Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.
 

TMMOB Mesleki Denetimi ve Dayanışmayı Tartışmalı Artık

Yasanın dili bile ne kadar 'içeriden' yazıldığını açıkça gösteriyor. Bu yasa aslında TMMOB'nin içe dönük mesleki denetim ve dayanışma tartışmalarını bir an önce başlatması gerektiğini ortaya çıkarıyor.

TMMOB Mesleki Denetimi ve Dayanışmayı Tartışmalı Artık

Meslek odalarının yerine getirmeye çalıştığı iki farklı işlevi var. Hem meslek alanlarında düzenleme ve denetleme yaparak Anayasa'da tanımlanan kuruluş felsefelerinin gereğini yerine getiriyorlar; hem de daha demokratik ve yaşanabilir bir ülke için bilimsel ve mesleki bilgilerini kamusal alana aktarıyorlar. Odalar, kendi meslek alanlarına ilişkin yaptıkları düzenleme ve denetlemeler nedeniyle meslek mensupları arasında çeşitli düzeylerde görüş ayrılıklarının oluşmasına ve derinleşmesine de zemin hazırlıyorlar ister istemez. Bir kısım meslek mensupları, oda denetimlerini mesleğin gelişimi ve kamu yararı bakımından vazgeçilmez görürken; diğer bir kısım meslek insanı da aynı denetimin bireysel mesleki hak ve özgürlükleri kısıtlamasından şikayet ediyor. Bu tartışmalar, uzun yıllardır odalar içinde sürüp gidiyor.

Meslek odalarının etkinliğinin kısıtlanmasına yönelik düzenlemeler hemen her iktidar döneminde yaşandı

Bu arada demokratik ve yaşanabilir bir ülke için kamusal alanda yürütülen faaliyetler ise siyasi iktidarlar ile meslek odalarını sık sık karşı karşıya getiriyor. Bu nedenle, 12 Eylül darbesinden başlayarak, meslek odalarının etkinliğinin kısıtlanmasına yönelik düzenlemeler hemen her iktidar döneminde yaşandı. 12 Eylül darbesi, meslek odalarının kamu çalışanları ile olan bağını zayıflattı. Sonraki yıllarda merkez sağ ve sol partilerin koalisyon hükümeti dönemlerinde de mesleki denetim faaliyetlerinin etkisizleştirilmesine yönelik yönetmelik ve genelgeler çıkarıldı. Sözgelimi, bugünkü iktidarın gece yarısı yaptığı yasal düzenlemedeki 'onay ve vize yapamaz' hükmü ile 1990'lı yılların başındaki DYP-SHP koalisyon hükümetlerinin bakanlık genelgelerinde de karşılaşmıştık. Bunlar, çokça yaşanan örneklerdi. Bu nedenle bu konularda yasal yetkilerini koruyabilmek için 1990'lı yıllarda odalar tarafından açılmış çok sayıda dava var. Yine Refah-Yol hükümeti döneminde odaların banka hesaplarının ortak havuzda toplanarak, hükümetin vesayeti altına alınmasına yönelik girişimler olmuştu; onu da bu kapsamda değerlendirmek gerekir.

'Onay ve vize yapamaz' hükmünün odaların iç mesleki denetimlerine yansıması ne olacak?

Bütün bu zamana yayılan yasal ve hukuksal süreçler sonucunda bir şey ortaya çıktı. Odalar, İmar Yasası'nda tanımlanan plan ve projelerin onay kurumu değildir. Yani projelerin onayı anlamına gelecek vize yapamazlar. Bunda herhangi bir kuşku yok. Odalar, meslek ahlakı ve disiplinini sağlamak için gerekli gördüğü düzenleme ve denetimleri gerçekleştirir. Bu nedenle de 'vize' yerine 'sicil durum belgesi' veya 'mesleki denetim' adını verdiğimiz uygulamaları yapar. Bu uygulamalar, meslek içindeki bir tür iç denetimlerdir. Bu denetimleri yapabilmek için plan ve projelerin İmar Yasası'na göre onaylanması ile ilişkilendirmek gerekmez. Hatta mesleki denetimi, İmar Yasası'ndaki onay işlemlerinden tamamen bağımsız hale getirmek gerekiyor. Ben bu açıdan baktığımda, 9 Temmuz gecesi TBMM'nin onayladığı yasadaki 'onay ve vize yapamaz' hükmünün İmar Yasası'na konulmasının, odaların iç mesleki denetimleri bakımından düşünüldüğü gibi büyük bir etkisinin olmayacağını tahmin ediyorum. Zaten bu nedenle gece yarısı torba yasaya ikinci ve üçüncü cümleler eklenerek, bu düzenlemenin uygulanabilirliği sağlanmaya çalışılmış. Yani bu onay ve vize işlemlerini yaptırmayan müelliflerin büro tescillerinin odalar tarafından iptal edilememesi ve tescil yenilemelerinin geciktirilememesi ile ilgili düzenlemeler etkiyi arttırmaya yönelik olarak konulmuş. "Bunlar, İmar Yasası'nda olabilir mi?" diye tartışmak lazım. Çünkü odaların kendi üyelerine yönelik yaptırımlarının İmar Yasası'nda tanımlanması mümkün değil diye düşünüyorum.

Yasanın dili ne kadar 'içeriden' yazıldığını açıkça gösteriyor

Ne olursa olsun, odaların Anayasa ve TMMOB Yasası'na uygun yeni iç denetim ve yaptırım düzenlemeleri oluşturarak torba yasasının yarattığı denetimsizlik tehlikesini kısmen de olsa tamir edebileceğini düşünüyorum. Burada önemli olan nokta, oda üyelerinin mesleki denetim ile ilgili olarak geçmişten beri yaşadıkları görüş ayrılıklarını daha fazla tartışarak azaltmalarını sağlamaya yönelik sahici mekanizmaları odaların tanımlamaları gerekiyor. Bunu yaparak meslek mensuplarının daha temel noktalarda asgari müştereklerini ortaya çıkarabilirler. Unutmayalım ki, mesleki denetimi bir yasal zorunluluk yerine bir mesleki dayanışma aracı olarak gören ve sahip çıkan meslek mensuplarının sayısı arttıkça, iktidarların bu tür yasal düzenlemeleri yapabilmesi çok zorlaşacaktır. Zaman içinde odalar içindeki bu tür yıpratıcı tartışmaların artması, bugünkü torba yasanın çıkmasına zemin oluşturmuş görünüyor. Yasanın dili bile ne kadar 'içeriden' yazıldığını açıkça gösteriyor. Bu yasa aslında TMMOB'nin içe dönük mesleki denetim ve dayanışma tartışmalarını bir an önce başlatması gerektiğini ortaya çıkarıyor.

http://www.yapi.com.tr/haberler/tmmob-mesleki-denetimi-ve-dayanismayi-tartismali-artik_110621.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

REKLAM VERİN

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!