Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
BÖLÜM SPONSORU

Korozyonun Türkiye'ye Yıllık Faturası 45 Milyar Dolar

Özellikle afet riski ve onunla birlikte gündeme gelen kentsel dönüşüm ile Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nde yapılan yenileme ve güçlendirme çalışmalarıyla birlikte, üzerinde durmadığımız ama aslında unutmamamız gereken bir gerçekle yeniden yüzleşmek durumunda kaldık: Korozyon. Prof. Dr. Ali Fuat Çakır, yapi.com.tr'nin sorularını yanıtladı.

Mesut Tufan
1 Korozyonun Türkiye'ye Yıllık Faturası 45 Milyar Dolar

Resmi ağızların söylediği rakamlara göre Türkiye’nin ve özellikle İstanbul’un yapı stoğunun çok önemli bir kısmı niteliksiz… Korozyon açısından bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

İster vatandaş, isterse kamu yapsın; bundan 10 – 15 yıl öncesine kadar özellikle İstanbul’da inşaatlarda deniz kumu kullanılıyordu. Eğer bu binalara şu veya bu biçimde dışarıdan su girmezse, yani içindeki klorür aktive olmazsa; korozyon açısından çok ciddi bir sorun olmaz. Ama böyle bir şey mümkün mü? Nitekim bunun sonuçlarını 1999 depreminde gördük. Özellikle zemin suyu alan binaların zeminlerindeki donatıların inceldiğini, yükü kaldıramaz hale geldiğini, depremin de bunları yıktığını gördük. Avcılar’daki, Yalova sahilindeki binaların pek çoğunda olan buydu. Ayrıca o binalar deprem olmadan da yıkılabilirdi. Türkiye, özellikle denizel atmosfere sahip bölgelerinde yapılaşma konusunda çok dikkatli olmak zorunda.

Türkiye, korozyon çalışmaları açısından ne durumda?

Türkiye’de korozyon konusunda çalışan çok sayıda üniversitemiz var. Ama korozyon ve mekanizması ayrı; korozyon mühendisliği ayrı konulardır. Korozyon mühendisleri, malzeme bilimi yapan, işin teorisini bilen ve bunu da bir şekilde uygulayan gruplardır. Maalesef, bunların sayısı fazla değil. Ki bunlardan en önemlilerinden biri İTÜ Kimya Metalurji Fakültesi’nin Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümündeki korozyon grubudur. Ancak bize daha tasarım aşamasında, herhangi bir problem yaşanmadan “korozyonu nasıl önleriz” şeklinde ne resmi, ne de gayri resmi kurumlardan bir soru geldiğini hatırlamıyorum. Bu, devlet kurumlarının ve sanayicinin konuya nasıl baktığını yansıtıyor. Karayolları Genel Müdürlüğü’nde kaç korozyon mühendisi var; ya da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bünyesinde korozyon eğitimi almış, bina tasarımı ve denetiminde katkıda bulunacak korozyon mühendisi sayısı nedir? Oysa yurt dışında büyük projelerde, korozyon sertifikası olmayan hiç kimse korozyonla ilgili önlemlerde çalıştırılamaz.

Özellikle İstanbul’da son yıllarda büyük ölçekli alt ve üst yapı projeleri konuşuluyor, hayata geçiriliyor. Korozyon konusunun bu projelerin tasarım sürecinin bir parçası olduğunu söyleyebilir miyiz?

İleri teknolojilerin uygulandığı bu gibi uygulamaların hepsinde korozyon, projenin ayrılmaz bir parçasıdır. Eğer bir liman yapacaksınız, ister betonarme ister çelik kazık olsun, mutlaka deniz içinde ve dışındaki yüzeylerde korozyona yönelik önlemleri almak mecburiyetindesiniz. Bunun değişik yöntemleri vardır; ancak en yaygını, sanayicilerin de yakından bildiği katodik korumadır. Köprüler gibi büyük çelik yapılarda, malzeme seçiminden tutun, yüzeyde uygulanacak boya türlerine kadar bütün önlemler, yapının ayrılmaz bir parçasıdır.

TÜMÜNÜ GÖSTER HABERİN DEVAMI:   1  |   2  |   3
http://www.yapi.com.tr/haberler/korozyonun-turkiyeye-yillik-faturasi-45-milyar-dolar_101009.html

Read Comment Section
1 Yorum Yorum Yaz
  • Gerçekten çok ilginç. Teşekkürler yapi.com.tr YANITLA
1 yorumdan 1 tanesi gösteriliyor. 
Yorumunuzu ekleyin
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!