Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 

Türkiye Küresel Rekabette 44. Sırada

Türkiye, Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından her yıl yayınlanan 'Küresel Rekabetçilik Raporu'nda 2013-2014 yılları arasında 148 ülke arasında 44. sırada yer aldı.

yapi.com.tr / AA
Türkiye Küresel Rekabette 44. Sırada

Sektörel Dernekler Federasyonu (SEDEFED), Sabancı Üniversitesi ve Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Rekabet Forumu'nun (REF) 2009 yılından bu yana yayımladığı 'Türkiye'nin Küresel Rekabet Düzeyi Raporu'nun 2013-2014 yılı lansmanı gerçekleştirildi. Raporda, WEF tarafından her yıl yayınlanan 'Küresel Rekabetçilik Raporu'nda yer alan bulgulara yer verildi.

Buna göre Türkiye, WEF'in 'Küresel Rekabetçilik Raporu'nda 2012-2013 yılları arasında 144 ülke arasında 43. sırada yer alırken; 2013-2014 yılları arasında ise 148 ülke arasında 44. oldu. Türkiye rapora göre, Küresel Rekabetçilik Endeksi'ni (KRE) oluşturan 12 bileşenden ikisinde, 'emek piyasalarının etkinliği' ve 'makroekonomik istikrar'da ortalamanın altında kaldı. Kurumsal yapı, altyapı, sağlık ve ilköğretim, yüksek öğretim ve işbaşında eğitim, ürün piyasalarının etkinliği, finansal piyasaların gelişmişliği, teknolojik altyapı, pazar büyüklüğü, iş dünyasının gelişmişlik düzeyi ve inovasyon ise Türkiye'nin ortalamanın üstünde yer aldığı bileşenler oldu.


Raporda, Türkiye ile kişi başına düşen milli gelir esasına göre aynı grupta bulunan ülkelerin değerlerinin ortalamaları alındığında, Türkiye'nin pazar büyüklüğünde dikkati çekici bir yüksekliğin göze çarptığı belirtildi. Bunun yanı sıra Türkiye'nin 'iş dünyasının gelişmişlik düzeyi' ve 'inovasyon' bileşenlerinde hem sırasını, hem de puanını yükseltmekle kalmadığı; içinde bulunduğu ülke ortalamalarının da üzerine çıkmayı başardığı vurgulanan raporda, şu görüşlere yer verildi:

"Ancak 'emek piyasalarının etkinliği', 'makroekonomik istikrar', 'yüksek öğretim ve işbaşında eğitim' ile 'teknolojik altyapı' bileşenlerinde hala, içinde bulunduğu grup ülke ortalamasına göre geridedir. BRIC ülkeleri olarak ifade edilen Brezilya Rusya, Hindistan ve Çin'in performanslarına baktığımızda; Çin ve Hindistan'ın yerlerini korudukları, Rusya'nın 3 sıra yükseldiği gözlenmektedir. Son 2 senedir yükselişini sürdüren Brezilya ise, bu sene 8 basamak birden gerilemiş ve 56. olmuştur.

Meksika, 2009-2010 döneminde Türkiye ile birlikte 'verimlilikten inovasyona geçiş' grubu içindeyken, 2010-2011 döneminde bizimle birlikte 'verimlilik ülkeleri' arasına düşmüş ve yine bizimle birlikte 2011-2012 döneminde geçiş ülkeleri içine girmiş ve son 2 yıldır da grubunu korumuştur. Ancak yükselişini bu yıl sürdürememiş ve 2 sıra gerileyerek 55. olmuştur. Polonya, Türkiye ile aynı kategoride olan geçiş ülkelerinden biridir. Bu yıl tıpkı Türkiye gibi Polonya da grubunu korumuş ve 1 sıra gerileyerek 42. olmuştur".

Foto:Foto: Yakup Çabuk (AA)"20 büyük ekonomi içinde olup da rekabette 40. sıralarda olma paradoksunu iyi anlamamız gerekiyor"

Toplantının açılışında konuşan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz, Türkiye'nin üretim faktörleri odaklı yapısı ile güçlü büyüme oranları yakaladığına işaret ederek, bu büyümeyi devamlı kılma emeli ile verimlilik ve inovasyon odaklı yapıya yönelmenin şart olduğunu vurguladı. Her alanda reform için Avrupa Birliği (AB) üyelik sürecinin önemli bir etmen olduğunu anlatan Yılmaz, "Sürecin aksaması, fasılların açılmaması, ülkemizde reformların duraksamasına neden oldu. Bu durumun en bariz kanıtı, yeniden yapılanamayan, reformlarını tamamlayamayan ve rekabet gücünü kaybeden ekonomimizin verdiği cari açık ve bu cari açığa neden olan iç tasarruf yetersizliğidir" ifadelerini kullandı.

Muharrem Yılmaz, şöyle devam etti:

"Büyümede ilk sıralarda ve ekonomik büyüklükte de ilk 20 ekonomi içinde yer almamıza rağmen, Küresel Rekabet  Endeksi'nde 44. sıradayız. 20 büyük ekonomi içinde oluyorsunuz, hem de ilk 10'da büyüme performansı yakalıyorsunuz, ama endekste 40. sıralardasınız. Bu paradoksu çok iyi anlamamız, çok iyi incelememiz ve bunu kırmamız, aşmamamız gerekiyor. TÜSİAD olarak, siyasetin kurumsallaşması için hukuk  devleti, güçler ayrımı, şeffaflık gibi temel demokratik kavramlar konusunda görüşlerimizi, önerilerimizi paylaşmaya devam ediyoruz. Toplumun  her kesiminden gelen katılımcı ve çoğulcu demokrasi talepleri karşısında özgürlük alanlarını genişletmek, adalete güveni temin etmek bakımından  AB normlarında siyasi reformlarımıza da yeniden önem vermemiz gerekmektedir. Dolayısıyla AB'ye tam üyelik sürecini süratlendirmeliyiz".

İki senedir enflasyonun resmi hedeften önemli ölçüde saptığına işaret eden Yılmaz, bu sapmasının önemli maliyetleri olduğunu kaydetti ve şunları söyledi:

"Bekleyişlerin oluşması, fiyatlandırma davranışları hep bu sapmadan  nasibini aldı. Merkez Bankası, bir kaç gün önce aldığı kararla, esasında şu an tartıştığımız rekabet olgusunun tam merkezinde olan fiyat  istikrarına yoğun bir odaklanma içinde olacağını da kuvvetli bir şekilde açıkladı. Biz bunu böyle anladık. Bize göre Merkez Bankası, piyasanın dengeye getirilmesi adına önemli bir adımı atmıştır. Faiz kararının seviyesi, şekli, zamanlaması ile ilgili tercihler bizim konumuz değil. Bunlar, bağımsız merkez bankacılığı prensipleri içerisinde alınmış en doğru kararlar olarak varsayılmalıdır. Ancak  enflasyon ve fiyat istikrarı, bizim elbette yakın izlediğimiz ve sormaya, sorgulamaya hakkımız olan bir konudur. Bu alanı izlemeye, sorgulamaya  devam edeceğiz; biz Merkez Bankası kararının makroekonomik istikrarın öneminin korunması için önemli bir dönüş noktası olacağını umut ediyoruz  ve bunu böyle görmeyi diliyoruz". 

http://www.yapi.com.tr/haberler/turkiye-kuresel-rekabette-44-sirada_116510.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!