Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
SONRAKİ HABER: Galataport'a Suç Duyurusu!
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

Yassıada ve Sivriada için 'Adalar Savunması'

Barış Altan: Büyük ölçekli ve rant temelli projeler geliştirirken kamu yararını hiçe saymak, hükümetin ve belediyelerin klasiği haline geldi; ancak Yassıada ve Sivriada için halen bir şans var: 'Adalar Savunması' kuruldu ve katılımcı bir planlama için yol haritası üzerinde çalışılmaya başladı.

yapi.com.tr
Yassıada ve Sivriada için 'Adalar Savunması'

Yüksek mimar, restorasyon uzmanı Barış Altan, kendi ifadesiyle 'yaklaşık iki buçuk yıldır kent hakkı ve demokrasisi alanındaki bir sürece tanıklık eden' Yassıada ve Sivriada'nın planlama sürecini yazdı. 22 Aralık Pazar günü Radikal 2'de 'Yassıada planlamaları' başlığıyla yayımlanan yazısında Altan, Yassıada ve Sivriada için halen bir şans olduğunu vurguluyor. Kurulan ‘Adalar Savunması’nın katılımcı bir planlama için yol haritası üzerinde çalışılmaya başladığına işaret eden Altan; "Tarihi, kültürel ve toplumsal açıdan İstanbul için eşsiz bir değer olan Adalar’ın bütüncül olarak korunmasını sağlayacak katılımcı bir planla, bakanlığın dayattığı planların meşruiyetini tamamen kaybedeceği çok açık" diyor.

Barış Altan'ın yazısı şöyle:

Yassıada, neredeyse Türkiye ’de yaşayan herkes için Yassıada Yargılamaları ile anılıyor. Türkiye’nin demokrasi tarihinin önemli olaylarından birine ev sahipliği yapmış olan Yassıada, yaklaşık iki buçuk yıldır kent hakkı ve demokrasisi alanındaki bir sürece tanıklık ediyor. Bu kez yanına Sivriada’yı da kader arkadaşı olarak aldı.

Yassıada/Sivriada Planlamaları’nın sürecini anlatmadan önce, uzun yıllardır unutulmuş bu iki adanın gündemimize tekrar nasıl geldiğine bakalım. 2005’in başında İBB Başkanı Kadir Topbaş’ın Sivriada’ya bir semazen heykeli yapma fikri basına yansıdı. Basının verdiği bilgiye göre bu heykel Amerika’daki Özgürlük Anıtı’ndan daha yüksek olacak ve heykelin çevresine üç ilahi dinin mabetleri yapılacaktı. Üç ilahi dinin mabetlerinin bir arada inşa edilme ve cemaati olmayan yerlere ibadethaneler yapma girişimleri sizlere bir yerden tanıdık geliyor olmalı.

Yassıada ile ilgili niyetler ise 2011’in yaz aylarında kamuoyunun gündemine geldi. Temmuz 2011’de Ertuğrul Günay ve beraberindeki heyet, helikopterle Yassıada ve Sivriada üzerinde bir inceleme gezisi yaptılar. Bakan daha sonra bu iki adayı ziyaret edip, Yassıada’nın demokrasi müzesi olacağını ama bununla yetinilmeyip çeşitli kültür etkinliklerinin yapılacağı bir alanın ve küçük bir konaklama tesisinin müjdesini verdi.

Adaların başına gelenler

Bunca inşaat yapılmak istenen iki adanın, boş birer arsa olduğunu düşünmeyin. Her iki adada da Bizans dönemine kadar uzanan yapılar mevcut. Sivriada’daki manastıra ait olan sarnıç tüm tahribata rağmen halen çok etkileyici. Yassıada’daki, başta yargılamaların yapıldığı spor salonu olmak üzere, askerler tarafından inşa edilmiş tüm yapılar, çağdaş mimarlığın nitelikli örnekleri.

Şimdi gelelim Yassıada/Sivriada Planlamaları’nın sürecine. Çok karmaşık olan bu süreci mümkün olduğu kadar kısa ve net özetlemeye çalışacağım. Uzun yıllar taş ocağı olarak kullanılan Sivriada’dan taş alma işlemi 1978’de durduruluyor. 1979’da Adalar İlçesi’nin tüm adaları Korunması Gerekli Doğal ve Tarihi Alan ilan ediliyor. Nisan 2006’da ilgili koruma kurulu Yassıada’nın tarihi sit statüsünün devamına, doğal sit derecesinin ise I olarak belirlenmesine karar veriyor. Aralık 2009’da aynı kurul Sivriada’yı II. derece doğal ve III. derece arkeolojik sit alanı olarak ilan ediyor. Mayıs 2010’da Yassıada’daki Osmanlı ve Bizans dönemi eserlerinin koruma grubu I, yargılamaların yapıldığı spor salonu tescil edilerek koruma grubu II olarak belirleniyor. Bu tarihten yaklaşık 1 yıl sonra ise Yassıada, III. derece arkeolojik sit alanı ilan ediliyor. Mart 2011’de 1/5000 ölçekli Adalar İlçesi Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı onaylandıktan sonra Nisan 2011’de Yassıada müze olarak kullanılmak üzere Kültür ve Turizm Bakanlığı’na tahsis ediliyor.

İtiraz dikkate alınmıyor

Ekim 2012’den sonra bu iki adanın doğal ve kültürel bütünlüğünün korunması adına olumsuz bir dönem başlıyor. Önce, Yassıada’nın I. derece doğal sit statüsü kaldırılıyor ve ada “sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı” ilan ediliyor. Kasım 2012’de ise adanın tarihi sit statüsü kaldırılıyor. Nisan 2013’te, 6456 ve 3996 sayılı kanunlarla, Yassıada ve Sivriada’da kültürel ve turizm amaçlı yatırım ve hizmetler ile her türlü planlama, imar ve inşaat uygulamalarının, 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun hüküm, kısıtlama ve prosedürlerine tabi olmaksızın yapılabilmesinin önü açılıyor. Diğer bir deyişle, bu iki adanın hiçbir kanuni engele takılmadan imara açılarak talan edilmesi için gerekli adımlar atılmış oluyor.

Adalar Belediyesi bir yandan Adalar İlçesi için 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı hazırlıklarını sürdürürken, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da (ÇŞB) Yassıada ve Sivriada için aynı planları hazırlıyor ve revize edilmiş planları Haziran 2013’te askıya çıkarıyor. Bu durum üzerine Adalar Belediyesi, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşları ÇŞB’nin planlarına itiraz ediyor ve yürütmenin durdurulması ve iptali için davası açılıyor. İtirazları uygun görmeyen bakanlık, kendi hazırladığı planları 3 ay sonra revize ediyor.

Revizyon planda yapılan düzenlemede göze çarpan temel değişiklik emsalin (bir arsanın üzerine yapılabilecek inşaat alanını belirleyen değer) 0.65’ten 0.30’a düşürülmesi oluyor. Emsalin düşürülmesiyle bu iki adadaki inşaat yoğunluğunun azalması beklenirken, adaların gerçek yüzölçümleri ile tapu kayıtlarındaki farktan dolayı, daha fazla inşaat yapılabilmesinin önü açılıyor. Çünkü gerçekte 10.37 hektar olan Yassıada tapuda 18.3 hektar, gerçekte 9.26 hektar olan Sivriada ise tapuda 18.3 hektar görünüyor.

Biraz uzun ve karmaşık olmakla birlikte bu süreci anlatmak, hükümetin, ilgili bakanlık ve kurulların, toplamda hepi topu 20 hektarlık (0.2 km2) bu iki adayı imara açabilmek için ne yollar denediğini ve nasıl bir mesai harcadığını göstermek açısından gerekliydi. Tabii bu canhıraş çabayı, sadece bu iki adanın imara açılması olarak görmemek gerekir. Planlara itiraz edenlerin de sık sık dile getirdiği gibi, karalar bitti artık Marmara Denizi de imara açılıyor. Yenikapı ve Maltepe’de yapılan dolgu alanları da bu durumun somut bir örneği.

Adalar Savunması

Büyük ölçekli ve rant temelli projeler geliştirirken kamu yararını hiçe saymak, hükümetin ve ona bağlı olan belediyelerin bir klasiği haline geldi. Ancak Yassıada ve Sivriada için halen bir şans var. Adalılar, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları, kısacası Adalar’ı önemseyen herkes, katılımcı bir alan yönetim modelinin hazırlanmasına katkı sağlayabilir ve özellikle Yassıada bir “bellek mekân” olarak İstanbul ’un kültür hayatına katılabilir. Bunu başarabilmek için şimdiye kadar yapılan toplantılar sonucunda ‘Adalar Savunması’ kuruldu ve katılımcı bir planlama için yol haritası üzerinde çalışılmaya başlandı. Tarihi, kültürel ve toplumsal açıdan İstanbul için eşsiz bir değer olan Adalar’ın bütüncül olarak korunmasını sağlayacak katılımcı bir plan hazırlandığı zaman , bakanlığın dayattığı planların meşruiyetini tamamen kaybedeceği çok açık.

http://www.yapi.com.tr/haberler/yassiada-ve-sivriada-icin-adalar-savunmasi_115239.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!