Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 

İÜ Orman Fakültesi Akademik Kurulu'nun 5831 Sayılı Yasa Yorumu

İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Akademik Kurulu, 10 Şubat Salı günü biraraya gelerek, yasanın olumlu / olumsuz yanlarını ele aldı. Toplantıda öne çıkan tespitler, geçtiğimiz hafta Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tahsin Akalp imzasıyla bir rapor olarak kamuoyuna sunuldu. Raporu, tartışmalara yeni bir boyut getirmesi dileğiyle yapi.com.tr

yapi.com.tr
3 İÜ Orman Fakültesi Akademik Kurulu'nun 5831 Sayılı Yasa Yorumu

Orman kadastrosunun tamamlanması, kadastrosu yapılan ormanların tescilinin sağlanması ve orman dışına çıkarılan alanların kullanım kadastrosunun yapılması için hazırlanan yasa tasarısı 15.01.2009 tarihinde TBMM’de kabul edilmiş ve Resmi Gazete'de yayınlanmasının ardından da yürürlüğe girmişti. Ancak tasarı, getirdiği değişikliklerle gerek yazılı, gerekse sözlü basında hala tartışılmaya devam ediyor.

İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Akademik Kurulu, 10 Şubat Salı günü biraraya gelerek, yasanın olumlu / olumsuz yanlarını ele aldı. Toplantıda öne çıkan tespitler, geçtiğimiz hafta Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tahsin Akalp imzasıyla bir rapor olarak kamuoyuna sunuldu. Raporu, tartışmalara yeni bir boyut getirmesi dileğiyle www.yapi.com.tr okurlarının dikkatine sunuyoruz.

Ormanların ve Orman Dışına Çıkarılan Alanların Kadastrosu Konusunda 5831 Sayılı Yasa ile Yapılan Düzenlemelerin Değerlendirilmesi Hakkında

"Bilindiği gibi orman kadastrosunun tamamlanması, kadastrosu yapılan ormanların tescilinin sağlanması ve orman dışına çıkarılan alanların kullanım kadastrosunun yapılması için hazırlanan yasa tasarısı 15/01/2009 tarihinde TBMM’de kabul edilmiş ve 27/01/2009 tarih, 27123 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu Yasa ile 6831 sayılı Orman Kanunun 7, 9 ve 45. maddelerinde değişiklikler yapılarak bu Kanuna bir madde eklenmiş, ayrıca 3402 sayılı Kadastro Kanunun geçici 7. maddesi değiştirilmiş ve geçici 8.  madde eklenerek  orman dışına çıkarılan alanların kullanım kadastrosu ve bu alanların ifraz ve tevhidine ilişkin düzenlemeler yapılmıştır.

TBMM Genel Kurulunda yoğun tartışmalara neden olan ve yazılı ve görsel basında halâ tartışılan bu düzenlemelerin şüphesiz ormanlarımızın korunması ve devamlılığının sağlanması bakımından olumlu ve olumsuz etkileri olacaktır. Bu nedenle, 10 Şubat Salı günü konuyu tartışan Fakültemiz Akademik Kurulu adı geçen Yasayı değerlendirerek olumlu ve olumsuz yanlarını tespit etmiş ve bu tespitlerini kamuoyuna duyurmaya karar vermiştir.

5831 sayılı yasa ile Orman Yasası ve Kadastro yasasında yapılan düzenlemelerle Yasa gerekçesinde de açıklandığı gibi; orman kadastrosu ve genel kadastro arasında uyum sağlanması, kadastrosu yapılan ormanların tescili, orman dışına çıkarılan alanların kullanım kadastrosunun yapılması, tapuya tescili ve olağanüstü zamanaşımı ile elden çıkmalarının engellenmesi, kamuya veya özel şahıslara ait taşınmazların tespit dışı bırakılmaması gibi Ülkemiz kadastrosunun çok önemli sorunlarının çözümünün amaçlandığı anlaşılmaktadır. Şüphesiz söz konusu düzenlemelerin yukarıdaki sorunların çözümüne katkısı olacaktır. Ancak, bu düzenlemelerin yararlı yanlarının yanında önemli sakıncaları bulunmaktadır. İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Akademik Genel Kurulunun oybirliği ile sakıncalı bulduğu ve kaygı duyduğu hususlar maddeler halinde aşağıda kısaca özetlenmiştir.

Orman Genel Müdürlüğü emrinde 200 civarında orman kadastro komisyonu varken bu komisyonların atıl bırakılarak sadece 2. madde uygulaması yapmakla görevlendirilmesi ve bu komisyonların asli görevi olan orman kadastrosunun tamamen genel kadastro ekiplerine bırakılması her şeyden önce Ülkemizin kıt olan kaynaklarının israf edilmesidir. 

Bu asli görevin kadastro ekiplerine devri Çevre ve Orman Bakanlığı ve Orman Genel Müdürlüğü Teşkilât Kanunlarına aykırı olduğu gibi, ormanlara zarar vereceğinden Anayasamızın 169. maddesine de açıkça aykırıdır. Ormancılık ve orman kadastrosu bir kamu hizmetidir ve özel yasa ile kurulmuş kamu tüzel kişiliğine sahip Orman Genel Müdürlüğüne aslî görev olarak verilmiştir. Bu konuda gerekli birikim ve tecrübeye sahip uzman kuruluş bu Genel Müdürlüktür.  Ormanlarımızın korunması ve devamlılığı bakımından son derece önemli bir görev olan orman kadastrosunun Orman Genel Müdürlüğünün elinden alınarak ormancılık ve orman kadastrosu konusunda hiçbir birikimi olmayan Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne verilmesi akla ve bilimsel gerçeklere de aykırıdır.

Orman kadastrosu son derece karmaşık, ormancılık ve hukuk yönü ağır basan bir faaliyettir. Arazi kanunnamesinden bu yana toprak ve orman yasalarının çok iyi bilinmesini gerektirdiği gibi, orman niteliğinin tespit ve tayini için Silvikültür, Orman Botaniği, Toprak ve Ekoloji, Orman Amenajmanı, Havza Amenajmanı gibi disiplinlerin iyi bilinmesini gerektirir. Harita ve kadastro mühendislerinin bu konularda hiçbir birikimi yoktur. Bu ekip ve komisyonlara bir orman mühendisinin katılması ile bu işlerin sağlıklı biçimde yürütülmesi de oldukça zordur. Mahalli orman idaresince bu konularda birikimi olmayan kişilerin görevlendirilmesi durumunda hata yapma ihtimali son derece yüksektir. Ayrıca, bu kişiler kadastro yapılan bölgede görevli olduklarından politik ve mahalli baskı altında kalmaları da büyük bir olasılıktır. Açıklanan nedenlerle bu düzenlemeler büyük orman kayıplarına neden olacaktır. Kadastro komisyonlarına bu işlerden anlayan üç orman mühendisinin katılarak, orman niteliği ve mülkiyetinin tayin ve tespiti işinin bu üç kişilik gruba bırakılması ve verecekleri kararların bağlayıcı olması bir çözüm olabilir. Doğrusu, bu işin eskiden olduğu gibi tamamen orman kadastro komisyonlarına bırakılması ve gerektiği takdirde bu komisyonlara harita mühendislerinin katılmasıdır.

5831 sayılı Yasa ile yukarıda belirtilen amaçların dışında; orman dışına çıkarılan alanların kullanım kadastrosunun yapılarak Hazine adına tescili, alışılmış deyimle 2/B parsellerinin harita, tutanak ve zeminle uyumsuzluklarının giderilmesi, Maliye Bakanlığının talebi üzerine bu alanların ifraz ve tevhidi gibi amaçlar da güdülmektedir. Bu düzenlemelerin temelde orman dışına çıkarılacak alanların ilerde çıkarılacak bir yasa ile değerlendirilmesine olanak verecek kadastral altyapının hazırlanmasına yönelik olduğu açıktır. Daha önce Fakültemizin de katıldığı çalışmalarda bu hususun ancak anayasa değişikliği ile sağlanabileceği ileri sürülmüş, bu görüş kabul edilerek bir anayasa değişikliği taslağı da hazırlanmıştır. Anayasa değişikliği yapılmadan orman dışına çıkarılan alanların satılması mümkün değildir. Bu satışın sakıncaları ise her zaman vurgulanmış ve halen de vurgulanmaktadır.

Kullanım kadastrosunun yapılmasının bazı yararları da olabilir. Kullanım kadastrosu ile bu alanların kimlerin tasarrufunda bulunduğu ve varsa üzerlerindeki muhdesatın ne olduğu tespit edilecektir. Kısaca; bu alanların hangi kısımlarının kimin tasarrufunda olduğu, kim tarafından, ne zamandan beri ve ne şekilde kullanıldığı, üzerlerinde hangi bina ve tesislerin bulunduğu tespit edilmiş olacaktır.

Arazi envanteri sayılabilecek bu çalışmalar,  bu alanların sağlıklı bir şekilde ve toplum yararı doğrultusunda değerlendirilebilmesi için bir altlık oluşturacaktır. Bu şekilde değişik biçimlerde kullanılan bu arazilerin tahsisi, ecri misil alınması, orman köylülerinin nakli, ağaçlandırılarak yeniden ormana dönüştürülmesi veya diğer kamu hizmetlerine tahsisi kolaylaşmış olacaktır. 

İfraz ve tevhid işlemlerinin de bazı yararları olduğu söylenebilir. Bu yararlardan ilk akla gelenler;  Küçük bir bina veya tesis ile çok büyük alanları işgal edenlere kendilerine yetecek ölçüde yer bırakılarak bu kişilere büyük rantlar sağlanmaması, bu şekilde arazinin kalan kısmının başka bir şekilde değerlendirilmesine olanak verilmesi, bu arazilerin diğer arazi parselleri ile birleştirilerek büyük arazi gerektiren projelere (Orman köylülerinin nakli gibi) arazi temin edilmesidir.

Ancak, kullanım  kadastrosu, ifraz ve tescil işlemleri 3194 sayılı İmar Yasası ile 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunundaki kısıtlamalara tabi tutulmayarak, 2/B alanlarındaki çarpık yapılaşma için bir tedbir öngörülmediği gibi, tarım topraklarının korunması ilkesi de göz ardı edilmiştir. Bu bakımdan yapılan düzenleme Anayasanın toprağın korunması, çevre hakkı ve planlama ilkelerine aykırıdır. 

Bugün yürürlükte bulunan anayasa hükümleri ve bunlara dayanan Anayasa Mahkemesi kararları karşısında, orman dışına çıkarılan alanların devlet eliyle imar ve ihya edilerek orman içinden nakledilecek orman köylülerine tahsis edilmesinden başka biçimde kullanılması mümkün olmadığından yukarıda açıklanan düzenlemelerin esasen Hazine adına kayıtlı bulunan 2/B parsellerinin  fiili kullanım durumunun tespitinden başka bir yararı olmayacaktır". 

ETİKETLER: yeşil
http://www.yapi.com.tr/haberler/iu-orman-fakultesi-akademik-kurulunun-5831-sayili-yasa-yorumu_66937.html

Read Comment Section
3 Yorum Yorum Yaz
  • 2b'nin bugüne kadar halledilmemesi açıklanamaz bir geri kalmışlıktır. Meclisteki Vekillerimiz neden bu konuyu çözmeye çalışmıyor? Bu yerleri bizler 50 yıldır kullanıyoruz. hem devlet zarar ediyor, hem de bizler. CHP hep bu 2b sorununu çözeceğim diye bizlerden oy aldı, şimdi ne oldu? Unutulmasın sözünde durmayan seçimde cezalandırılır. Lütfen anayasa taslağında gösterdiğiniz duyarlılığı burada da gösterin de mutlu edin biz 2b mağdurlarını. Bu orman dışına çıkan araziler devleti de milleti de zarara uğratıyor. Bu anayasa değişikliği içinde bu çağdışı sorun bitirilsin artık. Tüm siyasi partileri 2b yasası için desteğe çağırıyoruz. YANITLA
  • Seçim döneminde CHP 2B yasasını çıkaracağını taahhüt ediyordu oysa anayasa mahkemesine iptal başvuran da odur. bu ne biçim taahhüttür bişey anlamadım bari hepimiz şehirleri terk edelim şehirleri de orman yapsınlar kimse şehirlerde yaşamasın zaten 2b ler ormanların ormanların dışında vasfını kaybeden yerlerdir lütfen iyi düşünelim bu ülkenin gerçekten İMF'LERE ihtiyaç duymaması için 2B lerin ülke kaynaklarına katkısı olsun diye bir an önce satılması gerekir geliri ile alt yapı yollarımız barajlarımız hertürlü hizmetleri bu parayla karşlayabilirler. YANITLA
  • Kimse ormanların talan edilmesine ağaçların kesilmesine gönlü razı olmaz ancak şu var ki şehir merkezlerinde kalmış bir daha ormana dönüşmeyecek,yeşil alan olamayacak 100,200 metre karelik küçük küçük araziler bugün birer çöplük haline gelmiş veya çalı çırpı ile dolmuş küçük yerler oluşmuş, görüntüleri bozmuş etrafları binalarla dolmuş bu tür yerlerden devlet bu küçük yerleri tespit edip satarsa hem halka yarar hem de devlet bütçesine büyük bir katkı sağlanmış olacaktır. YANITLA
3 yorumdan 3 tanesi gösteriliyor. 
Yorumunuzu ekleyin
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!