Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.

İSKİD’den Türkiye İklimlendirme Sektörü’nün Gelişimi ve Değerlendirilmesi

İklimlendirme Soğutma Klima İmalatçıları Derneği (İSKİD), iç pazarda önceki yıl 800 bin adet düzeyinde olan klima satışının, 2017’de 900 bini aştığını açıkladı ve bu yaz yüksek talep nedeniyle, montaj yoğunluğuna karşı, tüketicilere klima gereksinimlerini karşılamakta gecikmemeleri uyarısında bulundu.

yapi.com.tr
İSKİD’den Türkiye İklimlendirme Sektörü’nün Gelişimi ve Değerlendirilmesi

Türkiye’de 1950’lerde hayat bulan klima ve soğutma sektörü hızla gelişme göstermiştir. İSKİD, bu gelişmenin sağlıklı ve daha da hızlı olması amacıyla klima ve soğutma sektörünün önde gelen firmaları ve kişilerinin katkılarıyla kurularak 1992 Yılında çalışmalarına başlamıştır.

Bugün İSKİD, imalatçı ve ana ithalatçı firmalardan oluşan 100’ün üzerinde üye sayısı ile Türkiye pazarının yüzde 90’ını temsil etmektedir. Bu gücü ile İklimlendirme sektörünün gelişmesi, uluslararası rekabette öne geçmesi ve dünyada Türkiye İklimlendirme Sektörü’nün konumlandırılması yönünde sektör adına faaliyetler yürüten etkin bir kuruluştur.

Küresel ısınmanın etkisini daha güçlü hissettirdiği 2000’li yıllarda, iklimlendirme sektöründe büyük gelişme kaydeden Türkiye, teknolojide çağı yakalayarak, üretim kapasitesi ve pazar büyüklüğünde Avrupa’nın klima lideri konumuna ulaştı. İSKİD İklimlendirme Soğutma Klima İmalatçıları Derneği, iklimlendirme sektöründe 2017 yılını değerlendirmek amacıyla düzenlediği basın toplantısında, 2016 yılında 797 bine yaklaşan split klima dış ünite satış adetlerinin, geçen yıl 968 bini aştığı açıklayarak, “2012 yılında 1 milyonlara ulaşan satış hacmi yeniden yakalandı” müjdesini verdi.

İSKİD Yönetim Kurulu Başkanı Taner Yönet, dernek olarak yüzde 90’ını temsil ettikleri iklimlendirme sektörünün, hızlı bir teknolojik gelişmeyle Türkiye’de enerji verimliliği standartlarına uygun klimalar ürettiğini ve Avrupa Birliği yönetmelikleriyle uyumlu, çevre dostu R-32 gazını şimdiden kullanmaya başladığını vurguladı. İSKİD’in Türkiye’de iklimlendirme sektörünü ve klima pazarını geliştirmek için yoğun faaliyetler gerçekleştirdiğini ve kurdukları 15 komisyonla çok yönlü çalışmalarını sürdürdüklerini anlatan Yönet, 1993 yılında kurulan ve 100’ün üzerinde üyesi bulunan derneğin, teknoloji, sağlık, çevre, eğitim, gibi alanlardaki sosyal sorumluluk projeleriyle de, topluma hizmet ettiğini ifade etti.

Dünya klima pazarının 70 milyar doları aştığını kaydeden İSKİD Yönetim Kurulu Üyesi Can Topakoğlu ise, Türkiye’de üretim kapasitesi ile birlikte klima pazarının da hem nicelik, hem nitelik yönünden hızlı bir gelişim gösterdiğini ifade etti. 2017’de, klima satışlarındaki hızlı yükselişle birlikte, yüzde 40’a varan enerji tasarrufu sağlayan A++ enerji sınıfındaki ürünlere ve inverter kompresörlü ürünlere talebin arttığını anlatan Topakoğlu, güçlü üretici ve distribütör firmaların, tüketicinin hizmet kalitesinde artan beklentilerine yanıt verdiklerini, AB’ye uyum sürecinin de özellikle çevre ve enerji verimliliği açısından sektördeki teknolojik gelişmeye ivme kazandırdığını belirtti.

İSKİD Split ve Değişken Soğutkan Debili Klimalar Komisyonu Başkanı Dr. Andaç Yakut da, sektör olarak çevreye özel önem verildiğini ve AB enerji verimliliği ve çevre yönetmeliklerine uyum kapsamında yüksek enerji verimliliğine sahip ve küresel ısınmaya olan etkisinin çok daha düşük olması sebebiyle R32 gazının Türkiye’de de kullanılmaya başlandığını belirtti. Yaşam kalitesi ve sağlık için, konfor aralığı, dış ortam sıcaklığına da bağlı olarak kış şartlarında 20-22 ºC – yaz şartlarında ise 24-27 ºC ve %40 – 60 bağıl nem değerleri tercih edilmesi gerektiğini, iç ortam havası ile ilgili memnuniyetsizliğin %10 artmasının performansı %1 düşürdüğünün bilimsel olarak kanıtlandığını anlatan Dr. Andaç Yakut, “İklimlendirme, klimalar yoluyla kapalı mekanlardaki hava kalitesini arttırır” diye konuştu. Konfor şartları için ortam havasının temiz ve taze olması, duman, polen ve diğer zararlı maddelerden arındırılmış olması gerektiğini ve günümüzde üretilen klimaların bu kirleticilerin filtrelenmesi için gerekli teknolojiye sahip olduğunu belirten Dr. Andaç Yakut klima kullanımının bir lüks değil, ihtiyacımız olan konfor şartlarını sağlayan bir gereklilik olduğunu belirtti.



Türkiye’de klima kullanımı hızla artıyor

Diğer Akdeniz ülkeleriyle kıyaslandığında Türkiye’de klima pazarındaki potansiyelin daha yüksek olduğu ve klima satışlarında artışın süreceği tahmin ediliyor. Özellikle, yaz aylarına girildikçe nem oranının artması ile birlikte, sağlıklı ve konforlu bir yaşam için giderek gereksinim haline gelen klimaların satış ve montajlarında önemli bir artış gözleniyor. Geçen yıl split klima dış ünite satış adedi 968 bin 825’e ulaştı.

Akdeniz ülkelerinde ev tipi klimaların kullanımı yüzde 20-50 aralığında iken bu oran ülkemizde henüz yüzde 10 civarında hesaplanıyor. Bu çerçevede, Türkiye’de ev tipi klimalarının kullanımının giderek artacağı beklentisi öne çıkıyor. İklimlendirme Soğutma Klima İmalatçıları Derneği – İSKİD’in yaptığı envanter çalışmasına göre 2017 yılında 900 bin adetin üzerinde klima satışının ardından Türkiye’de aktif olarak kullanılan ev tipi klima cihazının 13 milyona yaklaştığı tahmin ediliyor.

2012 yılında, Türkiye’deki ev tipi split klima satışlarında en parlak dönemini yaşayan İklimlendirme Sektörü, 1 milyon 200 bin adedin üzerinde dış ünite üretim ve satışı gerçekleştirmişti. Aradan geçen 5 yılın ardından, 2017 yılında 1 milyon eşiğine en yakın üretim ve satış performansı gösteren sektör, ayrıca 215 bin adetlik split klima dış ünite ihracatına da ulaştı.

İSKİD Ev Tipi Klima İstatistikleri 



İklimlendirme kapalı mekanlarda iç hava kalitesi sağlar

İklimlendirme nedir?
Kapalı bir mekanda bizi çevreleyen havanın sıcaklığının, nem oranının, hızının ve temizliğinin yıl boyunca istenen koşullarda tutulması işlemine “iklimlendirme” denir.



İklimlendirme neden önemlidir?
Zamanımızın büyük bir kısmını, konut, işyeri gibi kapalı mekanlarda geçiriyoruz. Çağımızda artık, ulaşım ve alışverişimizde de kapalı mekanları kullanıyoruz.

Yaşantımızın büyük bölümünü geçirdiğimiz kapalı mekanlarda, iç hava  kalitesinin arttırılmasına yönelik çalışmalar zorunlu olarak hız kazandı. Çünkü, kapalı bir mekanda bizi çevreleyen havanın sıcaklığının, nem oranının, hareketi ile dağılımının ve temizliğinin sürekli olarak istenen koşullarda tutulması, sağlık ve verimlilik açısından büyük önem taşıyor.

Sağlıklı ve verimli iklimlendirme koşulları nelerdir?
Konfor aralığı için, dış ortam sıcaklığına da bağlı olarak kış şartlarında 20-22 ºC – yaz şartlarında ise, 24-27 ºC ve % 40 – 60 bağıl nem değerleri tercih edilmelidir. Araştırmalar iç ortam havası ile ilgili memnuniyetsizliğin %10 artmasının performansı %1 düşürdüğünü göstermiştir. İyi koşullandırılmış bir ortamda, insanların fiziksel ve zihinsel aktiviteleri artar.

Vazgeçilmez bir ihtiyaç: İklimlendirme aracı klimalar

Klima nedir, fonksiyonları nelerdir?
İhtiyaca ve amaca göre bulunduğu ortamı, yaşam kalitesinin gerektirdiği sağlık ve verimlilik şartlarında tutan cihazlara klima adı verilir. Klima cihazları, herhangi bir ortamda uygun iç hava şartlarını oluşturmak için, şu 4 temel görevi yerine getirir:
- Soğutma
- Isıtma
- Nem kontrolü (Nem alma/Nem verme)
- Havanın temizlenmesi ve homojen dağılımı

Sağlık ve verimlilik için neden klima kullanmalı?
- Klima kullanımı ile sadece kaba partiküller değil, toz, polen, küf, kötü koku, mikroskobik parçalar gibi partiküller de temizlenir.
- Klima, yukarıda belirtilen özellikleri nedeniyle, yaşlılara, kalp, tansiyon, şeker ve astım hastalarına özellikle tavsiye edilmektedir.
- Ortam neminin ideal şartlarda olması bakteri, mikroskobik organizma oluşumlarını engeller, alerji hastalarına konforlu ortam sağlar.
- Sıcaklık ve nem arttıkça terleme, su kaybı ve stres hızla artar. Nem düzeyinin yüksek olması terleme, bunaltıcı sıcak hissedilmesine ve uyku isteğine sebep olurken, düşük olması durumunda da boğaz kuruluğu, gözlerde yanma gibi sorunlara sebep olur.
- Ofislerde klima verimliliği arttırır, çalışanların konsantrasyon süresine olumlu etki yapar. Daha çok ofislerde, iç hava koşulları nedeniyle ortaya çıkan ve Hasta Bina Sendromu olarak adlandırılan rahatsızlıklardan korunmayı sağlar.
- Sağlık kurumlarında da, steril iç hava koşulları sağlamak amacıyla klima sistemleri vardır, hatta kullanımı birçok sağlık alanında zorunluluktur.

Yüksek konfora eşlik eden yüksek enerji verimliliği
- Klima sistemleri, konforun ve verimliliğin vazgeçilmez unsurları arasında yer alır. Klimalı ortamlarda sürekli olarak sabit sıcaklık ve nem değeri sağlanması, konforda sürekliliği sağlar, yüksek iç hava kalitesi sayesinde kapalı mekanlarda sağlıklı ortamlar sağlar.
- Bölgesel yaygın klima kullanımı sayesinde, tüm kapalı mekanlarda eşit konfor şartı oluşturulur. Sıcaklık farklarından doğan rahatsızlıklar yaşanmaz.
- Klimalar, yüksek konfor özelliklerine karşın, yüksek enerji verimliliğine sahip cihazlardır.

Yüzde 60’a varan enerji tasarrufu
- Inverter klimalar ve sabit hızlı klima cihazları ile enerji tüketimi %60’a varan oranlarda düşürülebilmektedir.
- Klima cihazları ısıtmada elektrikli ısıtıcılara göre en az 3 kat daha verimlidir.

 



İSKİD’in katkıları ile Türkiye’de 2014 yılında yürürlüğü giren “Klimalarda Enerji Etiketlemesi Yönetmeliği" ile düşük verimli ve çevre dostu olmayan malzemelerin kullanıldığı klima cihazlarının üretimi ve ithalatı engellendi. Bu düzenleme ile üreticiler, klima kullanıcılarına daha teknolojik, daha verimli ürünler sunulması sağlandı.

Çevre dostu teknolojilere yeni halka; R-32 Gazı
Klima cihazları uluslararası standartların öngördüğü sağlığa ve çevreye zararlı maddeleri içermez. (Kurşun, civa vb.) Türkiye’de 2014 yılında yürürlüğü giren Klimalarda Enerji Verimliliği düzenlemesinde, klima cihazlarının üretimi ve ithalatı ile ilgili, bu doğrultuda gerekli yasal hükümler yer almaktadır. Klima cihazları ile yapılan ısıtma konvensiyonel sistemlere göre çok daha düşük karbon emisyonuna sahiptir.

Yeni nesil R-32 soğutucu akışkanların, küresel ısınmaya etkileri çok daha düşüktür ve ozon tabakasına kesinlikle zarar vermemektedirler. R-32 soğutucu akışkanın çevre için birçok faydası vardır.

 

R-32 yüksek enerji verimliliğine sahiptir ve CO2 eşdeğer biriminde daha az soğutucu akışkan kullanılmasına olanak sağlar. Bu, R-32’nin daha düşük GWP (Küresel Isınma Potansiyeli) değerine sahip olması ve R-410A ile karşılaştırıldığında daha az soğutucu akışkan miktarının gerektiğinin sonucudur. Bu sebepten dolayı, R-32 Avrupa Birliği yeni F- Gaz Yönetmeliği hedefleri ile mükemmel uyum sağlar. R-32 için kurulum ve servis uygulamaları R-410A için uygulananlar ile benzerdir. R-32 saf bir soğutucu akışkan olduğundan geri kazanımı ve yeniden kullanımı da daha kolaydır.

Dünyanın R-32 içeren ilk klimasını 2012 yılının sonuna doğru Japonya’da piyasaya sürmüştür. Bu tarihten itibaren milyonlarca cihazın kurulumu gerçekleştirilmiştir. R-32’li cihazlar Avustralya, Yeni Zelanda, Hindistan, Tayland, Vietnam, Filipinler, Malezya, Endonezya gibi ülkelerde de piyasaya sunulmuştur. Türkiye’de de, klima üretiminde R-32 gazının kullanımına başlanmış bulunmaktadır.

Klima alırken nelere dikkat etmeli?
Son yıllarda kullanıcılar, klima cihazı satın almadan önce marka, fiyat gibi konuların yanısıra enerji tüketimi, hızlı montaj, ekonomik yedek parça gibi konularda da önemli hassasiyetler göstermektedir. Ancak bütün bu özelliklerin yanısıra klima tercihi yapılırken ihtiyacın doğru bir şekilde belirlenmesi de oldukça önemlidir. Bugün birçok firma, tüketicilerine ücretsiz olarak keşif imkânı sunmaktadır. Basit bir keşif işlemi ile ihtiyaca göre doğru kapasitenin seçilmesi, iç ve dış mimari koşullara göre montaj yerlerinin belirlenmesi mümkündür. Doğru bir klima seçimi için klima kapasitesi ve montaj yeri keşfi mutlaka yetkili servislerce yapılmalıdır.