Lütfen Tarayıcı Sürümünüzü Yükseltiniz.

"Aslında Pahalı Bir Proje Ofisiyiz"

DOKA Türkiye Genel Müdürü Ender Özatay: Pahalı bir proje ofisiyiz aslında; İstanbul’da, çok tecrübeli inşaat mühendislerinden oluşan 12 kişilik bir proje ekibimiz var. DOKA’nın bütün bilgi birikimi mühendislik üzerine; en güçlü olduğumuz alan teknik hizmetimizin çok iyi olması.

yapi.com.tr
"Aslında Pahalı Bir Proje Ofisiyiz" Ender Özatay

İnşaat sektörü Türkiye ekonomisini sürüklemeye devam ediyor; ama gelecek öngörüleri muhtelif. Siz nasıl görüyorsunuz pazarın durumunu?

Türkiye’nin inşaat pazarı, 60 milyar dolarlık bir hacme sahip. Çalışan bir inşaat ekonomisi var ve Temmuz – Ağustos’a kadar çok hızlı çalışacak. Biz, politik dalgalanmaların inşaat sektörü üzerindeki etkisinin azalmaya başladığını düşünüyoruz. Yani bugün çok istenmeyen bir politik gelişme oluyor, ama ertesi gün çok önemli bir inşaat firması en büyük projesinin lansmanını yapıyor. Evet, özel sektör yatırımlarında artış trendi yavaşladı; geçen seneye bakarsanız, kamu projelerinin artış hızı, özel sektörün kabaca 6 katı. Ama bu, özel sektör proje sayısının azaldığı anlamına gelmiyor.

550 milyon dolarlık iskele kalıp sistemleri pazarının ise yüzde 43’ü altyapı, yüzde 57’si de üstyapı projelerinden oluşuyor. Doka’nın Türkiye’deki toplam pazar payı yüzde 20 civarında ve bunu da çoğunlukla üst yapı projeleri oluşturuyor. Altyapı projelerindeki pazar payımız da yüzde 10 civarında. Bizim için 2015, yedinci aya kadar çok iyi görünüyor; ben yedinci aydan sonrasını görmüyorum. Ama çok daha kötü olacağını da düşünmüyorum. 2015, çok agresif büyüme planlarının yapılmamasının gerektiği, daha temkinli, ayağı yere basan ve tahsilat problemlerinin yaşanma olasılıkları göz ardı edilmemesi gereken, dikkatli gidilmesi gerekilen bir yıl.

Siz hiç tahsilat problemi yaşıyor musunuz? Nasıl aşıyorsunuz?

Sadece biz değil, tüm sektör yaşayabiliyor. Yukarıdaki para muslukları sıkıştığında, bu aşağı doğru sirayet eder. Bizim de etkilendiğimiz şantiyeler oluyor. Muhasebe sistemimizde karşılanmama olasılığı olan alacaklar için bir fon var. Ama öte taraftan bu tür durumlar için oluşturulmuş bir ‘alacak sigortası sistemi’ var. Şu anda inşaat sektöründe 60 bin firma bu sistemde.

Doka’nın gündeminde Türkiye için yeni bir yatırım var mı?

Ürünlerimizde yerlilik oranı, şu an yüzde 30 seviyelerinde. Bu oranın daha fazla artması için çok teknik malzemeleri burada üretebiliyor olmamız gerek. Bunun için biraz erken; henüz hidrolik sistemler, otomatik tırmanır sistemlerin parçaları ya da alüminyum pano sistemleri gibi teknik bileşenleri üretebilecek teknik altyapıyı sağlayamadık. Bizim şu an için asıl önceliğimiz, servis verdiğimiz ülke sayısını artırmak. Kafkas ülkelerinin hepsine, Türki cumhuriyetlere, Irak’a biz servis veriyoruz. Eğer etki alanımızı artırabilirsek, iş hacmimizi de artırabiliriz.


Orta Doğu'daki durum sizi nasıl etkiliyor?

Çok olumsuz etkiledi. Özellikle Irak'ta enerji, altyapı alanlarında başlayacak çok büyük projeler vardı; hepsi durdu. Irak'ta beklediğimiz iş hacminin 10’da 1'ini yapamıyoruz. Bağdat'ta bir ofis açmıştık; geçen yıl hedefimiz kabaca 2-3 milyon euroluk bir ciro yapabilmekti. Ama ciromuz çok düşük kaldı.

Türkiye müteahhitlik sektörünün yurtdışı pazarlardaki becerisi, iskele kalıp sektörüne yeterince yansıyor mu?

Bize değil, ama yerli üreticilere çok katkısı olduğunu söyleyebiliriz. Gittikleri her yere yerli üreticileri de götürerek, Türk kalıp firmalarının da gelişmesine büyük katkıda bulunuyorlar. Bu anlamda Türkiye, kalıp sektöründe çok iyi bir yerde. Belki otomatik tırmanma, koruma perdesinde değil; ama kolon kiriş ve perde sistemlerinde çok iyi bir yere gelmiş durumda. Çok iyi yerli üretici firmalar var.

Yerli firmalar ne kadar rekabetçi?

Bizim bakış açımız, ne kadar iyi rakibimiz olursa pazarın da o kadar hızlı büyüyeceği şeklinde. Biz isteriz ki herkes, bu iş nasıl daha hızlı ve güvenli yapılır diye konuşsun; pazar da kara kalıplardan sistem kalıplara dönsün. Çünkü Türkiye'de pazarın en az yüzde 40'ı hala kara kalıpla çalışıyor. Diğer kalıp firmalarının gelişmesi, bu dönüşümü de hızlandıracaktır.

İskele kalıp sektörünün ürün geliştirme periyodu nedir?

İskele kalıp, ürün geliştirmenin çok yavaş olduğu bir sektör. İnovasyon süreci çok yavaş; çünkü ağır endüstriyel yatırımlar gerektiriyor. Çizdiğiniz her parçanın üretimi, kalıbı, üretecek makinenin yapılması çok yatırım gerektiriyor.

DOKA, dünyanın farklı coğrafyalarında farklı tipolojilerde projelerde yer alan bir firma. Bu projelerin birçoğu da hem mimari tasarım, hem de mühendislik anlamında çok özel yapılar. Yapı kültürü, teknoloji, mühendislik anlamında bir karşılaştırma yapmak gerekirse, ne söylersiniz?

Teknoloji, malzeme, mühendislik kapasitesi anlamında bir sorun yok. Benim gördüğüm en önemli sorun, işe bakış açısı, planlama ve organize olma konularında. Bizim en büyük eksikliğimiz, proje yönetimi, organizasyon, zamanlama ve bir plana göre hareket etme konularında.

TÜMÜNÜ GÖSTERSONRAKİ SAYFA HABERİN DEVAMI:   1  |   2  |   3  |   4  |   5  |   6
http://www.yapi.com.tr/haberler/aslinda-pahali-bir-proje-ofisiyiz_128718.html

Read Comment Section
İlk Yorumu Siz Yapın
Gönder

Yorumum onaylandığında e-posta ile bildir.

E-posta adresimle bültenlere abone olmak istiyorum

Haber gönderin Hemen haber gönderin

Sosyal Medyada Yapi.com.tr:

Abone Ol Yapı sektöründeki tüm gelişmelerden en önce siz haberdar olmak isterseniz e-bültenimize abone olun.
Bülten arşivine erişmek için tıklayın

REKLAM VERİN

Ajanda
TAMAMI » Bugünkü Etkinlikler BUGÜN:
Herhangi bir etkinlik mevcut değil!