Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
BÖLÜM SPONSORU

İzmir’e Afet Planı Gerekli

İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Tahsin Vergin, deprem olasılığına karşın devletin ve inşaat mühendislerinin yapması gereken bir dizi önlemlere dikkat çekti. Vergin, devlet açısından depreme karşı alınmasını bekledikleri önlemleri şöyle sıraladı:

Milliyet Ege
İzmir’e Afet Planı Gerekli

br />
‘Her beş binadan dördü kaçak yapılmış’

Türkiye'nin neresinde olursa olsun orta büyüklükte bir depremde bile büyük hasar meydana geliyor. Neden?
Çünkü ülkemizdeki konutların yaklaşık yüzde 40’nın inşaat yapım ruhsatı yok. İnşaat yapım ruhsatı olan binaların da yaklaşık 2/3 ünün de yapı kullanma izin belgesi yok. Yani yapılmış olan her 100 binadan ancak 20’sinin hem inşaat yapım ruhsatı hem de yapı kullanma izni bulunuyor.

Bu durum ne demektir?

İnşaat yapım ruhsatı alınabilmesi için binaya ait mimari, taşıyıcı sistem (örneğin bina betonarme yapılacaksa statik-betonarme) projesi, sıhhi tesisat ve elektrik tesisatı projelerinin yapılarak ilgili belediyeye verilmesi gerekiyor. İnşaat yapım ruhsatı olmayan binaların ya projesi yoktur ya da projesi yönetmeliklere uygun yapılmadığı için onaylanmamıştır. İnşaat yapım ruhsatı olan ancak yapı kullanma izin belgesi olmayan binalar ise projelerine uygun şekilde yapılmadığı için yapı kullanma izni alamamıştır. Yani bu binalar ya proje yapım safhasında mühendislik hizmeti hiç almamış veya gerektiği gibi projesine uygun yapılmamıştır. Yapım safhasında bu binalar hiç mühendis yüzü görmediği için ustalar, mal sahibi veya müteahhitin yetersiz bilgisi ile inşa edilmiş ve halen de edilmektedir.

Sağlam  ve güvenli

Proje yapım ve inşaat yapım safhasında mühendislik hizmeti satın almasının bedeli bina maliyetinin yaklaşık yüzde 2 -3’ü kadar tutuyor. Ama insanımız toplam inşaat maliyeti içinde küçük bir miktar olan bu bedeli teknik elemana ödemek istemiyor. Bu ödeme yerine, ‘bu parayla ben temelimi yaparım’ zihniyeti ile hasta (güvenliği olmayan) bina yapımına başlamayı tercih ediyor.

Oysa hasta binanın tedavisi hem zaman alıcıdır, hem de belli bir maliyeti vardır. Bazen de çözüm ekonomik olmadığı için binanın yıkılıp yeniden yapılması tercih ediliyor. Ben müteahhitin demirden çimentodan çaldığını düşünmüyorum. Bu zihniyetin çok gerilerde kaldığına inanıyorum. Bir bloğun yıkılmış olmasının nedeni sadece yapım aşamasında işçiliğe gerektiği gibi özen gösterilmemiş ve küçük ama önemli hatalar yapılmış olmasından kaynaklanıyor..

O halde sağlam, güvenli, depremlerde hasar görmeyecek bir bina elde etmek için ne yapılmalıdır? Binanın toplam maliyetinin yaklaşık yaklaşık 3 -4 civarındaki bir bedeli teknik elemanlara ödemeyi kabul ederek iyi bir projesi olan ve iyi bir şekilde teknik elemanca denetlenerek yapılacak olan bina yaptırmak gerekir.  Binanın hastalığını ancak deprem ortaya çıkarır. Hasta bir konut sahibi olmamak için işin başlangıcında, düşünce safhasında iyi bir inşaat mühendisine başvurarak yola çıkmanızı özellikle tavsiye etmek isterim.

Sizce yıkılan bu blok kime ait?

Özellikle 1975 -1995 yılları arasında mahalleler içinde yıkılıp yeniden yapılan bugünkü önemli yapı stoğunu oluşturan binaların müteahhitliğini yapmış olan kişilerin zihniyetini bu fotoğraf en iyi şekilde gösteriyor. Fotoğrafta birbirinin tıpatıp aynı olan iki blok görülüyor. Bu iki blok kat karşılığı sözleşmesi ile bir blok mal sahibine, bir blok müteahhite ait olmak üzere inşa edilmiştir.

Konuk yazar Ömer Zafer Alku

TÜMÜNÜ GÖSTER HABERİN DEVAMI:   1  |   2  |   3
http://www.yapi.com.tr/haberler/izmire-afet-plani-gerekli_82043.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!