Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 
BÖLÜM SPONSORU Egepen Egepen

Ataköy Sahilindeki Bir İnşaat Daha Mühürlendi

Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu, bir basın toplantısı düzenleyerek Ataköy Sahildeki iki inşaatla ilgili aldıkları mühürleme kararanı açıkladı.

yapi.com.tr
Ataköy Sahilindeki Bir İnşaat Daha Mühürlendi

Ataköy sahilininin 1989 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla Turizm merkezi ilan edildiğini, 1991 yılında imara açıldığını ve 2012 ve 2013 yıllarında inşaat ruhsatlarının verildiğini hatırlatan Kerimoğlu," 160 parseldeki kamuoyunun bildiği adıyla Baruthane ve 181 parseldeki kamuoyundaki adıyla Sea Pearl inşaatı belediyemiz tarafından mühürlenmek suretiyle durdurulmuştur. İnşaatın devam etmesi halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ihtimalini engellemek amacıyla kamu yararına tedbiren mühürleme yapılmıştır, ve dava süreci de halen devam etmektedir" dedi.

Mühürleme yapıldı

DHA'nın haberine göre, Ataköy'deki yapılaşmalarla kamuoyunun yakından ilgilendiğini söyleyen Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu, "Bizim de bu konuyla ilgili olarak hukukun aldığı kararlar ölçeğinde muhtelif defalar uygulamalar yaptık. Bundan sonra da hukukun aldığı kararlar ölçeğinde yapacağımız uygulamalar devam edecektir.Dün itibariyle 181 parseldeki Sea pearl inşaatın mühürlemesi yapılmıştır. Ayrıca Baruthane'deki mühürleme işlemenin de kaldırılmaksızın devam ettirilmesi yönünde karar alınmıştır. Baruthane'yle ilgili olarak 14 Nisan tarihinde İstanbul 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Kurul yazısı üzerine inşaat faaliyet hazırlıklarına engel olunması için Bakırköy Belediyesine bilgi geldi. Biz de mühürleme yaptık"diye konuştu.

2012 ve 2013 yılında inşaat ruhsat izinleri verilmiş; kaldı ki verilme zorunluluğu da vardı

Projelerde konut satışı yapıldığı iddialarının hatırlatılması ve kendilerinin bu inşaatlarla mücadele etmelerinin nedenlerinin sorulması üzerine de Kerimoğlu şu değerlendirmelerde bulundu: "Yurttaş oradan bir daire mi alıyor, yoksa burası bir apart otel mi? Turizm alanı mı? Kamuoyunun bilgilenmesi lazım. Biz mümkün olabiliyorsa bu tür inşaatların emsallerinin düşürülebilmesi, mümkünse kıyı kenar çizgisine çekilmesi ve hukuki olarak olabilecekse o inşaatların tamamının durdurulabilmesi yönünde bir çaba içindeyiz. Fakat bir, 1991 yılında imar planları yapılmış ve turizm alanı olarak ilan edilmiş bir bölgede bir müteahhit firmanın gelip de 'ben burada inşaat yapmak istiyorum' dediği andan itibaren sizin 'hayır burada inşaat yaptırmıyoruz', deme hakkınız yok. Bunlar zaten, 2014 yılında belediye başkanı oldum ama bunlara 2012 ve 2013 yılında inşaat ruhsat izinleri verilmiş. Kaldı ki verilme zorunluluğu da vardı. Çünkü orası imara 1991 yılında açılmış bir alan. 1989'daki bakanlar kurulu kararıyla. Ama şunu diyebilirsiniz, 'orası bir turizm alanı, biz orada apart otel yapmayacağız', hastane yapacağız', 'kamu yararı var' deseniz dahi orada bir hastane ya da okul yaptırma izni belediye tarafından verilemez. Ancak belediye imarına uygun turizm alanı yaptırma konusunda yükümlülüğünü yerine getirebilir.

"Sonuç almak mümkün mü? Çok mümkün gibi gözükmüyor ne yazık ki"

Biz bugün neyin mücadelesini veriyoruz? Bir, kamu yararının olmadığını görüyoruz. İki, sahillerin yurttaşın kullanım alanı olduğunu, bu inşaatların yurttaşın sahille olan ilişkisini keseceği kaygısı içinde olduğumuz için bu mücadeleyi veriyoruz. Sahillerle yurttaş arasında bağ kesilirken, beraberinde iklimine de zararı olabileceği, güneşine de rüzgarına da engel olabileceği endişesiyle bu mücadeleyi veriyoruz. Ayrıca ben kişisel olarak sahillerde bu kadar yüksek katlı binaların yapılmasının hem politika olarak, hem insani olarak, hem de bir çevre sever olarak doğru olmadığı kanaatindeyim. Bu anlamda mücadele ediyoruz. Ama mücadele sonunda başarı sağlanabilir mi diyorsanız, bu gayret içinde olacağız. Ama hukuki gerekçeler öne sürerek, müteahhit firmalar kendi geçmişten 1991 planları ölçeğinde kendi yasalarına uygun taleplerini hukuk nezlinde sonuca dönüştereceklerse tabi, mücadeleye devam edeceğiz. Sonuç almak çok mümkün mü ? Çok mümkün gibi gözükmüyor ne yazık ki...."

"Mühürleme işlemi herhangi bir yargı kararına dayanmıyor"

Bakırköy Belediye Başkanlığı'nın aldığı mühürleme kararı ile ilgili Sea Pearl Ataköy Projesini yapan Kuzu Toplu Konut İnşaat'tan Özen Kuzu bir açıklama yaptı. Açıklamada şöyle denildi:

Bilindiği üzere şirketimizce Ataköy 6.Kısım, 181 Parsel üzerinde sürdürülen inşaat projesi; Bakırköy Belediye Başkanlığı’nın vermiş olduğu 03.12.2013 tarihli yapı ruhsatlarına istinaden devam etmektedir. Bu yapı ruhsatlarının iptali amacıyla konuyla alakası olmayan bir şirketin açmış olduğu dava İstanbul 10.İdare Mahkemesi’nde 2014/995 Esas numarası ile devam etmektedir. Devam eden bu dosyada Sayın mahkemece verilmiş bir yürütmenin durdurulması kararı veya iptal kararı bulunmamaktadır. Sayın mahkeme son ara kararında dosyanın ikinci kez bilirkişi incelemesine gönderilmesi kararı vermiştir. Bu dosya da dünkü hukuk dışı mühürleme işlemini yapan Bakırköy Belediye Başkanlığı da DAVALI sıfatı ile yer almaktadır. Bu suretle Bakırköy Belediye Başkanlığı dosya içeriğine, herhangi bir yürütmenin durdurulması kararı olmadığına en az biz kadar hakimdir.

Bakırköy Belediye Başkanlığı mühürleme gerekçesi olarak; devam eden davanın aleyhe sonuçlanması halinde telafisi güç zararların oluşabileceği ihtimalini öne sürmüştür. Devam eden davanın aleyhe sonuçlanabileceği düşüncesi ile bu mühürleme işlemini gerçekleştirmiştir.

Görüleceği üzere sayın mahkemenin şartları oluşmadığı gerekçesi ile vermediği yürütmenin durdurulması kararını, Bakırköy Belediye Başkanlığı kendini idari yargı yerine koyarak bir anlamda kendisi vermiştir. Hal ve durum böyle iken; hiçbir yargı kararına dayanmayan, hiçbir hukuki sebebi olmayan, tamamen faraziye üzerine kurulu, işlem ile müvekkile ait inşaatı mühürlemek hiçbir lisanda izah bulmamaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti yasalar ile yönetilen bir hukuk devletidir. Yapılan her işlem hukuka, yasalara ve mahkeme kararlarına dayanmalıdır. Bunun haricinde yapılan işlemler hukuksuzdur ve Anayasa’nın 125.maddesinde de zikredildiği üzere yargı denetimine tabidir.

Bu vesile ile belirtmek isterim ki;

1.Mühürleme işlemi herhangi bir mahkeme kararına dayanmamaktadır.

2.Kamuoyunda bir bilgi kirliliği olduğu düşünülerek; tarafımızca yapılan tek resmi veya gayri resmi açıklama budur. Bunun haricinde bizim ilettiğimiz söylenerek yayımlanan hiçbir haber gerçeği yansıtmamaktadır.

3.Bahsi geçen hukuk dışı mühürleme işlemi avukatlarımızca idari yargıya taşınmıştır ve konu artık yargının görev alanındadır.

http://www.yapi.com.tr/haberler/atakoy-sahilindeki-bir-insaat-daha-muhurlendi_132188.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!