskli alan onayı beklediklerini açıklayan Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu'na yanıt geldi. Mimarlar Odası, açıklamaları 'yanlış, sorumsuzca ve kasıtlı ifadeler' olarak değerlendirirken, dönüşüme konu olacağı belirtilen Osmaniye, Yenimahalle, Kartaltepe, Zuhuratbaba, Sakızağacı, Cevizlik ve Zeytinlik mahallelelerinde yaşayan hak sahipleri de kent konseyinin yanısıra belediyenin hiçbir biriminin de böyle bir gelişmeden haberdar olmamasından şikayetçi.

Bakırköy Belediyesi, depremi yeni bir inşaat faaliyeti için pazarlama argümanı olarak kullanıyor

TMMOB Mimarlar Odası Trakya Büyükkent Bölge Temsilciliği'nde düzenlenen basın bilgilendirme toplantısı sonrası yapi.com.tr'nin sorularını yanıtlayan Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Yönetim Kurulu Sekreter Üyesi Ali Hacıalioğlu, "Deprem korkusu, birçok ilçede olduğu gibi şimdi de Bakırköy’de yeni imar alanlarının açılmasına, meşrulaştırılmasına gerekçe olarak gösterilmeye çalışılıyor. Şu anda Bakırköy Belediyesi, depremi bir pazarlama argümanı olarak kullanarak yeni bir inşaat faaliyeti yaratmaya çalışıyor" görüşünde. Belediyelerin birinci derecede gelir kaynaklarının imar süreçleri, inşaat alanı olduğuna dikkat çeken ve imarı tamamlamış Bakırköy'de ancak yenilenen binaların ruhsat müracatları olduğunu, bunun da yılda 150 – 200 civarında olduğunu belirten Hacıalioğlu; "Bakırköy Belediyesi, ilçede inşaat sektörünü yeniden canlandırmaya, bunun üzerinden oluşturulacak kent rantına paralel artırılacak yeni bağımsız bölümleri pazarlayarak bir bütçe oluşturmaya çalışıyor" diyor.

Foto: Mürsel Selçuk, Ali Hacıalioğlu (ortada) ve Selda Yentür

Bakırköy’ün risk tanımlasının büyük ölçüde mevcut Marmara fayıyla coğrafi mesafesi üzerinden yapıldığına işaret eden Hacıalioğlu, "Belediye o günden bugüne depreme hazırlık anlamında ne yaptı?" diye soruyor ve devam ediyor:

"Geçmiş dönemlerde belli alanlara ilkyardım konteynırı yerleştirilmesi dışında hiçbir şey yapılmadı; depremi afete dönüştürmeyecek bir imar yapılanması yönünde hiçbir adım atılmadı. Başkan, ilçenin yüzde 78’i çürüktür diyor, ancak bunun için hiçbir bilimsel dayanağı yok; deprem sonrası 2002 yılında 10 bin binada hızlı tarama yöntemiyle büyük çoğunluğu gözlemsel olarak öğrencilere yaptırılan çalışmanın verilerine dayanarak Bakırköy’ü çürük ilan ediyor. Ben, bunun talihsizlik olduğunu düşünmüyorum; burada bir kasıt vardır, sorumsuzcadır, hatta bir kasıt olduğunu da söyleyebiliriz. Amaç mevcut bina değerlerini düşük tutmak; çünkü çok iyi biliyorlar ki, dönüşüm kapsamına alındığı zaman öncelikle mevcut binalara bir değer tespiti yapılacak, sonrasında yapıların yenilenmesiyle oluşacak değer üzerinden ortaya çıkan farkın ödenmesi istenecek. Toplumu ikna etmek için herkese evinin bedel ödemeden yenileneceğini vaat ediyorlar. Ancak bu bütünüyle yanıltıcı bir vaad; hiçbir yasal dayanağı yok. Hiç kimsenin bedel ödemeden yeni bir bina ödemesi mümkün değil. Belediye, bu vaadle toplumun kendine teslim olmasını hedefliyor". 


Bakırköy'e bir TOKİ modeli öneriliyor

Bülent Kerimoğlu'nun 348 hektar alana sahip 7 mahalledeki bin 100 yapı adasını birleştirerek 25 – 30 bin metrekare büyüklüklerinde 100 adaya düşüreceklerini söylediğini anımsatan Hacıalioğlu; aslında Bakırköy'e TOKİ’nin Halkalı, Kayabaşı gibi yerlerde yaptığı proje modelinin önerildiğine işaret ediyor.

"Bakırköy’de mülkiyet sorunu yok; planlanmış ve plana bağlı olarak gelişmiş bir yerleşim. O anlamda bir ‘çöküntü’ bölgesi olarak değerlendiremeyiz. Belediye verilerine göre bahsi geçen dönüşüm alanında yaklaşık 8000 yapı olduğu, 50 bine yakın bağımsız bölümün olduğu, 200 bin civarında nüfusun yaşadığı ifade ediliyor. Yapılacak dönüşümle şimdilik yüzde 50 nüfus artışı öngörüyor; ki bölgenin, altyapısıyla tamamen yenilenebilmesi için bu artış yeterli olmayacaktır, çünkü daha fazla konut inşa etmesi gerekecektir. Böyle olunca da, ilçenin nüfus yapısı da değişecektir; hem sosyolojik, hem de ekonomik anlamda bir dönüşüm yaşanacaktır. Dokusu, yerleşimi tamamlanmış bir bölgede plan çalışması yapıyorsan, sosyal, kültürel, ekonomik değerler üzerinden çok ciddi hane halkı analiz çalışmaları yapmalısınız; ki sağlıklı, işleyen bir plan kurgusu oluşturabilesiniz".

Ali Hacıalioğlu'nun eleştirdiği bir mokta da ortalama yaşı 30 – 40 civarında olan bina stoğunun yıkılıp yeniden yapılması dışında bir alternatif düşünülmemesi. Yaşının, binanın performansını direkt olarak etkileyen temel argümanlardan biri olmadığını savunan Alioğlu, sözlerine şöyle devam ediyor:

"Bahsedilen gözlemsel analizle bu 7 mahallede 8 bin binadan 329’u için ‘çok yüksek riskli’ değerlendirmesi yapılmış; biz, bu 329 bina için 8 bin binayı mı yenileyeceğiz? Bu duruma, ‘pire için yorgan yakmak’ tabiri bile uymuyor. 25 yıldır Bakırköy’de yaşayan biri olarak, yapı stoğunun yüzde 90’ının bina maliyetinin yüzde 10’unu geçmeyecek bir güçlendirme çalışmasıyla bugünkü yönetmelik koşullarının sağlanabileceğini iddia edebilirim".

Kiracılar ne olacak?

Bakırköy'de tren yolunun altı, bitişik nizama göre yapılaşmış. Bu 7 mahalle içinde nüfusun büyük bölümünün yaşadığı Kartaltepe gibi mahalleler ise ayrık nizamla şekillenmiş. Ortalama 5 katlı olan binalar, ticari birim ve konut olarak yapılmış. Ana arterlerin tamamı, zemin katların dışında üst katlarda da ticari fonksiyonla kullanılıyor. Mimarlar Odası Trakya Büyükkent Bölge Temsilciliği Yönetim Kurulu Başkanı Mürsel Selçuk; Bakırköy'de yaşayanların neredeyse yarısının bu süreçten direkt etkileneceğini söylüyor. Dönüşüm öngörülen mahallelerde yaşayanların yüzde 50’sini kiracıların oluşturduğunu ve bunların yüzde 10’unun da küçük esnaf olduğunu kaydeden Selçuk; olası bir dönüşümün yerel ticareti de çok olumsuz etkileyeceğini sözlerine ekliyor.

"Aslında kentsel dönüşüm, bir rantsal dönüşüm; zengin kesimin kent merkezlerine dönme arzusunun bir yansıması" diyen Mimarlar Odası Trakya Büyükkent Bölge Temsilciliği Yönetim Kurulu Sekreteri Selda Yentür de eğer problem binanın eski ve zeminin de çürük olmasıysa neden 1960’lı senelerde inşa edilen Ataköy 1., 2., 3. ve 4. kısımlara dokunulmuyor diye soruyor. Yentür, Başkan Bülent Kerimoğlu'nun Florya’da zamanında 1000  metrekare inşaat hakkı varken kaçak olarak 2000 metrekare inşa edilen yapılara çürük olmasına rağmen dokunulamayacağını açıklamasını da eleştiriyor ve ekliyor: "Eğer başkanın böyle bir kentsel dönüşüm projesi vardıysa, bunu seçim döneminde açıklaması gerekirdi" diye de ekliyor.

Stratejik planda 'kentsel dönüşüm' yok

Bakırköy Belediye Başkanlığı 2015 – 2019 Dönemi Stratejik Planı'nda 'doğal afetler ve depremler' için bir başlık açılmış; ancak sıralanan maddeler arasında kentsel dönüşüm yok. İlgili bölümde şöyle deniliyor:

Bakırköy ilçesi 1. derece deprem tehlikesi içermektedir. Deprem risklerini tanımlamaya yönelik yapılan çalışmalar aşağıdaki aşamaları kapsayacak şekilde  
planlanmıştır. Bakırköy ilçesi gibi yerleşimini tamamlamış bir bölgeye ait depreme hazırlık çalışması aşağıdaki aşamalardan oluşmalıdır.  

1) Zemin özelliklerine bağlı mikrobölgeleme ve arazi güvenlik değerlendirmesi. Yerel zemin özelliklerine ve beklenilen deprem özelliklerine bağlı olarak yer hareketinin yaratacağı farklı geoteknik davranış biçimlerinin (zemin  büyütmesi, sıvılaşma, heyelan riski, taşıma gücü kaybı vb.) ve etki seviyelerinin belirlenmesi

2) Zemin - yapı etkileşimini de hesaba katan hasar risk analizi. Bölgedeki yapı stokunun envanteri çıkarılır ve birinci aşamadan elde edilen geoteknik risk etkilerine bağlı olarak bu yapılarda beklenecek hasar seviyelerinin dağılımı elde edilir.  

3) Master planın hazırlanması  

4) İkinci aşamadan elde edilen hasar risk dağılımlarına bağlı olarak öncelikli bölge ve öncelikli yapılardan başlanarak yapıların iyileştirilmesi  

5) Mevcut yapı stokunun güncel hale getirilmesi

6) İlçe demografik yapısının binalar ile ilişkilendirilmesi

7) Belediye personelinin eğitilmesi

8) Mahalle muhtarlık ve site yöneticilerinin eğitilmesi

9) Afet planının yapılması

10) Deprem eğitim merkezi yapılması

TÜMÜNÜ GÖSTERSONRAKİ SAYFA HABERİN DEVAMI:   1  |   2
http://www.yapi.com.tr/haberler/deprem-ocusu-bakirkoyde-isbasinda_129130.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!