Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 

MÜSİAD 2014 Türkiye Ekonomisi Raporunu Açıkladı

Türkiye'de net döviz girdisi sağlayan fasıllarda, ithalatın ihracattan kayda değer düzeyde hızlı artmasının önemli bir risk unsuru olduğunu belirten Nail Olpak, "Cari açığın finansmanına katkıda bulunan fasıllarda 10 yıl sonra 40 milyar dolarlık bir açık oluşabilir. Bu ise enerji benzeri ikinci bir finansman yükü demektir" dedi.

yapi.com.tr / AA
MÜSİAD 2014 Türkiye Ekonomisi Raporunu Açıkladı

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) tarafından hazırlanan '2014 Türkiye Ekonomisi Raporu', raporun hazırlayıcılarından Prof. Dr. Burak Arzova, Dr. Cemil Ertem ile MÜSİAD Yönetim Kurulu Üyeleri, Sektör Kurulu Başkanlarının da katıldığı basın toplantısı ile açıklandı. MÜSİAD Genel Merkezi'nde düzenlenen toplantıda konuşan MÜSİAD Genel Başkanı Nail Olpak; Türkiye'nin, gelecek 10 yılda küresel ekonomideki belirsizlikleri kendi lehine çevirip pozitif ayrışarak dünyanın ilk 10 ekonomisinden biri olabilecek durumda olduğunu, kendilerinin 2014-2023 dönemini 'Geri Sayım Dönemi' olarak adlandırdıklarını dile getirdi.

Bu dönemde cari açığın çözümü için ihracatın ihmal edilen sektörlere ağırlık verilerek katma değerli şekilde artmasının önemine işaret eden Olpak, "Bu sebeple, 2014 MÜSİAD Ekonomi Raporumuzun başlığını 'Cari Açığa Karşı KOBİ’ler ve Tarım' olarak belirledik" dedi.

Olpak, İngilizce karşılığı 'current account' olan 'cari hesap'ın, ironik biçimde Türkçe’ye 'cari açık' şeklinde tercüme edildiğine işaret ederek, "Elbette bunu haklı çıkaracak pek çok sebep var. Düşük tasarrufları, enerji bağımlılığımızı ve bir dizi yapısal sorunu örnekler arasında sayabiliriz. Genel olarak, ekonomimizin genişlediği dönemlerde, cari açık tartışmaları artmakta ve cari açığın sürdürülebilirliği gündeme gelmektedir. Bununla birlikte, güven ekonomisinin tesisiyle cari açığın finansmanını sağlayacak şartlara sahip olduk. Bildiğiniz gibi, 'finanse edilmedikçe, cari açık verilemez" şeklinde konuştu.

"KOBİ’lerin karşılaştığı en büyük engel finansmana erişim"

Enerji bağımlılığının, cari açığın önemli bir faktörü olduğunu belirten Olpak, şunları kaydetti:

"Geçen yılın 56 milyar dolarlık enerji ithalatının, cari açığın yüzde 85’ine karşılık gelmesi, cari dengenin sağlanmasında vurgunun enerji üzerinde yoğunlaşmasına sebep oluyor. Bununla birlikte, tüm faturanın neredeyse sadece ithalatın yüzde 22’sini oluşturan enerjiye kesilmesi, kalan yüzde 78’lik dilim üzerinde dikkatlerin toplanmasına engel olmaktadır. 2013 yılında, Enerjiden sonraki 5 fasıldan yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 40’ına eşittir.

İlaveten, ithalatın seyrine bakınca belli fasıllarda yoğunlaşmasının yanı sıra minimum ithal girdiye ihtiyaç duyulması gereken fasıllardaki ithalatın da hem değer hem de oran olarak arttığını görüyoruz. Ülkemize net döviz girdisi sağlayan fasıllarda, ithalatın ihracattan kayda değer düzeyde hızlı artması, önemli bir risk unsurudur. Etkin politikalar ile gerekli önlemler alınmazsa, cari açığın finansmanına katkıda bulunan fasıllarda, 10 yıl sonra 40 milyar dolarlık bir açık oluşabilecektir. Bu ise şu an cari açık tartışmalarında önemli yer işgal eden enerji benzeri ikinci bir finansman yükü demektir".


Olpak, ayrıca, nitelik olarak ülkenin üretim düzeyi için bir gösterge olan yatırım malları ihracatının, 10 yılda 1 puan artış göstermesi de ihracatın katma değeri açısından olumsuz bir tablo olduğunu ifade ederek, "Cari açık sarmalı kırılmadıkça, ülkemizin sürdürülebilir bir yüksek büyüme oranı yakalaması zordur. Hedeflere ulaşmamız için, trend büyüme eğrisinde pozitif eğimli kuvvetli kırılmalara ihtiyaç vardır. Bu sarmaldan çıkış stratejisinin de ülkemiz gerçeklerine uygun bir zemin üzerinde şekillenmesi, zaruridir" diye konuştu.

Türkiye ekonomisinin en önemli oyuncularından birinin KOBİ’ler olduğunu anlatan Olpak, bu sebeple KOBİ’lerin karşılaştığı dezavantajların öncelikle ortadan kaldırılmasının cari açık sarmalından çıkış için önemli olduğunu söyledi.

Olpak, KOBİ’lerin, yeninin ve yeniliğin peşinde rahatça koşabildiğini, büyük işletmelerin isteksiz davrandığı alanlara girebildiğini ve ekonomilerin kötü gittiği durumlarda bile daralmalardan büyük işletmeler kadar etkilenmediğini vurgulayarak, "Ayrıca, bölgesel gelişimin dinamosu görevini icra ederken, girimişciliği de teşvik etmektedirler. Buna karşılık, KOBİ’ler büyük işletmelere göre pek çok dezavantajla mücade etmek durumundadır. Ülkemizde ve diğer ülkelerde yapılan araştırmalarda, finansmana erişim KOBİ’lerin karşılaştığı en büyük engeldir" diye konuştu.

TÜMÜNÜ GÖSTERSONRAKİ SAYFA HABERİN DEVAMI:   1  |   2
http://www.yapi.com.tr/haberler/musiad-2014-turkiye-ekonomisi-raporunu-acikladi_122909.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!